7. Ceza Dairesi 2021/3678 E. , 2024/463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/541 E., 2016/773 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (14
**7. Ceza Dairesi 2021/3678 E. , 2024/463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/541 E., 2016/773 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ... hapis cezası ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suç eşyasının taşınmasında kullanılan 34 VBU 26 plaka sayılı nakil aracının müsaderesine, katılan kurumlar lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, bilirkişi raporlarının sanığın lehine olduğuna, işyerine ilişkin sunulan lisans, sicil belgeleri, kapasite raporları, TSE ve marka belgelerinin mahkemece yeterince incelenmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın fatura karşılığında yasal olarak yağ satışı yaptığına, madeni yağı akaryakıt olarak kullanımına dair bir tespitin bulunmadığına, el konulan ürünün iade edilmiş olduğuna, analiz raporunda ürünün mineral yağ olduğunun bildirildiğine, sanığın mağdur olduğuna ve açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Malen sorumlu vekilinin temyiz isteği, malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi olduğuna, yasal olarak irsaliyeli yük taşıdığına, el konulan ürünün sanığa iade edilmiş olduğuna, malen sorumlunun kaçak eşya taşıma kastının bulunmadığına, hükmün usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 06.03.2014 günü saat 19.00 sıralarında kolluk görevlileri tarafından temyiz dışı sanık ...'nin sevk ve idaresindeki 34 VBU 26 plakalı tanker şüphe üzerine durdurulmuş tankerde ne olduğu sorulduğunda sevk irsaliyesinde belirtilen 18.520 kg hidrolik yağ olduğunu söylemiş, yapılan kontrolde renk ve kokusundan ürünün saf baz yağı olduğu herhangi bir kimyevi madde ile işlem yapılmadan gümrük çıkışı ile satışa sunulduğu, bu haliyle hidrolik sistem yağı özelliklerini taşımadığının anlaşılması üzerine, Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/935 Değişik İş sayılı kararı ile 18.520 kg ürüne el konulmuştur. 2. TÜBİTAK MAM'dan alınan analiz raporunda; numunede gerçekleştirilen analizler sonucunda numunenin kimyasal I kompozisyonunda organik ve inorganik esaslı tuz, çözücü veya herhangi bir polimerik malzeme varlığına rastlanmamıştır. Bu nedenle söz konusu ürünün “Akışkanlığı Düzenleyici Müstahzar” ojarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varılmış, söz konusu numune ile ilgili olarak elde edilen analiz sonuçları değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin beş numaralı bendinde verilen “akaryakıt” tanımına uymadığı ve teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı’nın 13.08.2013 tarihli yazısında belirtilen hususlar gereği, numunelerin, 5015 sayılı Kanun'da tanımlanan kaçak akaryakıt olabileceği ve yasa dışı yollardan piyasaya sürülerek araçlarda yakıt olarak kullanılabileceği sonucuna varıldığı bildirilmiştir. 3.İnönü Üniversitesi PAL Müdürlüğünden alınan raporda;".. söz konusu numunenin mineral yağ (yakıt ve/veya akaryakıt olarak kullanılabilecek) olduğu belirlenmiştir. Numune doğrudan veya motorin gibi petrol türevi sıvılar ile karşılaştığında akaryakıt olarak kullanılabilir. İnorganik veya polimer katıldığında akaryakıt olarak kullanılması mümkün değildir." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. 4.Sanık ...; Evgoil firmasının sahibi olduğunu, dava konusu olan ürünü Sea Horse (Denizatı) firmasından satın aldığını ve JLT Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine faturalı olarak sattığını, ürünün kaçak olmadığını, faturalı ve belgeli olduğunu, sanık ..., sanık ...' dan faturalı olarak 20.000 kg hidrolik sistem yağı satın aldığını, suça konu akaryakıtın standartlara aykırı olduğunu bilmediğini, hidrolik sistem yağı olduğu anlaşıldığından ürünün kendisine teslim edildiğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin ve malen sorumlu vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. 2.İddianamede müsaderesi talep edilen dava konusu eşya hakkında bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanıklar hakkında 1 yıl 8 ... hapis cezası verilerek ertelendiği halde, kısa süreli hapis cezasının ertelendiğinden bahisle sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. 4. Sanıkların eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve bu suçtan zarar görenin Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun kamu davasına katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2014/541 Esas, 2016/773 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ...müdafii ve malen sorumlu vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.