1. Hukuk Dairesi 2009/3052 E. , 2009/4653 K. "" MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanın 2998 ada 6 parsel 2.kat 4 bağımsız bölüm nolu taşınmazını davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvaazalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ile miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, çekişmeli taşınmazın gerçek bir sat…
**1. Hukuk Dairesi 2009/3052 E. , 2009/4653 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanın 2998 ada 6 parsel 2.kat 4 bağımsız bölüm nolu taşınmazını davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvaazalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ile miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, çekişmeli taşınmazın gerçek bir satış sözleşmesiyle kendisine devredildiğini ve bedelini tamamen ödediğini, murisin 1978 yılından, öldüğü 2007 yılına kadar davacıya yüksek miktarlarda paralar verdiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla hareket etmediği, davacı oğluna yüklü miktarda paralar verdiği, davalı kızına da adil olmak için dava konusu taşınmazı devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı H.'nin, çekişme konusu 2998 ada 6 parsel 2.kat 4 bağımsız bölüm nolu meskenini 23.07.2001 tarihinde ve satış suretiyle davalı kızına temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın yaptığı bu temlikin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise; gerçek satış işlemi yapıldığını, ayrıca miras bırakanın davacıya defalarca yüksek miktarlarda paralar verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.