8. Ceza Dairesi 2021/17380 E. , 2024/1410 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2251 E., 2020/343 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz…
**8. Ceza Dairesi 2021/17380 E. , 2024/1410 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2251 E., 2020/343 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2018 tarihli iddianamesi ile, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 3. İlgili kararın sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli kararı ile, dosya üzerinden incelemede, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; tehdit suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğuna ve sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, eşi olan mağduru zorla ve bıçakla yarı çıplak vaziyette soyunması için tehdit ettikten sonra, ikamet kapısının dışına çıkararak hürriyetini kısıtladığı ilişkindir. 2. 20.10.2018 tarihli tutanakta, kavga anonsu üzerine gidildiğinde, sanığın annesi ....'in, görevlilere, "çabuk acele edin, kızı öldürecek" diye bağırdığı, daireye gidildiğinde, gelini ile oğlunun tartıştığını söyleyip, bulundukları odayı gösterdiği, "içerdeler, kızı dövüyor" dediği, aralık olan kapıdan bakıldığında, mağdurun yatak üzerinden ağlar vaziyette ve iç çamaşırları ile oturduğu, sanığın açık pencereden dışarı bakmakta olduğu, odanın dağınık ve sanığın alkollü olduğu, ....in, görevlilere, abisinin, mağduru zorla darp ederek üzerindeki kıyafetleri çıkarttırdığını, çıplak vaziyette kapı dışarı ettiğini, annesi ve kendisinin mağduru içeri aldıklarını söylediği, mağdurun sinir krizi geçirmesi nedeniyle mağdur ile görüşülemediği kayıtlıdır. 3. Mağdura ait 20.10.2018 tarihli doktor raporunda, sol ön kolda diş izi ile uyumlu ekimoz, sol dizde abrazyon, boyunda hiperemik düzensiz yaygın lezyonlar, kafa bölgesinde düzensiz hiperemik lezyon tarif edilerek, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı yazılıdır. Sanığın aynı tarihli doktor raporunda, 1.37 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. 4. Sanık savunmasında, tartıştığı eşini baba evine götüreceğini söylemesi üzerine, iç çamaşırları ile kalan mağdura, "madem gideceksin, bu şekilde git" dediğini, kolundan tutup dışarı çıkardığını, darp etmediğini, çamaşır makinesi üzerindeki bıçağı gösterip, "bu bıçakla kendimi keser, sana zarar vermem" dediğini, mağdurun boynundan tutup ağladığını beyan etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü Sanığın suçları sabit görülüp, atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler isabetli bulunmamış ve dosya üzerinden yargılamada, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastının bulunmadığı, silahla tehdit suçunun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleriyle beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tanık ....in kollukta, 20.10.2018 tarihli tutanak içeriği ve mağdur beyanı ile uyumlu beyanda bulunmuş, emniyeti arayan kişinin kendisi olduğunu ifade etmiş ve kovuşturmada, annesi .... ile birlikte tanıklıktan çekilmiştir. 2. Kovuşturmada bilgi ve görgülerine başvurulan apartman sakinleri tanıklar Ahmet Kırçiçek, Ali Yıldar, apartmandan gelen sesleri duyduklarını beyan etmişler, tanık Ahmet Kırçiçek sanığın, kız kardeşi ile de benzer münakaşalarının olduğunu ifade etmiştir. 3. Tutanak mümzi tanıklar ..., ...., tutanak içeriğini kabul etmiştir. 4. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, sanık savunması, katılanın istikrarlı anlatımları ile tüm dava dosyasına göre, sanığın, saçından çekip tekme atarak darp ettiği ve bıçakla tehdit ettiği eşi olan mağduru, kolundan tutarak zorla, çıplak vaziyette kapı dışarı edip içeri almayarak hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşıldığından, mağdura yönelik silahla tehdidin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tehdit unsurunu da oluşturduğu ve ayrı suç olarak değerlendirilmeyeceği gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren ve sübut bulan eşe karşı silahla tehdit etmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, hukuki anlamda tek olan eylemin bölünerek, silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iki ayrı beraat hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.