8. Ceza Dairesi 2023/3720 E. , 2025/551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 14/1, 13/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yo
**8. Ceza Dairesi 2023/3720 E. , 2025/551 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 14/1, 13/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/3, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50/1-a, 52 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezaları; 6136 sayılı Kanun'un 14/1-son, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 1.660,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, süresinde temyiz edilmeksizin 29.06.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/13333 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94017 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “1- Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18/11/2015 tarihli ve 2015/7647 esas, 2015/24703 sayılı ilamında, "...Sanıktan bir adet ruhsatsız tabanca ve bir adet yasak bıçak ele geçirilmiş olması karşısında, TCK.nun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması, buna göre de sadece 6136 sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrasında tanımlanan ruhsatsız tabanca taşımak suçundan dolayı silah sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca 6136 sayılı Kanunun 15/1. madde ve fıkrasında tanımlanan yasak niteliği haiz bıçak taşımak suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi..bozmayı gerektirmiştir." şeklinde belirtildiği, somut olayda sanıktan 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi kapsamında 1 adet tabanca ile birlikte yine anılan Kanun'un 15. maddesi kapsamında bıçak ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesine göre fikrî içtima kuralları uygulanarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 6136 sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde "Ülke içinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, ..., ..., kasatura, ... ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır." şeklinde ve aynı Kanun'un 15/4. maddesinde "(Ek fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran, dosya kapsamında bulunan ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01/12/2015 tarihli ve BLS-15/06445 sayılı uzmanlık raporuna göre, 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz bıçağın 6136 sayılı Kanun'un 15. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 10.07.2015 tarihinde cezaevi firarisi olan hükümlünün, kolluk ekipleri tarafından durdurulduğu ve yapılan üst aramasından bir adet tabanca ve bir adet bıçak ele geçirildiği belirlenmiştir. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01.12.2015 tarihli raporu ile tabancanın, teknik özelliklerinde değişiklik yapılarak ateşli silah fişeklerini patlatır hale getirildiği, bu itibarla 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah olduğu; söz konusu bıçağın ise mekanik aksamı bakımından ... olduğu ve 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz bıçaklardan olduğu belirlenmiştir. 2. 6136 sayılı Kanun'un 15. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur." Şeklindeki hüküm uyarınca 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz bıçak taşıma eyleminin, aynı Kanun'un 15/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, inceleme konusu dava dosyasında hükümlünün eyleminin, bir adet bıçak ve bir adet silah taşıma şeklinde olduğu gözetildiğinde eylemin 6136 sayılı Kanun'un 15/1 ve 13/1. maddelerinde düzenlenen suçlara temas ettiği, buna göre 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca, hükümlü hakkında en ağır cezayı gerektiren suç olan sadece 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerekirken, ayrıca uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 14/1. maddesi uyarınca da mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/280 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.