Başvurular, hak sahibi olunduğu iddia edilen dairelerin bulunduğu apartmanın yapı ruhsat ve projesine aykırı inşa edilmiş olması ve güvenlik gerekçesiyle boşaltılmasından sonra kendiliğinden yıkılması üzerine açılan davaların reddedilmesi sebebiyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvurular, hak sahibi olunduğu iddia edilen dairelerin bulunduğu apartmanın yapı ruhsat ve projesine aykırı inşa edilmiş olması ve güvenlik gerekçesiyle boşaltılmasından sonra kendiliğinden yıkılması üzerine açılan davaların reddedilmesi sebebiyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular muhtelif tarihlerde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruların Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir Birinci Bölüm ve İkinci Bölüm Komisyonlarınca 29/5/2015 ve 15/7/2015 tarihlerinde, başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümler tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanları tarafından muhtelif tarihlerde, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü 27/1/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 3/2/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 18/2/2016 tarihinde ibraz etmişlerdir. Anayasa Mahkemesi tarafından ekli tablonun (A) sütununda başvuru numaraları belirtilen dosyaların konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/15254 başvuru numaralı dosya ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/15254 başvuru numaralı dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer bireysel başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesince Merkezî Nufüs İdaresi Sistemi'nden yapılan sorgulama neticesinde ekli tablonun (B) sütununun , ve sıralarında belirtilen başvuruculardan Abdülkerim Demircan'ın bireysel başvuru tarihinden önce 29/4/2011 tarihinde, Hüseyin Ayçiçek'in bireysel başvuru tarihinden önce 22/8/2008 tarihinde ve Ali Ergin'in bireysel başvuru tarihinden önce 2/4/2012 tarihinde vefat ettikleri tespit edilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular tapu kayıtlarına göre Diyarbakır ili Merkez ilçesi Kayapınar mahallesi, 5914 ve 5915 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan Alkan 1 adlı apartmanda tapu dışı (harici) satış yoluyla aldıklarını iddia ettikleri dairelerde ikamet etmekte iken yapı ruhsat ve projesine aykırı inşa edildiği ve tehlike arz ettiği fark edilen apartman güvenlik gerekçesiyle 7/11/2006 tarihinde Kayapınar İlk Kademe Belediye Başkanlığı (Belediye) tarafından boşaltılmıştır. Belediyenin 8/11/2006 tarihli yazısına istinaden teknik elemanlardan oluşturulan heyet tarafından Alkan 1 Apartmanı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan 8/11/2006 tarihli teknik raporda, apartmanın kolonlarında meydana gelen hasarlar sebebiyle apartman sakinleri tarafından yaptırılan, hiçbir mühendislik hesabına dayanmayan mantolama, sıva ve güçlendirme çalışmalarının hasarın devam etmesini önleyemediği ve önlemesinin beklenemeyeceği, bodrum+zemin+4 kat (B+Z+4 kat) olarak projelendirilen apartmanın uygulamada bodrum+zemin+8 kat (B+Z+8 kat) olarak inşa edildiği, kolonlarda basınç ezilmesi meydana geldiği, taşıyıcı sistemi oluşturan beton ve donatı malzemelerinin korozyona uğradığı vb. hususlar tespit edilerek apartmanın mevcut hâliyle tehlike arz ettiği, ayrıntılı inceleme yapılmadan apartmanın kullanıma açılmaması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca Belediyenin 8/11/2006 tarihli yazılarına istinaden Dicle Üniversitesi Rektörlüğünden alınan 11/12/2006 tarihli inceleme raporu ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığından (Büyükşehir Belediyesi) alınan 9/11/2006 tarihli teknik raporda da benzer hususlara temas edilerek yapının tehlike arz ettiği vurgulanmıştır. Belediye 21/11/2006 tarihinde ilgili kurumlara yazı göndererek apartmanın boşaltılmış olduğunu belirtmiş ve su, elektrik, telefon şebeke hatlarının bağlantılarının kesilmesini talep etmiştir. Tapu kayıtlarına göre apartmanın üzerinde bulunduğu arsanın maliki olduğu anlaşılan A.ya gönderilen 12/1/2007 tarihli yazı ile alınan teknik raporlara istinaden apartmanın tehlike arz ettiği, boşaltıldığı ve yıktırılması gerektiği belirtilerek arazi malikince yıkım işleminin gerçekleştirilmesi hususu Belediye tarafından bildirilmiş;A., 6/2/2007 tarihli cevap dilekçesi ile mülkiyeti kendisine ait olan taşınmaz üzerinde bulunan apartman ile ilgisinin bulunmadığını, apartmanın kendisi tarafından yapılmadığını ve bu hususta kimseyle sözleşmesinin bulunmadığını, apartmanın haksız inşaat hükümlerine tabi olduğunu, yıkımı gerçekleştirecek ekonomik durumunun bulunmadığını belirterek gereğinin yapılmasını istemiştir. Alkan 1 isimli apartmanın sakinleri olan başvurucular, apartmanın hâlihazır durumunun iskâna elverişli olup olmadığının ve uğradıkları maddi zararların ayrı ayrı tespit edilmesi için 1/2/2007 tarihinde Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde delil tespiti talebinde bulunmuşlardır. Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/18 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında 2/2/2007 tarihinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 12/4/2007 tarihli bilirkişi raporunda 8/11/2006 tarihli teknik rapordaki benzer hususlar tespit edilerek apartmanın tümünün boşaltıldığı, apartmana ait yapı kullanım belgesinin bulunmadığı belirtilerek her bir dairenin tespit tarihi itibarıyla değeri belirlenmiştir. Alkan 1 Apartmanı 4/2/2007 tarihinde kendiliğinden çökmüştür. Alkan 1 Apartmanı'nın çökmesine ilişkin olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2007/2553 Soruşturma sayılı dosya kapsamında alınan 8/3/2007 tarihli bilirkişi raporunda, yapı ruhsatına göre B+Z+4 katlı üç blok olarak yapılması gereken apartmanın B+Z+8 katlı tek blok olarak projesine, ruhsatına ve tekniğe aykırı şekilde yapıldığı, apartmanın bodrum ve zemin katlarında bulunan düşey taşıyıcı sistem elemanlarının çoğunda boyuna donatıların burkulması ve bu kolonların taşıma gücünü yitirerek plastik mafsala dönüşmesi ile apartmanın taşıyıcı elemanlarının taşıma gücü sınırını geçerek yıkıldığı belirtilmiştir. Başvurucular, vekilleri aracılığıyla 26/4/2007 tarihinde Büyükşehir Belediyesine ve 26/4/2007 ile 17/5/2007 tarihlerinde Belediyeye başvurarak Alkan 1 isimli apartmanın çökmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek zararlarının karşılanmasını istemişlerdir. Büyükşehir Belediyesinin 15/5/2007 tarihli ve Belediyenin 24/5/2007 tarihli cevap yazıları ile olay sebebiyle idarelerin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucular apartmanın Büyükşehir Belediyesince gerekli kontrol ve denetimlerinin yapılmadığını, Belediyenin de yapı ruhsatına aykırı olduğu anlaşılan apartmanı yapı ruhsatına uygun hâle getirmek için hiçbir çalışma yapmadığını belirterek maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle ekli tablonun (C) sütununda belirtilen tarihlerde Büyükşehir Belediyesi ve Belediye aleyhine Diyarbakır ve İdare Mahkemelerinde tam yargı davası açmışlardır. Mahkemelerce ekli tablonun (D) sütununda tarih ve sayıları belirtilen kararlar ile davaların reddine karar verilmiştir. Kararların gerekçeleri benzer mahiyette olup ekli listenin (D) sütununun satırında belirtilen kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: "Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile davacı vekilinden dava konusu taşınmazın (Alkan 1 Apt. No: ...) davacıya aidiyetini gösterir belgelerin (tapu kaydı) istenilmiş olup, ... davacıya ait resmi tapu kaydının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Danıştay Dairesinin 2007 gün ve E: 2005/2790 K: 2007/5059 sayılı kararında da ifade edildiği üzere taşınmaz mülkiyetinin asıl belirleyici unsurun tapu senedi olup, malikliğintapu kaydı ile ispatlanabileceği ortadadır.Olayda davalı idarelerden Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince verilen savunma dilekçesinde davacının söz konusu taşınmazın maliki olmadığı iddiasında bulunulmuştur. Dosyada bulunan belgelerden dava konusu taşınmazın Kayapınar Mahallesi 5914-5915 sayılı parsellerde bulunduğu, Diyarbakır Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 2006 günlü yazısı ekinde bulunan tapu kayıt örneklerinden söz konusu parsellerin hala arsa vasfında göründüğü, burada kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmadığı, bu durumun savunmaya cevap dilekçesinde davacı vekilince de kabul edildiği görülmektedir.Davada davacı tarafından oturduğu dairedeki eşya veya başka bir malvarlığı zararı değil kendisine ait olduğu iddia edilen Alkan 1 apartmanı ... nolu dairenin bağımsız bölüm değerinin istenildiği açıktır.Buna göre, ... çöken ...Alkan 1 Apartmanı ... numaralı dairenin davacıya ait olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir belgelerin sunulamadığı, bu şekilde malikliğin kanıtlanamadığı, tazminat davalarında kişilerin zararlarının tazmin edilebilmesi için her şeyden önce zarara uğrayan malvarlığı ile davacı konumundaki şahıs arasında hukuki bir bağ olması, söz konusu kişinin bahsi geçen malvarlığı üzerinde bir menfaatinin bulunması gerektiği, dava konusu olayda ise çöken daire ile davacı şahıs arasında bu türden bir bağın ortaya konulamadığı, başka bir deyişle davacının hukuken korunabilecek bir menfaatinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bu itibarla; zararın davacıya ait olduğu hukuken kabul edilebilir delillerle davacı tarafından ispatlanamadığından, tazminat hukuku çerçevesinde davacı adına tazminata hükmedilme olanağı bulunmamaktadır.Bununla birlikte, bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere söz konusu binanın proje ve ruhsatına göre farklı yapıldığı, beton dayanımının çok düşük düzeyde olduğu, betonların tekniğine uygun dökümlerinin yapılmadığı, B+Z+4 kat olarak projelendirilip ruhsat alınmış olan yapının ruhsata aykırı olarak üzerine ek olarak 4 kat daha çıkıldığı, bu şekilde yapının B+Z+8 kat olarak yapılmasından dolayı yapının taşıyamayacağı yüklere maruz bırakıldığı, başka bir deyişle yapının ruhsata aykırı olduğu, iskan ruhsatının da bulunmadığı, malzeme kalitesizliği sebebi ile sadece ruhsata aykırı katların değil binanın tümünün yıkılmasının gerektiği, zira idarece de arsa maliki olan A.dan yıkımın yapılmasının istenildiği, binanın bu denli yetersiz olmasında yapı müteahhitlerinin başlıca sorumlular olduğu, teknik standartlara uygun olmayan ve yetersiz malzeme kullanıldığı ortada olan binanın yıkılmasında idari faaliyet ile zarar arasında nedensellik bağının bulunmadığı, bu itibarla da davalı idarelerce tazmini gereken bir zararın da söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davalı belediyelerin zamanında denetim yapmakta eksiklikleri var ise de; bu durum belediye ilgilileri hakkında açılacak adli veya idarisoruşturmanın konusu olabilecek olup, tazmini istenen zarar idarenin bu eksikliğine bağlanamaz.Zira Danıştay Dairesinin 2006 gün ve E: 2004/1430 K: 2006/2170 sayılı kararı da bu yöndedir.Sonuç itibariyle; davacının zararın kendisine ait olduğunu ispatlayamaması ve zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının oluşmaması sebebiyle davacı adına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi hukuken mümkün değildir." Temyiz üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 18/12/2012 tarihli ve E.2009/2147, K.2012/7913 sayılı ilamıyla ekli listenin satırında belirtilen dosyaya konu İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Öte yandan ekli listede yer alan diğer dosyalara konu İlk Derece Mahkemeleri kararları Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2010 tarihli ilamları ile bozulmuştur. Bozma ilamlarının gerekçelerinin ilgili kısımları şöyledir: "..., olayda her ne kadar uyuşmazlık konusu ruhsatsız yapının davacı adına düzenlenmiş tapu kaydı bulunmamakta ise de davacı tarafından açıktan satış yoluyla satın alındığı ve sözü edilen konutta oturduğuna ilişkin ikametgah senedinin bulunduğu, davalı idarelerce elektrik ve su hizmetlerinden yararlandırıldığına ilişkin belgeler eklendiği görüldüğünden bu uyuşmazlıkta davacının, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararının doğup doğmadığının incelenmesi gerekir.Buna göre, uyuşmazlığın davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı yönünden incelemeye gelince, uyuşmazlık konusu yapı için 1993 yılında zemin+4 normal kat için dönemin yetkili idaresi olan Diyarbakır Belediye Başkanlığı tarafından inşaat ruhsatı verildiği, ancak on yılı geçkin bir süre boyunca her hangi bir kontrol veya denetim yapılmadığı ve 2006 yılında yıkım tehlikesi altında bulunduğu anlaşılması üzerine binanın tahliyesi yolunda işlem tesis edilmiş ise de, sözü edilen yapının ruhsata aykırı olarak 4 kat yerine 8 kat ve fen ve inşaat tekniklerine aykırı yapıldığı, davalı idarelerin uzunca bir süre denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği, böylece hizmetin geç işlemesi nedeniyle zararın doğduklarına sebep oldukları tartışmasızdır. Diğer taraftan gerek yapıyı yapanın ruhsata, fenne ve inşaat tekniklerine aykırı bina yapması ve fenni mesulün de gerekli gözetimi yaparak durumu yetkili idareye bildirmemesi ve davacının da bu tür bir yapıyı satın alması nedenleriyle kusurlarıyla zararın doğmasında etkin oldukları da kuşkusuzdur. Sonuç olarak birden fazla tarafın ihmal ve kusurlarıyla zararın doğmasına sebep olduğu açık olduğuna göre İdare Mahkemesince ... gerek tarafların gerek üçüncü kişilerin zararın oluşumundaki kusur oranları belirlenmek suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir." Bozma ilamları üzerine dosyaların gönderildiği Diyarbakır ve İdare Mahkemeleri ekli tablonun (E) sütununda belirtilen tarihlerde ve aynı gerekçelerle verdikleri kararlar ile ilk kararlarında ısrar etmişlerdir. Başvurucular tarafından ısrar kararlarının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 12/11/2012 tarihinde ortak gerekçeyle verdiği kararlarla, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararların usul ve hukuka uygun bulunduğu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle ısrar kararlarını onamıştır. Karar düzeltme istemleri ise aynı Kurulun 9/6/2014 tarihinde ortak gerekçe ile verdiği kararlar ile reddedilmiştir. Ekli listenin satırında belirtilen dosyada ise karar düzeltme istemi Danıştay Altıncı Dairesinin 24/12/2014 tarihli ve E.2013/6514, K.2014/9352 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Kararlar, başvuruculara muhtelif tarihlerde tebliğ edilmiştir. Başvurucular muhtelif tarihlerde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Yapı:a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir. 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. ..." 3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.Belediyeler, valilikler (...) mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.(...) Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz." 3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." 3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe on gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halinde binanın içindekilere tebligat yapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Tebligatı müteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamir edilerek veya yıktırılarak tehlike ortadan kaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir. Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir."