6. Hukuk Dairesi 2023/814 E. , 2024/2312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/163 E., 2022/1232 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/328 E., 2021/695 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuru
**6. Hukuk Dairesi 2023/814 E. , 2024/2312 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/163 E., 2022/1232 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/328 E., 2021/695 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı iş ortaklığı ile, davalı TCDD. 2. Bölge Müdürlüğü Emlak ve İnşaat Servis Müdürlüğü arasında 27.12.2016 tarihinde “Ankara Kayseri hattı Km: 91+535'de Karayolu Üstgeçidi Yapılması İşine Ait Anahtar Teslimi Götürü Bedelli Sözleşme” imzalandığını, yer tesliminin 18.01.2017 tarihinde taraflar arasında imzalanan tutanak ile yapıldığını, iş programının 06.02.2017 tarihinde idareye sunduğunu, idarenin 08.02.2017 tarihli yazıyla Enerji Dağıtım Şirketleri ve Türk Telekom'dan üst geçidin inşaatı için uyuşmazlık konusu üst geçidin inşa edileceği yerden geçen alt ve üstyapı tesislerinin yerinden kaldırılmasını istediğini, davalı idare 14.03.2017 tarihli projesini sunduğunu bildirdiğini ve işin buna uygun yürütülmesini talep ettiğini, gönderilen bu yazı ekindeki uygulama projesinde, işin ihale dokümanında yer almayan sözleşme dışı ikinci bir köprü imalatının bulunduğunun görüldüğünü ve bunun davalı idareye bildirildiğini, bu hususun idareye bildirilmiş olmasına rağmen İdarenin yaklaşık maliyeti hesaplanırken yapıları çalışmalarda ikinci köprüye de yer verildiğini iddia edildiğini, müvekkilleri tarafından 17.04.2017 tarihinde Yüksek Fen Kurulu'na görüş sorulmasının istediği halde, İdarenin ancak 29.01.2018 tarihinde Yüksek Fen Kurulu'na gerekli başvuruyu tamamlayabildiklerini ve böylece işin 9 ay boyunca geciktiğini, ...'a ait Enerji Nakil Hattı kablolarının ve direklerinin deplasesiyle ilgili sorunları çözemediğini, bu hususun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 62/1-c kapsamında idarenin sorumluluğunda olduğunu, işin yapılacağı yer ile ilgili mevzuata uygun şekilde yer teslimi yapılmadığını, köprünün yapılmasının istendiği yerde, köprünün o anki şartlar altında uygulama projesine uygun yapılmasının mümkün olmadığını ve bu sebepler dahilinde davacı tarafın sözleşmeye göre yer tesliminden itibaren 180 gün süresi olan işin iki sene boyunca uzatıldığını, davalının köprünün ...'a ait direklerin üzerine denk geleceğinin göz önünde bulundurmadan projeyi hazırladığını, ihale öncesinde ilgili izin ve muvafakatleri ve sözleşme sonrasında direklerin deplasesi için gerekli tedbirleri almadığını, aradan geçen zamanda meydana gelen fiyat artışı dikkatle alındığında, sözleşmede kararlaştırlan götürü bedelle işinin yapılmasının son derece güç olduğunu, tüm hakkedişlerin Yapım İşleri Genel Şartnamesinde öngörülen usule uygun ihtirazi kayıtla imzalandığını, sözleşmenin uyarlanarak kendilerine fiyat farkı ödenmesi gerektiğini, TBK m. 138'de ve 480/2'de öngörülen uygulama şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, bu nedenle fiyat farkının ödenmesi gerektiğini, eser sözleşmesinin fiyat farkı ödenmeyeceğine ilişkin 14'üncü maddesinin TBK m. 138 ve m. 480/2 hükmü gereği uyarlanarak, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar da yer alan hükümlere göre hesaplanacak fiyat farkı için 60.000,00 TL'nin davalıdan tahsilen ödenmesini ve davalı idarenin sözleşmeye aykırı kusurlu davranışları sebebiyle davacının uğradığı zararı için de 40.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de fiyat farkı alacağına ilişkin talebini 836.582,15 TL'ye, uğranılan zararın tazminin ilişkin talebini ise 259.320,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işe ilişkin 4745 sayılı Kanunda fiyat farkı ödenmesini, mücbir sebeplerin varlığı halinde dahi sözleşme ve idari şartnamede bu hususta düzenleme olması şartına bağlandığını, dolayısıyla davacının fiyat farkı talebinin reddi gerektiğini, davacı ile aralarında imzalanan sözleşmenin Kamu İhale Kanunu kapsamında bir sözleşme olduğunu, bu kapsamda bahsi geçen Kanunun 8. maddesi gereğince fiyat farkına ilişkin değişiklik yapılamayacağını, ihaleye dahil olmadığı iddia edilen ve sözleşmenin uyarlanmasına dayanak gösterilen “U Dönüşü” işi hususunda da % 10 keşif artışıyla yüklenici ile uzlaşıldığını, davacının basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzaladığını ve süreç sözleşme, ve mevzuata uygun olarak işletildiğini, yapılacak ilave iş için % 10 tutarında iş artışına gidilerek uzlaşıldığı halde bir de sözleşmenin uyarlanmasının istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde hak edişlerin ihtirazi kayıtla imzalandığı belirtilse de yapılan işlerin ayrıntılarını günü gününe kayıt altına almak için örneklerine göre; şantiye günlük defteri, röleve ve ataşman defterlerinin yüklenici ile birlikte yapı denetim görevlisi tarafından tutulduğunu, yüklenicinin bu defterleri imzalamak zorunda olduğunu bu sebeple yüklenicinin bu belgelerle defteri imzalamış olmakla içindekileri ve yapılan hesapların doğruluğunu kabul etmiş olacağı sonucunda somut olayda geçerli bir ihtirazi kayıttan bahsedilemeyeceğini, tazminat talebinin yerinde olmadığını, iddia edilen masraf kalemlerinin 1,5 yıl boyunca boş yere yapılmış olduğunu ve bunun kusurunun idareye ait olmadığını, ticari faiz talebine de itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işin 527 gün uzadığı, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamaya göre; toplam maliyet artışının % 44 oranında olduğu, bu hesaplamaya göre artan maliyetlerin dürüstlük kuralları çerçevesinde katlanılması mümkün olmayan maliyetler olduğu ve artan maliyetlerin talep edilebilmesi için borçlunun kusurundan kaynaklanması gerektiği, bilirkişi heyetinin yaptığı tespite göre; dava dışı ...’ın sözleşme konusu inşaat işinin yapılacağı yerde 170.000 volt yüksek gerilim hattının geçtiği ve bu hattın ihale konusu projede yer alan köprü yakaları altındaki kazıkların güvenli bir şekilde yapmasını engellediği, ayrıca köprü ayağının yapılacağı yerde GSM firmasına ait baz istasyonunun olduğu, ihale evrakı arasında yer almamasına rağmen U dönüşü yapımına ilişkin uygulama projelerinin sonradan yükleniciden yapılmasının talep edildiği, tüm bunların da işin zamanında yapılmasını engellediği, buna göre davaya konu işin ihale aşamasından önce davalı idarece inşaatın yapılacağı yerdeki altyapılara ilişkin deplase vb. sorunları halletmeden bu şekilde ihaleye çıkıldığı, davacı yükleniciye de yer tesliminin bu şekilde yapıldığı, enerji iletim hattı nedeniyle inşaatın yapılmasına elverişli olarak teslim edilmeyen yerin tesliminde çözüm olarak İdarenin 07.04.2017 tarih ... sayılı yazılarında kazık sayısı arttırılmak koşulu ile kazık boyaları 30 metren 20 metreye düşürdüğü; daha sonra ise 22.12.2017 tarih ... sayılı İdare yazısında kazık boylarının daha önce 20 metreye düşürülmek suretiyle projenin revize edildiğini, ancak ENH altında yapılacak imalatlar için ...’tan enerjinin kesilesi istenmesine rağmen ...’ın enerjiyi Eylül ayının 2. Haftasında kesebileceğini bildirmesi nedeniyle bütün ayakların mini kazık olarak revize edildiği, dosyadaki mukayeseli keşiften kazıkların mini kazık olarak revize edildiği ve uygulamanın bu şeklide yapılarak enerji nakil hattından kaynaklı sorunların bertaraf edildiği, şu halde idarenin işin yapılmasına elverişli şekilde yükleniciye teslim ettiği tarih 22.12.2017 tarih ... sayılı yazının yükleniciye tebliğ edildiği tarih olduğu, buna göre davalının işin gecikmesinden sorumlu olduğu, esasen bu sorumluluğunu sözleşmenin 18.1 maddesinde yer alan cezai müeyyideyi uygulamadan verilen süre uzatımları ile de kabul ettiği, bu süre uzatımlarına göre revize iş programını imzaladığı, sözleşmede fiyat farkı verilmeyeceği belirtilmişse de, gecikmeden kaynaklı oluşan ilave mali külfetleri dürüstlük kuralları çerçevesinde idarenin yükleniciye ödemek zorunda olduğu, bu nedenle yüklenicinin uyarlama talebi ve buna bağlı fiyat farkı talebi ile şantiye giderlerine ilişkin talebinin yerinde olduğu, sözleşme eki dokümanları arasında yer alan YİGŞ göre yüklenici davacının, bütün hakkedişleri itirazı kayıtla imzaladığı, bu kapsamda davacının, dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre; TBK'nın 138 ve 480/2. maddeleri kapsamında uyarlama talebi doğrultusunda, davacı iş ortaklığının gecikmeden kaynaklı talep edebileceği fiyat farkı alacağının 796.578,79 TL olduğu, işin gecikmesinden dolayı, personel gideri ve buna bağlı yemek gideri (Mühendis, yemek, topoğraf, akaryakıt), sigorta ve teminat giderleri (All risk, teminat), araç kirası ve akaryakıt, ev ve ofis kirasından oluşan davacı yüklenicinin genel gider zararının 126.120,00 TL olduğu belirtilerek toplam 922.698,79 TL'nin işin teslim tarihi olan 01.03.2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, raporun hükme esas alınamayacağını, fiyat farkı hesabında sözleşme gereği işin bitim tarihindeki endeksin esas alınması gerektiğini, esas proje kapsamında kalmayan ilave işe ilişkin keşif artışından bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin şantiye ve ofis binaları için yapmış olduğu giderlerin sözleşme gereği kendilerine ödenmesi gerektiğini, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; fiyat farkı ödemesi yapılmasının sözleşme ve idari şartnamede bu hususta düzenleme olması şartına bağlandığını, YİGŞ'de yüklenicinin işin uzaması halinde itiraz ileri süremeyeceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin uyarlanmasının istenilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacıların basiretli bir tacir gibi hareket etmediklerini, yüklenicinin demir fiyatlarının kur artışına bağlı olarak yükselmesinden dolayı işe başlamaktan imtina ettiğini, mütefarik kusur değerlendirmesi yapılması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları arasındaki temel farkın; birinci bilirkişi heyeti raporunda fiyat farkı hesaplanırken, Temmuz 2017 endeksinin, ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise, Ağustos 2017 endeksinin esas alınması; birinci bilirkişi heyeti raporunda davacının şantiye masrafları talebinin tamamı ile, kabul edilmesine rağmen ikinci bilirkişi heyeti raporunda bunlardan şantiye şefi, ev ve ofis kirası giderlerinin şantiye gideri olarak dikkate alınmaması hususlarından kaynaklandığı, % 9,93 oranında yapılan keşif artışının iş bitim tarihini 18 gün öteleyeceği, buna göre; iş bitim tarihinin 04.08.2017 olması gerektiği, bu durumda fiyat farkı hesabında Ağustos 2017 tarihinin esas alınması ve buna göre fiyat farkı hesaplanması gerektiği, nitekim ikinci bilirkişi heyetinin bu tarihi esas alarak, hesaplama yaptığı, davacının şantiye gideri olarak talep ettiği ev ve ofis kirasının davalıdan talep edilemeyeceği, diğer yandan, henüz inşaata başlanmadan şantiye şefi ve topoğraf'ın inşaat sahasında bulundurulmasının da gereksiz olduğu, bu nedenle, şantiye şefi ve topoğraf giderinin de davalıdan talep edilemeyeceği, ikinci bilirkişi heyetinin değerlendirmeleri ve hesaplamalarının Daire tarafından yerinde bulunduğu, bilirkişi raporları arasındaki kısmi farklılıkların hukuki konulara ilişkin olduğu da gözetilerek, ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek, taraflar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraflar vekillleri temyiz başvuru dilekçesinde istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca fiyat farkının ve gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 470-486. maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, 08.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 100.000,00 TL olan dava değerini 1.095.902,15 TL'ye çıkartmıştır. Mahkemece kabul edilen 922.698,79 TL'nin işin teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmiştir. Ancak hem dava tarihi itibariyle istenen alacak hem de ıslah edilen kısım hakkında davalı taraf daha evvel temerrüde düşürülmediğinden 24.05.2019 tarihli ve 2017/8 Esas, 2019/3 Karar sayılı İBBGK kararı da dikkate alınarak toplam alacağa dava tarihinden itibaren doğru oranlarda avans faizi uygulanması gerekirken tüm bedele teslim tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın diğer temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ ... işin teslim tarihi olan 01.03.2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ... ”ibaresinin çıkartılarak yerine "dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte ..." ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.