T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/837 - 2025/1043 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/837 KARAR NO : 2025/1043 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2024 NUMARASI : 2023/368 Esas - 2024/382 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/09/2025 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/837 - 2025/1043 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/837 KARAR NO : 2025/1043 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2024 NUMARASI : 2023/368 Esas - 2024/382 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23/09/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2022 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken davacı sürücü ...'ın yönetiminde bulunan ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının bu kaza sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle 140995844 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 24.08.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine tazminat talepli olarak başvuruda bulunulduğunu, ancak ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100TL kalıcı iş göremezlik, 100TL geçici iş göremezlik ve 100TL bakıcı giderinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30/04/2024 tarihli talep artırım dilekçesinde; 75.804,99-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 16.501,05-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 3.397,28-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 95.703,32TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartı yerine getirilmeden davanın açıldığını, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin davalının sorumluluğunda olmadığını, SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, davalının sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müterafik kusurun söz konusu olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 15/07/2022 tarihinde ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet arasında meydana gelen trafik kazasında, davacı ...'ın %25 oranında, ...'nın ise %75 oranında kusurlu oldukları, davacının %1 kişisel engelinin oluştuğu, 4 ay süre iş göremez olduğu ve 3 hafta süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, 3 hafta bakıcı ihtiyacına istinaden 3.397,28TL bakıcı gideri, 4 ay iş göremezlik süresine istinaden 16.501,05TL geçici iş göremezlik zararı ile %1 engellilik oranına istinaden 75.84,99TL sürekli iş göremezlik zarar hesabı yapıldığı, belirlenen bedelin poliçe limitleri kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile toplam 95.703,32-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 15.07.2022 tarihinde, dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile davacı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosikletin ön kısımlarına kendi aracının sol arka ve tampon kısımlarıyla çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, meydana gelen olayda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin yaralanma sebebiyle ameliyat geçirdiği gibi sürekli iş göremezliğinin oluştuğunu, istinafa konu yerel mahkeme kararındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen tazminatın değişen koşullara bağlı olarak ileride artması halinde fazlaya ilişkin kısım için araç sürücüsü ve işletenine veyahut başkaca sorumlulara karşı açılacak olan davada asgari ücret değişikliği sebebiyle yapılacak olan bakiye maddi tazminat hesaplamasında miktarı değişecek maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, yerel mahkeme nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olan tazminat miktarının araç işleten ve sürücüsü veyahut başkaca sorumlular bakımından kazanılmış hak olmadığını, asgari ücret kamu düzenine ilişkin olduğundan resen uygulanacak olması nedeniyle; asgari ücret değişikliği sebebiyle artacak olan her türlü tazminata ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, mahkemece davanın tam kabulüne karar verildiği halde, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 10.11.2023 tarihli adli tıp raporuna ilişkin 1.710TL adli tıp rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmediğini ileri sürerek, kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, üniversitelerden alınan raporların yeterli olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömür süresinin 4 yıl fazla hesaplandığını, raporda davacının muhtemel ömrünün 11.10.2071 tarihinde sona ereceği belirtilmesine rağmen hesaplamaların 11.10.2075’e kadar yapıldığını, ayrıca Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK’nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı hususlar resen gözetilmiştir. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 15/07/2022 günü saat 11.40 sularında dava dışı ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Ototamirciler 1. Sokak üzerinden seyir halindeyken Otomobilciler 1 Sokak ile Tabakhaneler Caddesi kavşağına geldiği esnada, Tabakhaneler caddesi üzerinden seyrederek Şehit Uzman Çavuş Hakan Akyurt Caddesi istikametine seyretmekte olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarına kendi aracının sol arka tampon ve çamurluklarıyla çarpması ile kazanın meydana geldiği ve söz konusu kazada davacının yaralandığı anlaşılmıştır Bu olay nedeniyle ... hakkında Burdur Asliye Ceza Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda taksirle yaralama suçu nedeniyle cezalandırılmasına (adli para cezası) karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının yaralanmasına ilişkin olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.11.2022 tarihli raporda, kaza nedeniyle davacının sol ön kol radius kemiğindeki kırığa bağlı olarak plak vida uygulanmak suretiyle ameliyat edildiği, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kişinin engel oranının %1 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 hafta süresince başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu mütalaa edilmiştir. Meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için alınan 07/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının %25 oranında, davalının ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının talep ettiği zarar kalemlerinin hesaplanması için ilk derece mahkemesi tarafından aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulaması da dikkate alınarak hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi doğrultusunda hesaplama yapılması yöntem itibariyle doğrudur. Ancak; 1-Hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda 27/09/1997 doğumlu davacı ...’ın kaza tarihi olan 15/07/2022 tarihi itibariyle TRH 2010 Erkek Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün 49 yıl 02 ay 26 gün olduğu ve 11/10/2071 tarihine kadar yaşayacağı tespit edildiği halde, 11/10/2075 tarihine kadar hesaplama yapılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi doğru değildir. 2-“7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde İstisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla bu tarihten itibaren ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmektedir. Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen bir miktar olup, "ücretin belirlenmesinde, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, bu indeksler yoksa geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurur." (Asgari Ücret Yönetmeliği m.7). Asgari ücretin belirlenme şekli, amacı gözetildiğinde, kişi çalışsın ya da çalışmasın net açıklanan rakam kadar bir gelirin hayatını idamesi ve temel ihtiyaçları için gerekli olduğu kabul edilmelidir. Belirlenen asgari ücrete, yasa koyucu tarafından vergi istinası getirilmiş olması, Komisyon tarafından asgari ücretin belirlenmesinde esas alınan bir kriter olup, dolayısı ile net asgari ücrete etki edecek vergi istisnasının çalışmayanlar için uygulanmaması şeklinde bir ayrım, yasal düzenleme ve asgari ücretin belirlenme şekli ve amacı ile bağdaşmayacaktır. Nitekim Yargıtay 4 H.D. 2023/2944 E. 2025/2078 K. sayılı kararında; "25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.Buna göre davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden sonra ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken dosyaya eklenen ve denetlenebilir olmayan mevcut haliyle de davacının aktif dönem tazminat hesabında asgari geçim indirimli olarak hesaplama yapıldığı anlaşılabilen rapora göre karar verilmesi de doğru olmamış, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir." denilerek, açıklanan asgari ücretin asgari geçim indirimi ilaveli bir ücret olmadığı kabul edildiğinden, pasif dönem için de indirimi gereken gelir vergisi, damga vergisi, yahut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere AGİ indirimi mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, açıklanan asgari ücretten varsayımsal olarak belirlenen orana göre gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek, çalışmayan kişilerin hayatlarını idamesi ve temel ihtiyaçlarını daha az miktarla sağlayabileceği kabul edilerek, pasif dönem gelirinden, vergi indirimi yapılarak hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davalı tarafın sair, davacı tarafın tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin duruşma yapılmadan KABULÜ ile; Ankara 11Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 31/05/2024 gün ve 2023/368 Esas, 2024/382 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 6.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma nedenine göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/42668 Esas sayılı dosyasına yatırılan 175.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.