1. Hukuk Dairesi 2009/1209 E. , 2009/2249 K. "" MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 07/02/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazda davalı Belediyenin kayden paydaş olduğunu, anılan taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından özel mülke konu olamayacağını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davalı belediye adına olan tapunun iptali ve kamuya terkini ile el atmanın önl…
**1. Hukuk Dairesi 2009/1209 E. , 2009/2249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 07/02/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazda davalı Belediyenin kayden paydaş olduğunu, anılan taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından özel mülke konu olamayacağını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davalı belediye adına olan tapunun iptali ve kamuya terkini ile el atmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, çekişmeli taşınmazı Belediyenin tasarruf etmediğini dava dışı otele ait yüzme havuzu bulunduğunu, davacı Hazinenin kiraladığını bildirip, davanın reddini savunuştur. Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini ile elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazın 2784/3337 payının davacı Hazine, 553/3337 payının ise davalı Belediye adına kayıtlı olduğu, davacı Hazinenin, 7 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiası ile davalı Belediye payının iptaline yönelik eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tamamının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince belirlenen kıyı-kenar çizgisine göre tanımı aynı yasanın 4.maddesinde yapılan kıyıda kaldığı belirlenerek, dava konusu edilen taşınmazdaki davalı payına yönelik, tapunun iptali ile elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Oysa, taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu ve tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gözetildiğinde, paya yönelik karar verilmesi dolu pafta sistemi ve doğru sicil oluşturulması ilkelerine aykırı düşer. Hemen belirtilmelidir ki, sicillerin oluşturulması ve tutulması kamu düzeniyle ilgili olup, re'sen gözetilmesi gereklidir.