12. Ceza Dairesi 2020/12063 E. , 2024/5419 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/186 E., 2016/326 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mah…
**12. Ceza Dairesi 2020/12063 E. , 2024/5419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/186 E., 2016/326 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, maktulün kazada tam kusurlu olduğu, müvekkiline fazla ceza verildiği, müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığı, beraatine karar verilmesinin gerektiği, hakkında beraat kararı verilen tanık ...’nin kusuruna ilişkin eksik inceleme yapıldığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, maktulün kazada kusurunun bulunmadığı, sanığa alt sınırdan ceza verilmesinin ve paraya çevrilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, sanığa daha fazla ceza verilmesinin gerektiği, hakkında beraat kararı verilen tanık hakkında da ceza verilmesi gerektiğine ve eksik inceleme sonucunda karar verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.09.2010 günü saat 16:50 sıralarında tanık sürücü ...’nin idaresindeki ... plakalı minibüsü ile Karacabey Caddesini takiben Otogar istikametine seyredip, meskun mahal sınırları içerisindeki olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde, sağ tarafta Türkmen Sokaktan gidişe göre ters yönde kavşak başına 1.6metre mesafede park edilen ... plakalı maliki sanık ...’a ait olan kamyonun arkasından Karacabey Caddesine koşarak çıkan 2004 doğumlu yaya ... 'na çarpması sonucu ölümle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; minibüs sürücüsü tanık ...'nin 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesi uyarınca tali kusurlu olduğu, ölen yayanın aynı Kanunun 84/2.maddesi uyarınca asli kusurlu olduğu, mahkemece keşfe binaen trafik bilirkişisinden alınan 23.09.2010 tarihli raporda; tanık minibüs sürücüsünün tali, kamyonunu park yasağı olan yerde kamyonunu park eden sanık ...'ın tali kusurlu olduğu, ölen yayanın asli kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan 10.01.2011 tarihli raporda; minibüs sürücüsü tanık ...'nin kusursuz olduğunun belirlendiği, Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/98Esas 2011/303 Karar sayılı kararı ile ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2c.maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, Dairemizin 17.02.2014 tarihli düzeltilerek onama kararı ile 17.02.2014 tarihinde kararın kesinleştiği, olay yerinde park eden kamyon sürücüsü ve maliki sanık ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, sanık hakkında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tali kusurlu olduğunun belirlendiğinden açılan kamu davasında 31.10.2015 tarihli trafik bilirkişisinden alınan raporda; 2918 sayılı KTK'nın 62. maddesi uyarınca "yerleşim birimleri içindeki karayolunda, bir trafik işaretleriyle izin verilmedikçe ve yükleme, boşaltma, indirme, bindirme, arızalanma gibi zorunlu nedenler dışında kamyonun park edilmesinin yasak olduğu" aynı Kanunun 60/1-d.maddesi uyarınca "kavşaklara ve yerleşim birimleri içinde beş metre mesafede duraklamak yasaktır" hükümleri uyarınca sanık ...'ın tali kusurlu olduğunun belirlendiği, 24.02.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan adli raporda; sürücü ...'ın, idaresindeki kamyonu ile park etmenin yasak olduğu kavşak girişine yakın yerde kavşak başına 1.6m.mesafede park etmekle sürücülerin kavşaktaki emniyetli görüş mesafesini engellemiş olmakla, meydana gelen olayda dikkatsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Yerel Mahkemece alınan raporlara itibar edilerek park yasağı olan yere kamyonunu park eden sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanların temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52/3. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.