8. Hukuk Dairesi 2022/4408 E. , 2024/5691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/303 E., 2022/336 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/27 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mah
**8. Hukuk Dairesi 2022/4408 E. , 2024/5691 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/303 E., 2022/336 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/6 E., 2021/27 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Tokat ili ... ilçesi ... Kasabası, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 369 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit edildiğini, kadastro tespit çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespitinin yapılmasının hukuka uygun olmadığını, yıllardır kullanılmayan, imar ihya edilmeyerek zilyetlik şartlarını kaybeden dava konusu taşınmazın sahipsiz duruma düşmekle Hazine adına tespitinin gerektiğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, imar sınırları içinde kaldığını, imar ve ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, tespite itirazlarının kabulü ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalıların 3402 sayılı Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarını süre ve zilyetlik şekli yönünden sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 369 ada 4 nolu parselin kadastro komisyon tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro komisyon tutanağındaki 1 nolu şerhin beyanlar hanesinde gösterilmesine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, keşifte orman bilirkişisi bulundurulmadığı, dosya üzerinden rapor alındığı, bu nedenle orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli olmadığı, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, dava konusu taşınmazın öncesinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereğince imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmadığı, yine çekişmeli taşınmaza komşu olan ve davalı adına tespit edilen eski 4388 yeni 369 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespitine 332 sayılı vergi kaydının esas alındığı anlaşılmasına rağmen anılan vergi kaydının getirtilip uygulanmadığı, hava fotoğrafları, memleket haritaları, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ile kadastro tespit tarihine yakın tarihte çekilmiş uydu fotoğraflarının da getirtilmesi, taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığının araştırılması, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, daha önce rapor sunan bilirkişiler dışında oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla keşif yapılarak denetime elverişli rapor alınması gerektiği gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, özel mülkiyete elverişli yerlerden olduğu, zilyetlik şartlarının sağlandığı gerekçeleriyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın bahçe vasfı ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, fotogrametri bilirkişinin 1953, 1965, 1975, 2006 ve 2011 tarihli hava fotoğraflarını stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu imar tarihi olan 01.05.1992 tarihine kadar taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığını tespit ettiği, ziraat ve inşaat bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, adına tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Davacı Hazine vekili, Kadastro (Tapulama) Komisyonlarınca orman sayılarak tescil harici bırakılan yerlerin orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağını, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğini, yörede orman kadastro çalışmasının yapıldığını ve 2015 tarihinde kesinleştiğini, davalılar tarafından bu tarihten öncesine ilişkin olarak zilyetlikle kazanım iddiasında bulunulamayacağını, dava konusu yerin orman olduğu hususunda kuvvetli karineler bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.