T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... -T.C. Kimlik no:...-... VEKİLİ : Av. ...-... DAVALILAR : 1-... -T.C. Kimlik no: ...-... 2-...-T.C…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... -T.C. Kimlik no:...-... VEKİLİ : Av. ...-... DAVALILAR : 1-... -T.C. Kimlik no: ...-... 2-...-T.C. Kimlik no: ...-... VEKİLİ : Av. ...-... 3-...- ... VEKİLİ : Av. ...-[16918-19385-59005] UETS DAVANIN KONUSU : Alacak G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin merkezi ... Mah. ... Bulv. No:... .../... adresinde bulunan ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ....Tesk. San. ve Tic. A.Ş’nin eski ortağı olduğunu ve davalıların hileli davranışlarıyla aile şirketinde bulunan hisselerini iradesi hilafına davalı oğlu ile dava dışı ... ismindeki kızına devrettiğini, davalı ...'ın aynı şirkette müvekkilinden hileyle aldıkları ile beraber % 10 ortak konumunda olup; şirketin Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalı ... ile diğer davalı ...'nın evli olduklarını, davalı ...'nın, müvekkili ile diğer davalı ... arasındaki 11/10/2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin hile (aldatma) yolu ile eşi...a devredildiğini bilebilecek konumda olup, salt kötü niyetli olarak hisseyi kaçırmak kastıyla eşi ile aralarında hisse devir sözleşmesi düzenlenmesi suretiyle birlikte hareket edildiğini, müvekkili ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’de şirket ortağı ve pay sahibi iken 11/10/2019 tarihli devir sözleşmesiyle hisselerinin tamamını oğlu ... ve kızı ...’a devrettiğini, ancak söz konusu devir işleminin hileli olduğunu, vekiledenin ilerlemiş yaşı ve devralan evlatlarına güveni, davalı devralanlarca kötüye kullanılmış, bu suretle sakatlanmış ve vekiledenin bu yolla aldatılarak tüm hisseleri elinden alındığını, hilenin birden fazla evrakın üst üste konularak imzalattırılması şeklinde ve en üstte bulunan evrak mucibince müvekkilinde sanki “diğer hissedar olan oğlu ...’in sahibi olduğu hisseleri kendisinin devraldığı” inancı yaratılarak yapıldığını, ancak hisseleri devralmadığını aksine uhdesinde bulunanları devrettiğini, iradesinin bu yolla sakatlandığını ve nihayetinde müvekkilinin iradesi hilafına hukuki sonuç doğuracak şekilde ve aldatma yoluyla kendisinde bulunan tüm şirket hisselerinin davalılara geçtiğini, bu suretle müvekkilinin evvelden kendi uhdesinde bulunan ve diğer oğlu dava dışı ...’ten geçmişte devraldıkları dahil, toplam % 12 paya tekabül eden hissesinin, hile yoluyla davalılar ... ve ...’a geçtiğini belirterek, öncelikle davalı ...'ya ait ...Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde bulunan hissesini kaçırmayı engellemek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, taraflar arasında imzalanan 11/10/2019 tarihli Devir Sözleşmesinin irade fesadı (aldatma/hile) sebebiyle geçersizliğinin tespitine ve iptali ile davalı ...'ın geçersiz bir sözleşme ile müvekkilinden devraldığı payın (hisse) aynı oranda diğer davalı ...'e 30/05/2024 tarihli hisse devir sözleşmesi ile kötü niyetli olarak devronlunması nedeniyle devredilen %6 hisse payının müvekkiline iadesine karar verilmesini, 11/10/2019 tarihinden itibaren davacının ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde bulunan payını hile (aldatma) yolu ile davalıya devrolunan ve %6 paya (hisse) tekabül eden (bilirkişi incelemesi veya toplanacak delillere göre belirlenecek bedelin arttırılması suretiyle ve fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak üzere) 6100 sayılı Yasa’nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL kar payı bedelinin hak ediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının davaya konu ...Teks. San ve Tic. A.Ş. isimli şirketin eski ortağı olduğunu, davalılardan ... ve dava dışı kızı olan...'ya hisselerini hileli şekilde devrettiğini, bu kapsamda taraflar arasında imzalanan 11/10/2019 tarihli hisse devir sözleşmesini hileli göstermek istediğini, ancak bu sözleşmenin, davacının tam rızası ve serbest iradesi ve tüm yasal şekil şartlarına uyularak düzenlendiğini, davacı tarafın, müvekkili ...ın annesi olup; bu şirketteki hissesini tamamen hür iradesi ile oğlu davacı ... ve kızı ...'ya devir ettiğini, bu davayı da müvekkili ile ihtilaf halinde bulunduğu oğlu olan ...nin yönlendirmesi ile yaptığını, davacının kendi iradesi ile hareket etmediğini, bu açılan davalardan bile haberdar olmadığı gibi rızası da bulunmadığını, dava dışı ...nin, aile içerisinde babasının ve annesinin tüm mal varlığını üzerine geçirmek suretiyle onları tabiri caizse dolandırdığını ve bundan dolayı itiraf metnini imzaladığını, davacı ...'ün dava dışı oğlu ...'nin bu usulsüzlüklerini öğrendikten sonra ... tarafından tüm hisselerinin annesi ...'e devredilmesi kararının alındığını, bu devir yapılma sürecinin tamamen ...nin usulsüzlükleri sebebiyle annesine yapıldığını, davacı annenin de daha sonra kendi özgür iradesi ile kendisine ait hisselerin tamamını eşit bir şekilde dava dışı kızı ...ve oğlu ...'a devir etmek suretiyle devir işlemi gerçekleştirdiğini, bu işlemlerin sanki müvekkili tarafından organize edilmiş gibi gösterseler de ... ve ...'nin dahil olduğu whatsap yazışmalarında bu durumun herkesin bilgisi dahilinde yapıldığını, aradan geçen yıllar içerinde aile arasında ihtilafın derinleştiğini ve ... tarafından yapılan bir takım hileli işlemlerle 2024 yılında davacının annesi tarafından ...a verilen hisselerin geri verilmesi için bir süreç yaşandığını ve yaşanan bu süreçte müvekkilinin iradesi fesata uğratılmak suretiyle 4 payın dava dışı ...ye müvekkili ... tarafından devir edildiğini, müvekkilinin bu hisseleri daha sonrasında taraflar arasında görülmekte olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından irade fesatı ile ...'ten ...'e 4 payının devri ile gerçekleşen ve dava konusu olan sürecin yaşandığını, taraflar arasında akdedilen devir sözleşmesinin geçerli ve bağlayıcı olduğunu, 11/10/2019 tarihli devir sözleşmesinin tarafların serbest ve özgür iradeleri ile yapıldığını, davacının tüm hisselerinin kendi iradesiyle çocukları arasında paylaştırıldığını, aradan yıllar geçtikten sonra, sırf aile içi husumetlerden kaynaklı olarak “irade fesadı” iddiasıyla sözleşmenin iptalini istemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde "davalılardan... tarafımıza gönderdiği cevabi ihtarnamede, işlemin açıkça hileli olduğunu, anneleri olan davacıyı kandırdıklarını ve hisselerini bu yolla edindiklerini adeta itiraf ettiğini" beyan ettiğini, ...'ın taraf olmadığı gibi...'nın bu beyanlarının müvekkili bağlamasının beklenemeyeceğini, davacı tarafın dilekçesinde, dava dışı ...’ın ihtarnameye verdiği cevabı adeta “itiraf” gibi sunduğunu, ancak bu beyanın yalnızca ... ...’ın kendi iradesini bağladığını, davalılar ... ve ... açısından hiçbir geçerliliği bulunmadığını, ...'nın bu devirlerin hileli olduğunu iddia edip; hisseyi halen devir etmemiş olmasının da niyetinin bu davada yalnızca müvekkiline karşı bir art niyet taşıdıklarını açıkça gösterdiğini, davanın, dava dışı ... ve ...'nın fikir ve eylem birliği içerisinde olduğunun en açık delili müvekkili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında delil olarak sunulan ve aile arasında yaşanan bir takım ihtilafların çözümü kapsamında iptali talep edilen 13/01/2024 tarihli Anlaşma Protokolü ve yine ... ... tarafından hazırlanan ve müvekkiline gönderilen "Ortak Mutabakat Metni" başlıklı ..., ... ..., ... ... imzasına açılan metinlerden açıkça anlaşılacağı üzere bu hisselerin devir edildiğinin tüm taraflarca bilindiği ve bu konuda muvazaaya ilişkin hiç bir durumun gündeme gelmediğini, dava dışı ... ...'in, annesini davalı oğluna karşı sürekli olarak kışkırttığını ve bu davaları açması konusunda tüm yönlendirmeleri yaptığını, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacı tarafın, kendi rızası doğrultusunda devir ettiği hisseye ilişkin kar payı talebinin yersiz olduğunu, davacının 5.000 TL belirsiz alacak adı altında kar payı talep ettiğini, ancak davacının 11/10/2019 tarihinden sonra şirkette ortaklık sıfatını kendi rızası ve onayı ile kaybettiğini, ortaklık sıfatı bulunmayan davacının kar payı talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları bir arada değerlendirildiği gerekçesiyle, davacının davalı ...'e karşı açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının diğer davalılara karşı açmış olduğu davasının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davanın müvekkili davalı ... yönünden hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddedilmesi sonucunda; davalı müvekkili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davanın dava şartı eksikliği olan hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddedilmesi sonucunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın diğer müvekkili davalı ... yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi sonucunda; mahkemece yine maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ... ve davalı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin istinaf sebeplerine ilişkin olarak, yerel mahkemenin iddialarının sonradan öğrenilen hile, aldatma olayına dayanılmadığı, bu yönde ispat edilmediği gerekçesine dayanılarak sözleşme tarihi (11/10/2019) esas alınması suretiyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesine dayanıldığını, oysaki 11/10/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hile (aldatma) unsurunun, birden fazla evrakın üst üste konularak imzalattırılması şeklinde ve en üstte bulunan evrak mucibince vekiledende sanki “diğer hissedar olan oğlu ... ...in sahibi olduğu hisseleri kendisinin devraldığı” inancı yaratılarak yapıldığını, ancak hisseleri devralmadığını aksine uhdesinde bulunanları devrettiğini, iradesinin bu yolla sakatlandığını ve nihayetinde vekiledenin iradesi hilafına hukuki sonuç doğuracak şekilde ve aldatma yoluyla kendisinde bulunan tüm şirket hisselerinin davalılara geçtiğini, müvekkilinin sözleşmeyi imzaladıktan sonra halen hisselerinin uhdesinde olduğunu düşündüğünü, buna istinaden müvekkilinin 19/03/2024 tarihli bir yazı ile şirket yönetiminden bilgi-malumat talebinde bulunması sonucu ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. nezdince herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine davacının, ....Noterliği'nin 12/11/2024 tarih ve ... sayılı ihtarname ile bilgi-malumat talebinde bulunduğunu, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından.... Noterliği'nin 22/11/2024 tarih ve ... sayılı ihtarnameye cevap yazısı ile söz konusu yazıda “devir işlemi sonrası şirket ile herhangi bir ortaklık ilişkisinin kalmadığı” kendisine bildirildiğini, dolayısıyla davacının hileli yol ve yöntemlerle uhdesinde bulunan hisselerinin davalılara geçtiğini bu aşamada öğrendiğini, müvekkilinin bu hukuksuz devir işlemini ıttıla tarihi de bu cevabi yazıyı tebellüğ tarihi olduğunu, akabinde davacının, davalı ... gerekse dava dışı ... ...'a gönderilen .... Noterliği'nin 16/12/2024 tarih ve ... sayılı ihtarname ile 11/10/2019 tarihli devir sözleşmesinin irade fesadı (aldatma/hile) sebebiyle ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş.’deki hissesinin devredilmesinin istendiğini, davalı ...'in ihtarnameye yönelik herhangi bir cevap vermediğini, ancak dava dışı ... ...'ın posta yolu ile göndermiş olduğu ihtarnameye cevap yazısı ile işlemin açıkça hileli olduğunu, anneleri olan davacıyı kandırdıklarını ve hisselerini bu yolla edindiklerini adeta itiraf ettiğini, müvekkilinin ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’de şirket ortağı ve pay sahibi iken 11/10/2019 tarihli devir sözleşmesiyle hisselerinin tamamını oğlu ... ve kızı ... ...’a devrettiğini, ancak söz konusu devir işleminin hileli olduğunu, müvekkilinin ilerlemiş yaşı ve devralan evlatlarına güveni, davalı devralanlarca kötüye kullanıldığını, bu suretle sakatlandığını ve müvekkilinin bu yolla aldatılarak tüm hisseleri elinden alındığını, dava dilekçesi eki olarak sunulan dava dışı ... ... ile müvekkili arasında düzenlenen arabuluculuk son tutanağı ile tarafların anlaştığının sabit olduğunu, akabinde iş bu davanın 19/08/2025 tarihinde açıldığını, hukuksuz olan 11/10/2019 tarihli devir işleminin, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen .... Noterliği'nin 22/11/2024 tarih ve ... sayılı ihtarnameye cevap yazısı ile öğrenildiği, bu nedenle ıttıla tarihinin de bu cevabı yazının tebellüğ tarihinin esas alınması gerektiğini, bu sebeple hak düşürücü süresi içerisinde açılan iş bu davanın, hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin istinaf sebeplerine ilişkin olarak; müvekkilinin 11/10/2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin hile (aldatma) yolu ile davalı ...'a devredildiği, akabinde davalı ... tarafından da 30/05/2024 tarihinde eşi davalı ...'e hisse devir sözleşmesi ile aynı oranda hissesini devrettiğini, davalı ... ile diğer davalı ...'nın evli olduklarını, davalı ...'nın, müvekkili ile diğer davalı ... arasındaki 11/10/2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin hile (aldatma) yolu ile eşi...'a devredildiğini bilebilecek konumda olup, salt kötü niyetli olarak hisseyi kaçırmak kastıyla eşi ile aralarında hisse devir sözleşmesi düzenlenmesi suretiyle birlikte hareket edildiğini, diğer bir deyişle davalı ...'ın geçersiz bir sözleşme ile müvekkilinden devraldığı payın (hisse) aynı oranda diğer davalı ...'e 30/05/2024 tarihli hisse devir sözleşmesi ile kötü niyetli olarak devrettiği bu nedenle davalıların birlikte hareket ettiklerinin ortada olduğunu, davalıların eş olmaları ve dava açılmadan önceki yakın bir zamanda yapılmış olması gözetildiğinde davalıların iyi niyetle hareket etmediklerinin ortada olduğunu, açık bir şekilde muvazaaya dayalı mal kaçırma işlemi olduğunu, talep edilen hukuki sonucun doğrudan davalı ...'in mülkiyetinde bulunan hisseyi etkilediğini, davalı eşler arasındaki 30/05/2024 tarihli hisse devir sözleşmesi nedeniyle, davalı ... tarafından müvekkilinden hile/aldatma yolu ile devraldığı hisseyi aynı oranda ve muvazaalı olarak eşi olan davalı ...'e devrettiğini, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, aldatma hukuksal nedenine dayalı hisse devir sözleşmesinin iptali ile alacak talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesinde "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz." hükmüne yer verilmiştir. Öncelikle hile (aldatma) nedenine dayalı bir davanın dinlenebilmesi için ileri sürülen vakıaların hile olarak kabul edilmesi ve akdin diğer tarafının hile yaptığının ispatlanması gereklidir. YHGK'nın 15.12.2004 tarih ve 14-558 E, 4-722 K; 09.02.2005 tarih ve 1-7 E, 47 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede yanıltma sözkonusudur. Hile koşullarının varlığı halinde aldatılan taraf, hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Bunun yanı sıra, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması da hiçbir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def'i yahut dava yoluyla bu hak kullanılabilir. Eldeki davada, iptali talep edilen ilk hisse devir sözleşmesi 11/10/2019 tarihinde yapılmış, dava ise 19/08/2025 tarihinde açılmıştır. Ancak davacı taraf, hisse devir sözleşmesi yapma iradesinin bulunmadığını, başka evraklar arasında sözleşmenin kendisine hile ile imzalatıldığını, şirketin 22/11/2024 tarihli ihtarname cevabı ile hissesinin devredildiğini öğrendiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının aldatılmadığını, sözleşme esnasında devirden haberdar olduğunu savunmuştur. Hile ve hilenin öğrenildiği tarih her türlü delille ispat edilebilir. O halde, ilk derece mahkemesince, iddia edilen hilenin (hisse devri yapıldığının) öğrenildiği tarih hususunda taraf delilleri toplanıp tanıklar dinlenildikten sonra karar vermek yerine, taraf delilleri toplanılmaksızın, davacının sözleşme imzalandığı tarihte sözleşmeden haberdar olduğu gerekçesiyle davalı ... açısından hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, davalı ... vekilinin cevap dilekçesinin ekinde sunulan, davacı asilin adı ve imzası bulunan 20/08/2025 tarihli evrakta, davacı asilin hisse devirlerinin bilgisi dahilinde olduğu, açılacak davalara rızası bulunmadığı beyan ettiğinden, davacı asilin sunulan evrakın içeriği hususunda HMK'nın 169 ve devamı maddeleri uyarınca isticvap edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, davacı tarafça davalı ... tarafından davacıdan devralınan hisselerin, diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devredildiği iddiasıyla davalı ...'nın hisselerinin iptali talep edilmesine göre, deliller toplanarak esas hakkında karar vermek yerine, davalı ... açısından davanın husumetten reddi yerinde olmamıştır. Kabule göre de, tensip zaptı ile tespit edilen dava değeri miktarında eksik harcın tamamlatılmasına rağmen kendisine vekille temsil ettiren davalılar lehine dava dilekçesinde belirtilen dava değeri ile bağlı kalınarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan 1.464,00 TL istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/03/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.