Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6270 E. , 2024/2263 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6270 Karar No : 2024/2263 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ana Okulu İşletmeciliği Özel Eğitim ve Öğretim İnşaat Taah. Gıda Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6270 E. , 2024/2263 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6270 Karar No : 2024/2263 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ana Okulu İşletmeciliği Özel Eğitim ve Öğretim İnşaat Taah. Gıda Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Oyun Salonu isimli işyerinde izinsiz eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunulduğu ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. maddesinin 11. fıkrasına aykırı davranıldığından bahisle kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kırşehir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işleme esas alınan tutanakta davacı işyeri temsilcisinin imzasının bulunmadığı, anılan kurumda görev yaptığı iddia olunan öğretmenlerin ve denetim esnasında orda bulunan öğrencilerin velilerinin ifadelerine başvurulmak suretiyle eğitim öğretim faaliyetinde bulunulup bulunulmadığı hususunun araştırılmadığı, dava konusu işleme esas alınan tutanak ve sunulan bazı fotoğrafların davacı işyerinde izinsiz eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğu hususunu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koymadığı kanaatine varıldığı, davalı idarece yapılan eksik incelemeye dayalı olarak tesis olunan davaya konu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu, yapılan denetim neticesinde izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim yapıldığının sabit olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından işletilen işyerinde 26/10/2022 tarihinde yapılan denetim sonucunda, söz konusu işyerinin Kırşehir Belediyesince düzenlenmiş oyun salonu olarak işletilmek üzere işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmasına rağmen amacı dışında öğrenci ve kursiyerlere yönelik eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle söz konusu işletmenin kapatılmasına ve brüt asgari ücret tutarının 20 katı oranında ceza uygulanması yönünde işlem tesis edilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Milli Eğitim Bakanlığı" başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen "Görevler" başlıklı 301. maddesinde; "Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri belirtilmiştir. 1739 sayılı Kanun'un "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtilmiştir. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurum, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumları olarak, tanımlanmış olup; aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu, 11. fıkrasında Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanacağı, bu yerler valiliklerce kapatılacağı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir. Yine, Kanun'un "Kurum açma izni" başlıklı 3. maddesinde; "Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır: a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespit edilmesi. b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması ve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi. c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması." kuralı yer almaktadır. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Kurum açma" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; Kanunun 3 üncü maddesi hükmü doğrultusunda özel öğretim kurumlarına kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği belirtilmiş olup; aynı maddenin 2. fıkrasında ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verilebilmesi için gerekli olan belgeler tahdidi olarak düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; 'Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere valilikçe Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır" hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere; eğitim ve öğretim faaliyetlerine yönelik sunulan hizmetlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi altında yapılması gerektiği açık olup; bu çerçevede anılan eğitim öğretim hizmetinin izinsiz ve ruhsatsız olarak sunumunun tespiti halinde ilgili yerlerin Valiliklerce kapatılması gerekmektedir. Ayrıca; davalı idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle "izinsiz ve ruhsatsız" verildiği belirtilen hizmetin, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetki alanına giren "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmektedir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na göre, okul öncesi eğitim çağı çocuklarına eğitim veren anaokulu, ana sınıfı ile uygulama sınıfı olarak ifade edilen okul öncesi eğitim kurumlarında yürütülen faaliyetler ile; çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak; onları ilk öğretime hazırlamak; şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetişme ortamı yaratmak ve çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamak amaçlanmıştır. Uyuşmazlıkta; 26/10/2022 tarihli denetimde tutulan tutanakta; "kurum içerisi gezildiğinde oyun salonu olarak alt bodrum katta bir odanın ayrıldığı ancak giriş katta iki sınıfın eğitim öğretim için hazırlandığı ve her sınıfta iki görevli eşliğinde eğitim yapıldığı" tespitlerine yer verildiği, denetim esansında çekilen fotoğraflarda, okul öncesi eğitim sınıfı şeklinde hazırlanan ortamda çocukların görevliler eşliğinde etkinlik yaptığı ve dosyaya sunulan "Öğrenci Takip Çizelgesinde" 15 (onbeş) çocuğun adına yer verilerek devam devamsızlık bilgilerine yer verildiği görülmektedir. Olayda; davacı tarafından, denetime konu adresin belediyeden ruhsatlı "çoçuk oyun salonu" olduğu ileri sürülmekte ise de; umuma açık oyun salonlarında öğrenci takip çizelgesi ile devam-devamsızlık takibi yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmekte olup; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden uyuşmazlığa konu adreste izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğu kanaatine ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.