T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/736 - Karar No:2026/390 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4-6 md) ESAS NO : 2025/736 KARAR NO : 2026/390 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2025 NUMARASI : 2019/748 E-2025/69 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAV…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/736 - Karar No:2026/390 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4-6 md) ESAS NO : 2025/736 KARAR NO : 2026/390 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2025 NUMARASI : 2019/748 E-2025/69 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ :16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 08.02.2016 tarihinde yapılan sözleşme ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Elektrik Tesisatları Yapım İşi kapsamında “Elektrik, Trafo, Çevre Aydınlatma ve Alt Yapı İmalatları yapımı” işinin müvekkili şirket tarafından yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşmenin konusu ve kapsamı net bir şekilde ortaya konulduğunu, müvekkili şirket tarafından öngörülen sözleşmeye uygun olarak süresi içerisinde iş bitirimi yapıldığını ve davalı tarafa teslim edildiğini, davalı taralça yapılan incelemeler sonucunda işe ilişkin projenin onaylandığını, işin sözleşme ve eklerine uygun olarak teslim edildiği davalı tarafça bu şekilde kabul edilmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete ödenmesi gereken bakiye alacakları ödenmediğini, müvekkili şirket dava konusu alacağa ilişkin madde 3'de belirtilen işlerin tamamını süresi içerisinde bitirmiş ve davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından vapılan kontroller sonucunda işin madde 3 kapsamında vapıldığı tespit edilmiş ve proje onavlattrılarak müvekkilinin kesin hesabı yapılmış ancak taralına bakive alacak olan 160.761 .08-TL sözleşme gereğince ödenmesi gereken 16.12.2019 tarihinde ödenmeverek müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, müvekkili şirket sözleşme kapsamında yapmış olduğu bütün işlere ilişkin olarak davalı tarafa işe ilişkin faturaları ibraz ettiğini, davalı taraf söz konusu faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu kerteden olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21.Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davalı tarafin söz konusu fatura ve içeriklerin tamamını kabul ettiği ortadayken icra takibine yapmış oldukları itirazın usul ve Yasaya açıkça aykırı olduğunu, davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda müvekkili şirketin alacağı net bir şekilde ortaya çıkarılabileceğini, davalı taraf yapılan bütün çağrılara rağmen müvekkiline ait alacağı ödemediğini, bunun üzerine taraflarınca davalı tarafa karşı Ankara 17. İcra Müdürlüsünün 2019/13054 esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı taraf kanuni süresi içerisinde yapmış olduğu haksız itiraz neticesine vaki takibi durdurduğunu, bu sebeple eldeki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, söz konusu dava yoluna girişilmeden evvel dava şartlarından olan zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapıldığını, ancak karşı taraf ile uzlaşma sağlanamadığını, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; Haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tensiple beraber davalı tarafa müzekkere yazılarak kanuni defter ve kayıtlarının tamamının gönderilmesinin istenmesine, tensiple beraber davalı tarafa müzekkere yazılarak dava konusu işe ilişkin tutulan tüm kayıt ve bilgilerin istenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili:Müvekkili firma, dava dışı TOKİ tarafından ihale olunan "Ankara ili Çubuk ilçesi Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Kampüsü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Doğa ve Mühendislik Fakültesi ve Laboratuvarlar Binası, Teknik Bina, Spor Merkezi ve Kafe Binası İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi" yapım işinin yüklenicisi olduğunu, söz konusu işin "Elektrik Trafo Çevre Aydınlatma ve Altyapı İmalatları" alt yüklenici sıfatıyla davacıya bırakıldığını, taraflar arasındaki Sözleşmenin 3. Maddesinde, davacı yükleniminde bulunan işin Sözleşme, Proje ve Şartnamelere uygun olarak yapılması gerektiği açık bir biçimde hükme bağlanmış ise de, davacı firma üstlendiği işi eksik ve ayıplı olarak ifa ettiğini, sözleşmeden kaynaklı yaptırımlar ile davacı nam ve hesabına yaptırılan işler vb. temeline davalı olarak müvekkili şirketten alacaklı değil, bilakis vekil eden firmaya borçlu durumda olduğunu, ne var ki davacı taahhüdünde bulunan imalatlar ile ilgili olarak; öncelikle Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü tarafından müvekkili firma aleyhine, Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/141 E. sayılı dosyasından "davacı üniversitenin 100110642 müşteri no.lu elektrik aboneliği bakımından Ekim-Kasım-Aralık/2016 dönemine ait reaktif tüketim cezasının kesildiği, kesilen bu cezanın sorumlusunun yüklenici İzka İnşaat… Ltd. Şti. olduğundan bahisle KDV dahil 152.936,37 TL’nin faiziyle birlikte yükleniciden tazmini" istemiyle dava ikame edilmiş, aşamalarda ise YBÜ Rektörlüğü tarafından, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/587 E. (ve birleşen 2017/595 E.) Sayılı dosyasından "davacı üniversitenin *********** numaralı elektrik aboneliğine kesilen Ağustos- Eylül- Ekim- Aralık 2015 tarihleri itibariyle 16.039,08 TL tutarındaki reaktif tüketim cezası ile 100110642 numaralı elektrik aboneliğine kesilen Ekim- Kasım- Aralık 2016 tarihleri itibariyle 152.936,37 TL, Mayıs- Haziran- Temmuz 2017 tarihleri itibariyle 35.884,82 TL olmak üzere kesilen reaktif tüketim cezaları nedeniyle yapılan ödemelerin tahsili" talebiyle ihale makamı TOKİ aleyhine ikame edilen davalar müvekkil firmaya da ihbar edilmiş olup, müvekkilinin işbu dava neticesinden etkilenme/ zarara uğrama ihtimalinin bulunduğunun aşikar olduğunu, taraflar arasındaki Sözleşme davacının yüklendiği işin ifa nitelik/ koşul ve süreçlerini detaylı bir biçimde ortaya koyduğu gibi Borçlar Kanunu da eser sözleşmelerinin ifa sürecini kurallar altına aldığını, taraflar arasında sürece yayılmış bir ilişkide, davacı faturasının kayıtlara alınmış olması bu kuralları/ sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmayacağı gibi, münhasıran faturanın mevcudiyeti davacıyı yükümlerini ifa etmiş bir konuma da taşımayacağını, dava dilekçesinde yer alan sair aleyhe hususlara ayrı ayrı itiraz etmekle birlikte maddi ve hukuki dayanaktan yoksun iddiaların reddini talep ettiklerini, eser sözleşmelerinde icra inkar tazminatı istemi yasal dayanaktan yoksun olmakla birlikte , mevcut icra takibi haksız ve kötüniyetli olduğundan, müvekkili yararına takip alacağının %20’si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, her tür beyan, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya vaki cevap ve delillerinin kabulü ile haksız davanın reddine, davacı tarafın takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Tüm dosya kapsamı ile bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı tarafça davalı şirket arasında 08.02.2016 tarihinde yapılan sözleşme ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Elektrik Tesisatları Yapım İşi kapsamında "elektrik, trafo, çevre aydınlatma ve alt yapı imalatları" nın müvekkili tarafından yapımı hususunda anlaşma sağlandığını, yapım işinin anahtar teslim olarak üstlenildiğini, kendisi tarafından sözleşmeye uygun olarak ve süresi içerisinde işin bitilerek davalı şirkete teslim edildiğini ve davalı tarafından işe ilişkin projenin onaylandığı halde davalı tarafından ödenmeyen 160.761,08.-TL tutarındaki bakiye alacağın tahsili amacıyla; başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemi ile eldeki davayı açmış, davalı taraf davacı şirket arasındaki sözleşmenin 3. maddesi yapılacak işin şartnamelere uygun olarak yapılmasının gerektiği halde, davacı şirketin üstlendiği işi eksik ve ayıplı olarak ifa ettiğini, şirket yetkilileri imzasını havi herhangi bir onaylı projenin ya da kesin hak ediş belgesinin ibraz edilememiş olduğunu, şirket yetkilileri imzasını havi herhangi bir onaylı projenin ya da kesin hak ediş belgesinin ibraz edilememiş olduğunu, sadece faturaların tesliminin işin tamamlanmış olduğu anlamına gelmediğini, davacı yanın yüklendiği işi eksiksiz ifa ettiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davacı ile davalı arasında 08.02.2016 tarihinde "ankara ybü, elektrik trafo, çevre aydınlatma ve altyapı imalatları yapımı" konulu sözleşme imzalanmış, sözleşmede, müteahitin taahhüdü altında Ankara ili Çubuk İlçesi Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa kampusu insan ve toplum bilimleri fakültesi, hukuk fakültesi, doğa ve mühendislik fakültesi ve laboratuvarlar binası, teknik bina, spor merkezi ve kafe binası inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi olan detayları 2. bolum (özel hükümler)'de açıklanan imalatlarının (elektrik altyapı işleri), ana sözleşmeye, işbu sözleşme ve eklerine, projelerine, şartnamelerine.. resmi kuruluşlar ile ilgili meslek odalarının şartnamelerine, konuyla ilgili türk standartlarına, yönetmelik ve yasal mevzuata uygun olarak müteahhit'in, proje yönetimî'nin, ve yapı denslimî'nin talep ve talimatlarına uygun olacak şekilde anahtar teslim olarak yapılması olduğu, 08.02.2016 tarihli sözleşmeye göre işin teslim süresi iki ay olarak belirtilmiştir. Davalı ile dava dışı TOKİ arasında imzalanan 05.06.2014 tarihli sözleşmenin, elektrik tesisatı ile ilgili kısmındaki birtakım işlerin (davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme konusu) davacıya taşere edilmesi şeklinde olduğu, dava dışı TOKİ tarafından 30.09.2016 tarihli geçici kabul tutanağı düzenlendiği ve 27.12.2016 tarihinde onaylandığı, yine 23.08.2019 tarihinde kesin kabul tutanağının düzenlenerek onaylanmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ve tarafların bildirdiği Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/113 Esas sayılı dosyasında keşif yapılarak alınan rapordan da davalı İzka Ana Yüklenici olarak işin yapılmasından ve denetlemesinden sorumlu iken; davacı ... Müh. İse sadece işin şartnameye ve projeye uygun olarak yapılmasından sorumlu olduğu, TOKİ tarafından hazırlanan projedeki hesaplamaların hatalı olduğu bu nedenle reaktif cezaların geldiği tespit edilmiş, bu durumda davacının söz konusu işin yapılmasında herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının ... Mühendislik proje kapsamında işi bitirdiği, İşin bakım ve denetim sorumluluğu ana yüklenici davalı İzka Şirketine ait olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı defterlerinin usulune uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketten; 160.761,08.-TL alacak miktarının kaldığı; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre ise bu tutar 4.585,11.-TL olarak belirlenmiş olup, taraf kayıtlarındaki 156.175,97.-TL tutarlı farkın, davalı şirketin hakediş faturalarına uyguladığı 139.001,00.-TL toplam tutarlı teminat kesintileri ve davacı şirkete SGK ödeme toplam 17.174,97.-TL olan SGK ödemesi işlemlerini yansıtmasından kaynaklandığı, davalının, davacıdan yaptığı teminat kesintilerinin (139.001,00.-TL) davacı tarafa iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşme konusu işin davacı tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiği; tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki fark tutarının SGK ödemesi ile teminat kesintilerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı ... Ana Yüklenici olarak işin yapılmasından ve denetlemesinden sorumlu iken; davacı ... Müh. İse sadece işin şartnameye ve projeye uygun olarak yapılmasından sorumlu olduğu, ... Mühendisliğin işi projeye uygun olarak yaptığı, ancak devamında sistemin işletilmesi ve denetlemesinin ... da olduğu, söz konusu cezaların davacı ... Mühendisliğin eksik yaptığı bir iş nedeni ile doğmadığı değerlendirilmiştir. Davalı ile idare arasında ki davada talep edilen ve oluşan zararların davacıdan kaynaklanmadığının tespit edilmiş olması kapsamında davalı tarafın işin işin eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğine ilişkin iddiasını ispat edemediğinden bu iddia ve savunması yerinde görülmemiştir. Davanın 139.001,00TL asıl alacak yönünden sübut bulduğu ve faize ilişkin davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin davacı tarafça ispata elverişli delil sunulmadığından davacı yanın faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ve davalının icra takibine vaki itirazının asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığı değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın tamamının ispat edilmiş olmasına rağmen kısmen kabul kararı verildiğini, faize ilişkin temerrüt tarihi ve faiz oranı açıkça dava dilekçesinde belirtilmiş olup, takibin 02/10/2019, ödeme emrinin 08/10/2019 tarihi olduğunu, tebliğ tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, işin ifasına yönelik ciddi bir savunma yapmadığını, defter kayıtları ile işin ifa edildiğinin sabit olmasına rağmen icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin haksız olduğunu, teminat kesintileri ve SGK ödemelerinin alacaktan mahsup edilmesinin yerinde olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, bu nedenle sözleşmede yaptırımlar ile davacının nam ve hesabına yatırılan işler, SGK ödemeleri gibi sebeplerden kaynaklı olarak müvekkilinden alacaklı olmadığını, geçici ve kesin kabul eksiklikleri arasında davacının yüklenimindeki işlerin de bulunduğunu, idare ile müvekkili arasındaki davanın halen derdest olduğunu, davacının tedarik ettiği kompanzasyon panolarında kaynaklanan sıkıntılar nedeniyle söz konusu cezaların kesildiğinin ifade edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3 ve 19. Maddeleri uyarınca yapılacak işlere dair her türlü hukuki, cezai ve fenni mesuliyetin davacıya ait olduğunu, 18/10/2017 tarihli ihtarname ile sorunların giderilmesini aksi halde nam ve hesaba giderileceğinin, açılan davalardan kaynaklı zararın yansıtılacağı ve nakdi teminatların iade edilmeyeceğini bildirdiklerini ancak davacının dikkate almadığını, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının alacağı ispatlamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere taraflar arasında sürece yayılmış bir hukuki ilişkide, davacının faturasının kayıtlara alınmış olmasının bu kurallara ortadan kaldırmayacağını, kesin hakediş düzenlenmediğini, Ankara 36 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/113 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1- Eser meydana getirilirken, iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır (TBK md. 472/3). Türk Borçlar Kanunu'ndaki bu hükümle düzenlenen genel ihbar yükümlülüğü (uyarı görevi) yüklenicinin sadakat borcunun gereğidir. Yüklenicinin uyarı görevinin ortaya çıkması iş sahibinin sağladığı malzemenin, teslim ettiği iş alanının, gösterdiği arsanın eserin meydana getirilmesine veya işin gereği gibi yapılmasına elverişli olmaması gibi değişik nedenlere dayalı olabileceği gibi iş sahibinin talimatlarının yapılacak işin niteliğine uygun olmaması gibi nedenlere dayalı da olabilir. Yüklenicinin bu gibi durumlarda sorumluluktan kurtulabilmesi için iş sahibini uyarma görevini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde yüklenici bu yükünü yerine getirmemesi sonucu doğacak zararlardan 6098 sayılı TBK'nın 112. maddesi uyarınca sorumlu olur. Yüklenici uyarı görevini yerine getirmiş olmasına rağmen, iş sahibinin talimatında ısrar etmesi halinde yüklenicinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. İş sahibinin aksini iddia etmesi halinde, uyarı görevini yerine getirdiğini, ancak iş sahibinin talimatında ısrarı nedeniyle eserin bu şekilde yapıldığını yüklenici ispatlamak zorundadır. Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK md. 476/1). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun iş sahibinin seçimlik hakları başlıklı 475. maddesinde eserin ayıplı olması ve bu ayıptan yüklenicinin sorumlu olması hallerinde kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın iş sahibi; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır (TBK md. 475/1). Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz (TBK md. 475/3). Böyle bir durumun varlığı halinde iş sahibi yükleniciden bedelden indirim ya da onarım isteme seçimlik haklarını talep edebilecektir. Bu seçimlik hakların dışında ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması halinde iş sahibinin genel hükümlere göre ayıptan doğan diğer zararlarını istemek hakkı vardır (TBK 475/2). Bu tazminatın genel hükümlerdeki hukuki dayanağı TBK 112. maddede düzenlenmiş olan giderim yükümlülüğü hükmüdür. (Yargıtay 6. H.D 2023/2885 Esas-2024/5158 Karar, 2022/3475 Esas-2023/4077 Karar vb.) Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ve Ankara 36 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/113 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, eldeki davada davalı ana yüklenici ... Şirketi'nin işin yapılmasından ve denetlenmesinden sorumlu olduğu, davacının sorumluluğunun ise sadece, işi şartnameye ve TOKİ tarafından hazırlanan projeye uygun olarak yapmaktan ibaret olduğu, TOKİ tarafından yapılan projedeki hesaplamaların hatalı olduğu ve bu nedenle reaktif cezaların ortaya çıktığı, bu durumda davacının işin yapılmasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle hakedişlerden kesilen nakdi teminat kesintilerinin toplamı olan 139.001,00 TL üzerinden dava kabul edilmiş ise de; eldeki davada taraflar arasındaki hukuki ilişkide davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davalı şirket, dava dışı TOKİ ile imzaladığı sözleşme gereğince yapacağı inşaatın; elektrik, trafo, çevre aydınlatma ve alt yapı imalatlarına ilişkin kısmını alt yüklenici olarak yapması için davacı ile sözleşme imzalamıştır. Davacı şirketin ise, kendisine teslim edilen projelere uygun olarak söz konusu imalatı yaptığı ve teslim ettiği anlaşılmış ise de, yukarıda açıklanan TBK'nın 472/3. maddesi gereğince kendisine teslim edilen projeler için ihbar yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, belirtilen yasa maddesinin dava konusu iş nedeniyle uygulanıp uygulanamayacağı hususları mahkemece incelenip değerlendirilmemiştir. 2- Bu durumda, asıl iş sahibi olan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile yüklenicisi TOKİ arasında derdest olduğu ve davalı ... Şirketi'ne ihbar edildiği anlaşılan Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/113 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, gerekirse sonucu da beklenerek, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacı şirketin dava konusu reaktif cezalardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken bu hususların dikkate alınmaması doğru olmamıştır. 3-Mahkemece, hüküm kurulurken takibin aynen devamına karar verilmiş ise de; kabul edilen alacağa hangi tarihten itibaren hangi oranda faiz uygulanacağının belirtilmemiş olması HMK'nın 297/2 maddesine aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2025 gün ve 2019/748 Esas 2025/69 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, 5-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır