Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu tarafından gönderilmek istenen faksların sakıncalı bulunarak muhataplarına gönderilmemesine veya sansürlenerek çizilerek) gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu tarafından gönderilmek istenen faksların sakıncalı bulunarak muhataplarına gönderilmemesine veya sansürlenerek (çizilerek) gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 26/5/2016 ve 23/6/2016 tarihlerinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından yapılan 2016/10176 ve 2016/12002 numaralı başvurular, aralarında kişi yönünden hukuki irtibat bulunduğu anlaşıldığından birleştirilmiş; incelemeye 2016/10176 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam edilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun 5/2/2016 tarihinde Silivri 6 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) nakledildiği anlaşılmaktadır. Başvurucu 22/2/2016 ila 24/2/2016 tarihlerinde bir sayfadan oluşan aynı mahiyetteki faksları E., Ö.G., S.Ö., K., İ.Y., U., B.K. ve R.K.ye; 7/3/2016 tarihinde de F.Ş. ve tekrardan K. isimli kişilere göndermek istemiştir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 24/2/2016 ve 25/2/2016 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla faksların gönderilmemesine karar verilmiştir. Karar gerekçelerinde, başvurucunun iddia ettiği hak ihlali uygulamaları ile bu uygulamalar nedeniyle açlık grevine başladığını bildirdiği satırların sakıncalı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bu satırlarda Kurumu karalama maksatlı ve aşağılayıcı ifadelerle birlikte terör ve diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine yönelik bilgiler ile kişi ve kurumları paniğe sevk edecek nitelikte yalan yanlış bilgilerin bulunduğu gerekçeleriyle faksların ilgilisine gönderilmemesine karar verildiği açıklanmıştır. Disiplin Kurulu 7/3/2016 tarihinde yazılan fakslar yönünden ise 8/3/2016 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla faksların sansürlenerek gönderilmesine karar vermiştir. Karar gerekçelerinde; sadece açlık grevine başlandığı bildirilen satırların kişileri açlık grevine teşvik edebileceği, ayrıca bu satırların terör ve çıkar amaçlı veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine yönelik bilgiler ile kişi ve kurumları paniğe sevk edecek nitelikte bulunduğu gerekçesiyle sakıncalı olduğu değerlendirilerek bu kısımların çizilerek ilgilisine gönderilmesine karar verildiği belirtilmiştir. Disiplin Kurulu kararlarına karşı Silivri ve İnfaz Hâkimliklerine (İnfaz Hâkimliği) şikâyette bulunulmuştur. Başvurucu; şikâyetinde genel olarak ceza infaz kurumunda vegan beslenme koşullarının bulunmadığını, koğuş şartlarının yaşam standartlarının altında olduğunu, ceza infaz kurumunda müşahade kısmında kameralar ile gözetlemeler yapıldığını, X-Ray kapısından çıplak ayakla geçmeye zorlandıklarını, talepte bulundukları gazete, dergi gibi yayınlara ulaşmada engellemelerle karşılaştıklarını, telefonla görüşme hakkının kullanımında sıkıntılar yaşadıklarını ve merkezî televizyon yayın programına talep ettikleri kanalların eklemesinin yapılmadığını belirtmiştir. Başvurucu bu taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla 22/2/2016 tarihinde süresiz açlık grevine başladığını ifade etmektedir. İnfaz Hâkimliği başvurucunun şikâyetlerini 9/3/2016, 25/3/2016 ve 28/3/2016 tarihli kararlarla reddetmiştir. Karar gerekçelerinde; başvurucunun göndermek istediği iletilerde Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşürebilecek ifadeler bulunduğu,bahsi geçen iddiaların kişileri paniğe sevk edebileceği, kurumlarda da panik ortamı oluşturabileceği, kurumlar arası olumsuz birtakım eylemlere neden olabileceği, kaldı ki iddia edilen hak ihlallerine ilişkin yargısal ve idari anlamda itiraz ya da şikâyet mekanizmalarının da işletilebileceği hususu gözönüne alınarak Disiplin Kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliği kararlarına karşı Silivri Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazlar8/4/2016ve 13/4/2016tarihli kararlarla reddedilmiştir. Karar gerekçelerinde, itirazın dayanağını oluşturan İnfaz Hâkimliği kararlarının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai kararlar 26/4/2016, 27/4/2016 ve 24/5/2016 tarihlerinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/5/2016 ve 23/6/2016 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un maddesi, 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün , ve maddeleri (ilgili mevzuat hükümleri için ayrıca bkz.Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).