4. Hukuk Dairesi 2021/14178 E. , 2021/5999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan ra
**4. Hukuk Dairesi 2021/14178 E. , 2021/5999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı ...’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borcunu ödememek gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulleri davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar; davanın reddini savunmuştur. Yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece; davacı tarafça asıl borçlu olan davalı ... ve davalı ... ile ... dışındaki davalıların gerek aralarındaki akrabalık ilişkisi, gerekse borçulunun durumunu bilmeye yeterli tanışıklık nedeniyle iyiniyetli olmadıkları ispatlanmış ise de dava konusu taşınmazların son maliki olan davalı ... ve ...'in borçlu ...'ın mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektirir açık emarelerin bulunduğu ispatlanamadığından davanın reddine dair verilen 02/04/2015 tarihli kararın, davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından süresi içinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda: 1-Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, ayrıca ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamının ve mühim bir kısmının devri halinde de tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda davacının Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2012/9239 sayılı kambiyo takibine ilişkin dosyanın 13/09/2012 tanzim tarihli çekten kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. İptali istenen tasarruflar ise 30/05/2012 ve 08/06/2012 tarihlerinde yapıldığından tasarrufların bu borçtan önce yapıldığı görülmektedir. Ancak uygulamada alacak-borç ilişkisi daha önce başlamasına rağmen alacak için düzenlenen bono veya çek gibi kıymetli evraka sonraki tarihlerin atıldığı sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle davacı alacaklı, borcun doğumunun takip dayanağı bonoların ve ilamsız takibe konu alacağın tanzim tarihinden önce gerçekleştiğini ileri sürerse mahkemece alacaklıya bu konuda kanıt sunma olanağı verilmeli, gerekirse davacı alacaklı ile borçlu isticvap edilerek senedin düzenlenmesine neden olan temel ilişki sorulmalı, gerektiğinde davacı ile davalı borçlunun ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun gerçek doğum tarihi tespit edilerek koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalıdır. O halde mahkemece, davacı vekiline Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2012/9239 sayılı takibin konusu borcun doğumuna ilişkin temel ilişki konusunda delillerini sunması için süre verilmesi, sunduğu delillerin toplanması, davacı ve davalı borçlunun varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması (davalı borçlu ...; kendisinin yetkilisi olduğu ... Tar.Ürn.İlaç.Zah.ve Mad.Tic.San.Ltd.Şti.ve ... Tohum ve ... Çözümler San.Tic.Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişkiden söz ettiği için bu şirketlerin ticari defterleri), gerektiğinde davacı ve borçlunun isticvabı ile borcun doğumunun tespiti; borcun doğumu tasarruf tarihinden sonra ise davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi, borcun daha önce doğduğu ispatlandığı takdirde ise buna ilişkin dava koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek işin esasına girilip Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı ilamının 1.bendinde yer alan hususlar da dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Mahkemece; bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tespit ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı bozma ilamına 1.bent olarak bu gerekçenin eklenmesi, bozma ilamındaki 1.bendin 2.bent olarak, 2.bendin de 3.bent olarak yazılmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Öte yandan; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı bozma ilamının 1.bendinde her ne kadar kabule göre; davalı ..., dava dilekçesinde taraf gösterilmişse de dava konusu tasarrufların tarafı olmadığı anlaşıldığından ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmişse de; dava konusu taşınmazların ½ hissesi davalı ... tarafından, diğer davalılara devredilmiş olup; davacı vekili tarafından davalı ...’ın bu tasarrufları yönünden Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/684-2012/598 sayılı dosyasından açılan tasarrufun iptali davasında; işbu dosya ile birleştirme kararı verilmesine rağmen birleştirilen dosya yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmediğinden; Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı bozma ilamı gerekçesinin bu yönüyle düzeltilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 24/06/2020 gün ve 2019/1133-2020/3887 sayılı bozma ilamına yukarıda (1) nolu bentte belirtilen gerekçenin birinci bent olarak yazılmasına, bozma ilamındaki 1. bendin 2. bent, 2. bendin 3. bent olarak değiştirilmek sureti ile bozma gerekçesinin düzeltilerek hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... 'a geri verilmesine 04/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.