12. Ceza Dairesi 2022/5617 E. , 2024/7251 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E. 2022/216 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından, temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasın…
**12. Ceza Dairesi 2022/5617 E. , 2024/7251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E. 2022/216 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından, temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sinop 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01.06.2015 tarihli 2014/147 Esas, 2015/317 Karar sayılı ilamıyla; TCK'nın 184. maddesinde yer alan imar kirliliğine neden olma suçundan sanığın suç tarihi olan 07.02.2013 tarihinde söz konusu yeri işletmediği, bilirkişi raporunda aykırılığın giderildiği gerekçesiyle CMK 223/2-b bendi gereğince beraatine karar verildiği, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 20.01.2020 tarihli ve 2014/147E karar sayılı ilamıyla ; "Davaya konu yerin Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 23/10/1987 tarih ve 3771 sayılı Kararları ile belirlenen koruma alanı içerisinde kaldığının iddianamede belirtilmesi nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan da kamu davası açılmış sayılmasının gerekmesi karşısında, öncelikle sanığın bu işyerinin yapılmasından sonra işletmesini devraldığı savunması da gözetilerek, izinsiz imalatın sanık tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması, başkası tarafından yapılmış olması halinde yapan kişinin tespiti için suç ihbarında bulunularak, dava açılması halinde, her iki davanın birleştirilip tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi, olay yerinde keşif yapılarak, izinsiz imalatın 2863 sayılı Yasaya aykırılık niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre TCK’nın 44. maddesi gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.03.2022 tarihli ve 2020/158E., 2022/216K. Sayılı ilamıyla sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; beraatine karar verilen sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 07.02.2013 tarihli şikayet dilekçesinde davaya konu yapı ve diğer yapılarla ilgili kaçak yapılaşmaların olduğu tarihi sur duvarlarına bitişik olarak kafe ve dükkanların yapıldığının belirtilmesi üzerine görevliler tarafından 27.11.2013 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 23/10/1987 gün ve 3771 sayılı kararı ile koruma alanı sınırı içerisinde kalan, tescilli Kale surları arasında bulunan ve imar planında yeşil olarak görülen alanın "Sinopspor cafe" adı altında kafe olarak kullanıldığı, zemine yeşil halı serildiği, kaldırıma açılan kısım üzerine parmaklık konulduğu, masa sandalyeler konularak alanın üstünün örtü ile kapatılarak arka kısımlarının saksılarla çevrelendiğinin tespit edildiği, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22.01.2014 tarihli kararıyla Koruma Bölge Kurulundan izin alınmadan yapılan "Sinopspor Cafe"'nin belediyesince kaldırılmasına ve izinsiz uygulamayı yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi üzerine sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 05/05/2013 tarihli Sinop Spor Klübü'nün karar defteri kararına göre, dava konusu cafeterya işletmeciliğinin sanık ... tarafından yapılmasına ilişkin karar alındığı görülmektedir. Sanığın bozma öncesi aşamalardaki değişmeyen savunmasında dava konusu yerin işletmeciliğini 01/12/2013 tarihinde yapmaya başladığını, işletmeyi devraldıktan sonra işyerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını savunduğu, sanığın bozma sonrası alınan savunmalarında, çay ocağını işletmeye başlamadan önce çay ocağının bulunduğu binanın mevcut olduğunu, yeni bir yapı yapmadığını, yeşil alan olarak görülen yerin üstünü kapatarak kullanmadığını beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Mahkemece bozma öncesinde yapılan 31/03/2015 tarihli keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporunda, imara aykırı yapılan işlerin ortadan kalktığı yönünde rapor tanzim edildiği bununla birlikte sur duvarına monte edilen pergola bakımından herhangi bir tespitin raporda yer almadığı, bozma üzerine gerçekleştirilen keşif üzerine dosyaya sunulan arkeolog bilirkişi raporunda, yeşil alan olarak görülen davaya konu yerin Sinop Spor Cafe tarafından işgal edilerek, sur duvarına monte edilmek suretiyle pergola/gölgelik oluşturulduğu, diğer yandan yapılaşma yasağı bulunan koruma alanı içerisindeki bahsi geçen izinsiz uygulamaların kaldırıldığının belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, Sinop Spor Yönetim Kurulu yetkilileri olarak tespit edilen ... ve ... isimli kişiler tanık olarak dinlenmiş, ... beyanında, davaya konu yerin iç ve çevre düzenlemesininin İl Özel İdaresi tarafından yapılarak Sinop Spor Kulübüne tahsis edildiğini, burayı sanık ...'a işletmek üzere kiraladıklarını, sanığın kale surlarında zaten önceden mevcut olan çakılı demirlere Türk Bayrağı ve Sinop spor kulübü bayrağını astığını, bu demirlerin surlarda zaten çok önceden beridir mevcut olan demirler olduğunu, sanık tarafından çakılmadığını, bunun dışında sanığın yapı içinde ya da dışında başka bir müdahalede bulunmadığını beyan ettiği anlaşımıştır. Mahkemece, dosyadaki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine dair karar verilerek bilirkişi raporuna konu edilen inşai ve fiziki müdahalelerin faili hakkında soruşturma yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar no'lu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğunun mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.