T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/401 KARAR NO: 2026/313 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 20/10/2022 NUMARASI: 2021/773 Esas - 2022/869 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/401 KARAR NO: 2026/313 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 20/10/2022 NUMARASI: 2021/773 Esas - 2022/869 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü davalı ... şirketinin maliki olduğu ... plakalı aracın, müvekkili tarafından kaskolu ... plakalı ...'ın hakimiyetinde seyir halinde bulunan araca arkadan çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın önünde seyreden ... plakalı araca çarptığını, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda sürücü ...'in asli kusurlu diğer sürücülerin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı şeklinde tespitte bulunulduğunu, müvekkili firma tarafından dava dışı sigortalı .... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araç için 29.08.2016 ile 29.08.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, maddi hasarlı trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta 10.877,49 TL hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili firma tarafından onarım yapan firmaya 26/03/2019 ve 28/03/2019 tarihlerinde toplam 10.877,49 TL olarak ödendiğini, hak sahibine yapılan ödeme akabinde rücu bedelinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili ... ....... A.Ş. Araç kiralama işi yapmakta olup aracın kaza yapmış olduğu tarihte aracı ...'e kiraladığını, aracın kiralanması nedeniyle işleten sıfatı da diğer davalıya geçtiğini, müvekkilinin kazayla hiçbir ilgisi olmadığını, husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını tekrar kusur araştırması yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı geçtiğinden davanın reddi gerektiğini, kusura yönelik rapor içerikleri kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, kusur araştırması yapılması gerektiğini, onarım faturaları içeriğindeki parça ve işçilik ücretlerinin fahiş olduğunu, faturaların içeriğini kabul etmediklerini, ödeme emrinde takip öncesi işletilen bu faizleri ve faiz oranını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 10.877,49-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 2.175,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava süresinde açılmadığından zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkilinin pasif husumet ehliyetine haiz olmadığını, davanın protokol gereğince müvekkile değil mali sorumluluk sigortacısına başvurması gerektiğini, davacı taraf şirketler arası rücu protokolünü ihlal ettiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı aracın sigorta şirketine başvuru yapılmadan açılan davanın reddi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, parça ve işçilik ücretleri fahiş olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk sonuç tutanağında böyle bir talep de yer almadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme eksik incelemeler içeren ve kendilerine tebliğ edilmeyen bu nedenle itirazlarının sunamadıkları bilirkişi raporunu dayanak göstererek hüküm kurduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki aleyhe tespitleri kabul etmediklerini, 26/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkile ait araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu ve kazaya karışan diğer iki araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespitlerine yer verildiğini ancak raporda belirlenen işbu kusur oranlarının gerekçeleri açıklanamadığını, yalnızca olay günü tutulan ve araç sürücülerinin beyanlarını içeren tutanaklar dayanak yapılarak müvekkile atfedilen kusur oranına itiraz etiklerini, kazanın yaşandığı mevkide yer alan ve kaza anını görüntülemiş olabilecek kameraların bulunup bulunmadığı raporda tespit edilmediği gibi bilirkişi tarafından bu hususta herhangi bir yorum dahi yapılmadığını, raporun eksik inceleme ve değerlendirme ile tanzim edildiği ve bu haliyle hükme esas alınamayacağını, husumet yönünden itirazlarının dikkate alınmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, davacının arabuluculuk tutanağına işlenmiş böyle bir talebi olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının, yaptığı ödemenin kusurlu olduğunu iddia ettiği davalılardan rücuen tahsili talebine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davalı .... vekilinin istinaf başvuru değerlendirildiğinde; Davalı davaya karışan aracın uzun süreli olarak kiralandığını gösterir delil sunmadığı itirazlarının soyut beyanlardan ibaret olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına göre hükme esas alınan 26/08/2022 tarihli bilirkişi raporu istinaf talep eden davalı .......A.Ş.'ye tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. HMK'nın 280. maddesi uyarınca, bilirkişi raporlarının taraflara tebliği zorunlu olup, raporun tebliğ edilmemesi savunma hakkını kısıtlar mahiyettedir. Mahkemece bilirkişi raporunun davalı ........A.Ş.'ye tebliğ edilip cevap süresi beklenilip varsa itirazları değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır. Usul ekonomisi de gözetilerek davalı vekilinin istinaf dilekçesinde dile getirmiş olduğu bilirkişi raporuna itirazları Dairemizce değerlendirmiştir. Bu bağlamda; bilirkişiler rapor düzenlerken mahkemece verilen konu ile sınırlı olarak dosya kapsamı ve taraflarca sunulan delillere göre rapor düzenlemesi gerekmekte olup kendiliğinden delil toplayamayacağından kaza anı kamera görüntülerini araştırma görevleri bulunmamaktadır. Kaza maddi hasalı olup kazaya karışan araç sürülerinin kendi aralarında düzenlediği kaza tespit tutanakları, olay yeri, kazanın oluş şekli, araçların çarpma noktası, hasarlı araç parçaları ve tüm dosya kapsamı incelenerek 2918 sayılı KTK hükümlerine göre kusur belirlemesi yapıldığından 26/08/2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, yeterli ve hükme esas alınabilir mahiyette olduğu görüldüğünden davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir.Davalı ... vekilinin istinaf başvuru değerlendirildiğinde;Yargıtay'ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesi zamanaşımının kesilmesi durumlarını belirtilmiş, ikinci maddede gibi alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımının kesileceğini hüküm altına almıştır. TBK'nın 156. maddesine göre zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar. TBK'nın 154. maddesi zaman aşımını kesen haller sayılmıştır. Hükme göre, borçlunun borcunu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının dava veya defi yoluyla hakeme veya mahkemeye başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması hallerinde zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre başlar. Aynı Kanun'un 156. maddesi, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını, 157/1. maddesine göre de dava ve def'i yolu ile kesilen zamanaşımının dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/17-855 E. - 2020/1001 K. sayılı kararı). Dosya kapsamından, davaya konu talep yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olduğu, ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesini temin eden davacı sigorta şirketine sigortalı aracın 19/07/2017 tarihinde karıştığı maddi hasarlı kaza nedeniyle zarar gören sigortalı araç için 26/03/2019 tarihinde ödeme yaptığı, ödediği miktarın rücuen tahsili için davalı aleyhine 12/10/2020 tarihinde İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının süresinde borca itiraz etmesi üzerine de davacı alacaklı tarafından 12/11/2021 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış ise de davalı .......yönünden zamanaşımı süresi 19/07/2019 tarihinde dolmuştur. İcra takibi zamanaşımı dolduktan sonra başlatılmıştır. Bu nedenle icra takibinin zamanaşımına bir etkisi yoktur. Davacı sigortacının sigortalısına yapmış olduğu ödeme TBK'nın 154. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen işlemlerden olmadığı, davalı tarafça da cevap dilekçesinde ve yasal süresi içerisinde zamanaşımı definin ileri sürmüş olduğu anlaşılmasına göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Buna göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerindedir. Davalı........A.Ş.'nin zamanaşamı istinaf itirazı bulunmadığından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gereğince sadece istinaf talep eden davalı ... bakımından davanın zamanaşımı dolduğundan reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararına göre davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazları değerlendirilmemiştir.Bu nedenle; davalı ... vekilinin ile davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı ... vekili ile davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı dolduğundan REDDİNE, 2-Davanın davalı .... bakımından KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı .... tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 10.877,49-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4- KARAR HARCI; Davanın kabul edilen 10.877,49-TL bölümü üzerinden belirlenen 743,04-TL nisbi karar harcının 162,86-TL'lik bölümü dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan, geriye kalan 580,18-TL karar harcının davalı .....'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-AVUKATLIK ÜCRETLERİ a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'den tahsili ile davacıya verilmesine, b-AAÜT hükümlerine göre davalı .... için takdir olunan (reddedilen) 2.606,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'ye verilmesine, c-AAÜT hükümlerine göre, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.200,00- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, 6-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 162,86-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı toplamı 225,93-TL'nin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 1.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 148,70 TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.248,70-TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.007,32-TL'nin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine, kalan 241,38-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ç-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve hazine tarafından karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından ilgili arabulucuya ödendiğinden, bu ücretin 6831 Sayılı Kanun'a göre; arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 1.097,10-TL'sinin davalılardan, kalan 262,90-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, d-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı .... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-İstinaf aşamasında davalı .... tarafından yapılan 72,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ....'ye verilmesine, b-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 72,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026