8. Hukuk Dairesi 2020/704 E. , 2021/2118 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmi…
**8. Hukuk Dairesi 2020/704 E. , 2021/2118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi vekili gelmedi, karşı taraftan davalı alacaklı vekili Av. ... ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, 26.08.2013 tarihinde yapılan hacizde müvekkiline ait granit mermerlerin haczedildiğini, mermerleri haciz tarihinden çok önce satın aldıklarını ve bedelini de ödediklerini iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 17.11.2016 tarihli ve 2014/22809 Esas, 2016/15799 Karar sayılı ilamı ile, haczedilen mahcuzların davacının dayandığı faturada belirtilen mal olup olmadığı, faturaların ticari defterlere işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, borçlu ile üçüncü kişi arasında ticari ilişki olduğunu gösteren cari hesap bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması, ayrıca haczin yapıldığı açık alanın tarafların iş yerine olan yaklaşık mesafesinin zabıta aracılığı ile belirlenmesi gerektiğinden bahisle araştırma bozması yapılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak haczin boş bir arsada yapıldığı,hacze konu menkullerin borçlu şirketten satın alındığına dair beyan karşısında üçüncü kişinin sicil ve vergi kayıtlarındaki adresi olmadığı gözetilerek İİK’nin 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, davalı alacaklı taraf ile takip borçlusu arasında hacze konu mermerlerle ilgili alım satım bulunduğu, vergi kayıt cevabına göre de istihkak iddiasının kesin inandırıcı ve güçlü delillerle davacı tarafça kanıtlanmadığı, kaldı ki kabule göre de iş yeri ve menkul devri olduğu iddiası değerlendirilecek olsa dahi, devir iddiası yönünden Borçlar Kanunu’na göre iyiniyetli üçüncü şahısların alacaklarından devreden ve devir alanın 2 yıl boyunca müteselsil olarak sorumlu tutulacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.