Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.Birinci fıkraya aykırı hareketin doğurduğu hukuki, cezai ve disipline ilişkin sorumluluk saklıdır.
davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davanın TBK'da düzenlenen sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığını, davalı tarafından keşide edilen 22.05.2010 tarih ve 60.000,00 TL bedelli çek ile 19.06.2010 tarih ve 55.000,00 TL bedelli iki çeki ticari ilişki karşılığında aldıklarını, keşidecinin kötü niyetli olarak takip hukukundan kaynaklanan haklarını ileri sürerek çeke ilişkin takip haklarını düşürdüğünü, ancak çeke ilişkin takip hakkı düşen hamilin temel ilişkiye dayalı olarak TTK'nın 730/14. maddesi uyarınca sebepsiz iktisap davası açabileceğini, davalı şirketin 60.000 TL ve 55.000 TL bedelli çeklerde hakkını kötüye kullanarak çek bedellerini ödememesi nedeniyle müvekkilinin 2010 ile 2017 yılları arasında 115.000 TL anaparadan yoksun kaldığını, bu çeklerin ödenmesi halinde şu anda talep edilen toplam 108.439,46 TL faiz yerine müvekkilinin tahsil edeceği anaparayla, yaklaşık 2.000.000 TL gelir elde edebileceğini, paranın zamanında tahsil edilmemesi nedeniyle müvekkilinin kâr kaybı yaşaması karşısında 2010 ile 2017 yılları arasındaki kâr kaybının tespiti ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini; ticari ilişki kapsamında alınan çeklerin şirket yetkilisinin akrabasına ciro edilmeden verildiğini, ibrazda karşılıksız çıkan çekler nedeniyle ve şirket cirosu bulunmadığından şirket çalışanı ... tarafından 55.000 TL bedelli çekin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 60.000 TL bedelli çekin ise Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, ancak ...'nın çekte hak sahibi olmaması nedeniyle Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/328 Esas, 2016/207 Karar sayılı dosyasında ve bu dosyayla birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/187-327 E. K. sayılı dosyasında, davalının ...'ya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, kararın borcun yokluğuna ilişkin olmayıp, takibin, takip hukukuna uygun yapılmaması nedeniyle iptaline ilişkin olduğunu, davalının ...'ya değil müvekkiline borçlu olduğunu, bu kişinin de parayı tahsil etmesi halinde müvekkiline vereceğini, ancak bu çekler nedeniyle davalının hala müvekkiline borçlu olduğunu, davalının bu çekleri düzenleyerek, ...Kalıp Otomotiv... Ltd. Şti.'ne verdiğini, lehtar cirosuyla da çeklerin müvekkiline geçtiğini, Bakırköy 3.ATM'nin 2014/328 Esas sayılı dosyasında çeklerin lehtar tarafından müvekkiline verilmesi nedeniyle, müvekkilinin hak sahibi olduğunun belirlendiğini, ancak müvekkilinin çeklerin çalışanları aracılığıyla iki ayrı icra takibiyle tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilinin mal ve hizmet karşılığı aldığı iki adet çekin bedelinin ödenmemesi nedeniyle keşidecinin sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin kambiyo senetleri ile temel ilişkiye dayanan alacağını tahsil edememesi nedeniyle TTK'nın 644 ve BK'nın 61. maddelerine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsil edilebileceğini, lehtar veya hamilin senede bağlı hakkını kullanamaması nedeniyle keşidecinin senet bedeli kadar zenginleşeceğini, TTK'nın 732. ve TBK'nın 77. maddelerinde düzenlendiğini ileri sürerek, her iki çekin ödenmemesi nedeniyle, davalı yararına oluşan haksız zenginleşmenin tespiti ile faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bu talep kabul edilmediği takdirde, çek bedelleri ile 22.05.2010-08.05.2017 tarihleri arasındaki faiz ve ana para toplamı olan 223.439,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; talebin TTK'nın 732/4. maddesine göre zamanaşımına uğradığını, davacının somut bir delil ileri sürmeksizin kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını, dava dilekçesindeki anlatımlara göre, davacı şirketin ticari teamüllere aykırı şekilde dava konusu çekleri çalışanları olan dava dışı ..., ... ve ...'ya tahsil amacıyla verdiğini beyan ettiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/207 Esas sayılı dosyasında yapılan tüm işlemlerin kötü niyetli olarak yapıldığının belirlenerek müvekkilinin yukarıda belirtilen kişilere borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bunun üzerine davacının, çekler nedeniyle müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğini iddia ettiğini, menfi tespit davalarından sonuç alınmayınca farklı bir kurgu ile bu davanın açıldığını, dava dilekçesinin sekizinci maddesinde çeklerin zamanaşımına uğradığının ikrar edildiğini, dava konusu çeklerin fabrika binası alımına avans olarak dava dışı ... şirketine verildiğini, ancak lehtarın satımdan vazgeçmesine rağmen verilen çekler ve paranın iade edilmediğini, müvekkilince İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/961 Esas sayılı dosyasında lehdara karşı açılan davada, bedelsiz kalan çeklerin iptaline ilişkin verilen kararın kesinleştiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/328 Esas sayılı dosyasında da müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiğini, bu davada ...'nın en başından beri çeklerin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğünü, yargılama sırasında davanın müvekkili lehine sonuçlanacağının anlaşılması üzerine davanın ve savunmanın değiştirilerek, çeklerin davacı şirkete ait olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.