Başvuru, telefon görüşme formlarının verilmesi talebinin cevapsız bırakılması üzerine yapılan şikâyet başvurusunun infaz hâkimliğince esastan incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, telefon görüşme formlarının verilmesi talebinin cevapsız bırakılması üzerine yapılan şikâyet başvurusunun infaz hâkimliğince esastan incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/1/2021 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) tespit edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen silahlı darbe teşebbüsü ertesinde terör örgütü [Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)] üyesi olduğu isnadıyla 18/8/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Yapılan yargılamada Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 4/10/2017 tarihli kararıyla dört kez müebbet hapis cezasıyla tecziye edilen başvurucu, hâlen hükümözlü olarak Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu 3/12/2020 tarihinde İnfaz Hâkimliğine yaptığı şikâyette Düzce Cumhuriyet Başsavcılığından 25/3/2020, 30/4/2020, 13/7/2020 ve 19/10/2020 tarihlerinde Anayasa Mahkemesine sunulmak üzere İnfaz Kurumunda yaptığı telefon görüşmeleriyle (6/10/2017 ile 1/8/2019 tarihleri arasındaki) ilgili formların bir suretinin tarafına verilmesini istediğini ancak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca talebine olumlu veya olumsuz bir cevap verilmeyip talebinin zımnen reddedildiğini belirterek 6/10/2017 ile 1/8/2019 tarihleri arasındaki telefon görüşmelerine dair tutanakların tarafına gönderilmesini talep etmiştir. Düzce İnfaz Hâkimliği 4/12/2020 tarihinde başvurucunun talepleriyle ilgili olarak esas yönünden herhangi bir değerlendirme yapmaksızın dilekçenin reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Hükümlünün dilekçesinde belirttiği talebinin ilk aşamada/doğrudan hakimliğimiz görev alanına girip girmediği, zira 4675 Sayılı İnfaz Hakimliği Kanunun ve Maddesinde infaz hakimliklerinin görev kapsamının belirlendiği, Yargıtay Ceza Dairesinin 12/03/2007 gün 2007/3622- 2776 Esas ve Karar Sayılı Kararı ile Ceza Genel Kurulu'nun 2004 gün 2004/1-110; 2004/151 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, İnfaz Hakimliğinin görevlerinin, infaz kurumlarındaki yönetsel işlemleri şikayet yoluyla denetlemekten ibaret olduğu, hükümlünün infaz hakimliğine şikayette bulunabilmesi için öncelikle bulunduğu ceza infaz kurumu idaresi tarafından gerçekleştirilmiş bir işlem veya faaliyetin yapılmış olması gerektiği, ceza infaz kurumu idaresi tarafından herhangi bir işlem veya faaliyet yapılmadan hükümlü tarafından doğrudan infaz hakimliğinden işlem veya faaliyet yapmasının talep edilemeyeceği, aksi bir durumun yukarıda bahsi geçen kanun maddelerine aykırı olacağı,Hakimliğimizin ceza infaz kurumu idaresi ya da Cumhuriyet Başsavcılığı yerine geçerek hükümlüler ile ilgili açığa ayırma veya izin gibi yönetsel işlemler yapma yetki ve görevinin bulunmadığı, İnfaz Hakimliğinin görevlerinin, infaz kurumlarındaki yönetsel işlemleri şikayet yoluyla denetlemekten ve yasa ile verilen görevlerden kaynaklı diğer kısım kararları (5275 Sayılı Kanunun 105/A Maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri gibi) vermekten ibaret olduğu, bu bağlamda hükümlünün talebi ile ilgili olarak öncelikle Ceza İnfaz Kurumu İdaresi ile Cumhuriyet Başsavcılığının bir inceleme yaparak olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi, diğer bir deyişle hakimliğimizce denetlenebilir bir işlem oluşturulması, kararın hükümlüye tebliğini müteakip hükümlü hakkındaki işlem veya faaliyete karşı 15 gün içinde şikayet yoluna başvurursa şikayet başvuru dilekçesi ile ilgili belgelerin hakimliğimize gönderilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Dairesinin 02/05/2016 gün ve 2016/3014-2256 Esas ve Karar ile 25/05/2016 gün 2016/3015-2664 Esas ve Karar sayılı emsal kararlarının da aynı yönde olduğu,4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunun maddesinin fıkrasının aynen; 'Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.Tüm dosya kapsamı bir kül halinde incelendiğinde dosyadaki kabul ve oluşa göre; Hükümlünün talebinin öncelikle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilmesinin gerektiği, talep konusunun infaz hakimliğinin görev alanında kalmadığı anlaşılmakla bu aşamada infaz hakimliğince yapılacak iş ve verilecek bir karar bulunmadığı kanaatine varılmış yukarıdaki kanun maddesi gereğince dilekçenin esasa girilmeden reddine, hükümlünün talebinin öncelikle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden, evrakın Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' Başvurucu anılan karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde; telefon görüşme formlarının tarafına verilmesine ilişkin 25/3/2020, 30/4/2020, 13/7/2020 ve 19/10/2020 tarihli dilekçelerine dokuz ay gibi çok uzun bir süre geçmesine rağmen Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca cevap verilmediğini, başvurularının zımni olarak reddedildiğinin kabulünün zorunlu olduğunu, bu şikâyetlerine ilişkin olarak İnfaz Hâkimliğinin değerlendirme yapmaksızın şikâyetini incelemede görevli ve yetkili olmadığını belirtip ret kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Düzce Ağır Ceza Mahkemesi 6/1/2021 tarihinde İnfaz Hâkimliği kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek itirazın reddine karar vermiştir. Nihai karar, 13/1/2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: "MADDE – İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır: Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahedeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak." 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"MADDE – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır.İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna gidilebilir...."