Başvuru, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, ıslah talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, ıslah talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 14/5/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvurudan Önceki SüreçBaşvurucular, 30/8/1999 tarihinde Adana-Tarsus otobanında geçirdikleri trafik kazasında yaralanmışlar, kazaya neden olduğunu iddia ettikleri F.K.ye ve aynı zamanda sigorta şirketine karşı 12/4/2000 tarihinde Adana Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açmışlardır. Yine başvurucular 14/6/2007 tarihinde Adana Asliye Hukuk Mahkemesinde araç sürücüsü F.K.ya karşı maddi tazminat davası açmış, bu dosya Adana Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasıyla birleştirilmiştir. Yargılamada 30/3/2009 tarihinde kesin sağlık raporları alınmış, hesapbilirkişisinin 22/2/2011 tarihli raporunda maddi zarar miktarları tespit edilmiştir. Başvurucular 28/3/2011 tarihli dilekçelerinde, bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarlarına göre davayı ıslah etmişlerdir. Adana Asliye Hukuk Mahkemesi 7/4/2011 tarihli kararında, başvurucuların davalı F.K.ya karşı açtıkları manevi tazminat talebini kısmen kabul etmiş, sigorta şirketinin poliçe kapsamına göre manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalı açısından manevi tazminat talebini reddetmiştir. Başvurucu MuratDemirkıran açısından 527,56 TL tedavi bedeli, 000 TL iş gücü kaybı, 440,64 TL iki aylık gelir kaybı olmak üzere toplam 968,20 TL; başvurucuSerpil Bayram açısından 500 TL iş gücü kaybı, 500 TL tedavi bedeli olmak üzere 000 TL ve her iki başvurucu için toplam 968,20 TL tazminattan davalı sigorta şirketinin poliçe limitinden kalan sorumluluğu dikkate alınarak 440 TL'sinin davalı sigorta şirketinden ve davalı F.K.den tahsiline, kalan 528,20 TL maddi tazminatın davalı F.K.den tahsiline karar vermiş; başvurucuların fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ıslah ile arttırılan miktarını isezamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 9/10/2012 tarihli ilamında belirtilen "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Fehmivekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sairtemyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketinin29/12/2005tarihinde davacılara ödediği 560 TL (000 + 560 TL)'nin ödeme kalemi tespit edilmeden mahkemece bu ödemenin iş göremezlik/tedavi gideri kaleminden olduğunun kabulü ile bu zararlara ait 000 TL olan poliçe limitinden mahsubuna ve davalı sigorta şirketinin bakiye limit 440 TL den sorumlu olduğuna karar verilmesi isabetli değildir. Mahkemece yapılacak iş davalı sigorta tarafından yapılan 560 TL'lik ödemenin hangi kalemden yapıldığının tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçe ile kısmen bozulmuştur. Başvurucuların karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 6/2/2014 tarihli kararında belirtilen "Yargıtay ilamı, davacı vekiline 11/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekili karar düzeltme dilekçesini 15 günlük yasal karar düzeltme süresi geçtikten sonra 15/3/2013 günü vermiştir. Bu nedenle davacının karar düzeltme isteminin... süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçe ile reddedilmiştir. Ret kararı 21/4/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, 14/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B.Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç Mahkeme kararının kısmen bozulması üzerine 12/5/2016 tarihinde yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararda, Mahkemenin 7/4/2011 tarihli ilamının E.2000/334 sayılı asıl davadaki manevi tazminat ve Adana Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2007/241 sayılı davasında başvurucuların maddi tazminat talepleri yönünden kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, E.2000/334 sayılı dosyası açısından başvurucuların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Karar 29/6/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş ve 16/7/2016 tarihinde temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.