Başvurucu, 24/8/2005 tarihinde Adana 6. İş Mahkemesinde açtığı malul olduğunun tespitine ilişkin davanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 24/8/2005 tarihinde Adana İş Mahkemesinde açtığı malul olduğunun tespitine ilişkin davanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 21/11/2013 tarihinde Adana Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölümün 14/1/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 5/2/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 24/8/2005 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine Adana İş Mahkemesinde açtığı davada, Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, ağır kalp ameliyatları geçirmesi ve ellerinin titremesi nedeniyle demircilik mesleğini ifa edemediğini belirterek malul olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece, 29/5/2008 tarih ve E.2005/1438, K.2008/661 sayılı kararla; 9/2/2007 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu gereği başvurucunun 8/10/2004 tarihi itibarıyla beden ve çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin tespitine karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 15/10/2009 tarih ve E.2008/13792, K.2009/12940 sayılı ilamıyla; Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Daire Başkanlığının kararı ile Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki olduğu, bu çelişkiyi gidermek için başvurucunun işe başlama tarihinde 2/3 oranında maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve hangi tarihten itibaren 2/3 oranında maluliyete girdiğini tespit etmek için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Adana İş Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, 9/4/2013 tarih ve E.2012/261, K.2013/194 sayılı kararla; başvurucucun Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporuna göre meslekte kazanma gücünü %80 oranında kaybettiği ve 2/3 oranında maluliyetinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9/5/2005 tarihi itibarıyla başvurucunun malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 30/9/2013 tarih ve E.2013/10703, K.2013/17286 sayılı kararıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme yolu kapalı olan hüküm 30/9/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Karar, başvurucu tarafından 25/10/2013 tarihinde öğrenilmiş, gerekçeli karar 6/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 6100 sayılı Kanun’un “Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır.” 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.” 5521 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İş mahkemelerinde şifahi yargılama usulü uygulanır. İlk oturumda mahkeme tarafları sulha teşvik eder. Uzlaşamadıkları ve taraflar veya vekillerinden birisi gelmediği takdirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında hüküm verilir.” 5521 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Bu Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.” 31/5/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Malûl sayılma” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.”