Başvuru, polisin güç kullanması sonucu meydana gelen yaralamaya ilişkin soruşturmanın etkisiz yürütülmesi nedeniyle kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, polisin güç kullanması sonucu meydana gelen yaralamaya ilişkin soruşturmanın etkisiz yürütülmesi nedeniyle kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 7/3/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1957 doğumlu olup Van'da yaşamaktadır. 22/3/2008 yılında Van'da bir siyasi parti binası önünde gerçekleşen toplantıya katılan başvurucu, kolluğun güç kullanımı sonucu yaralandığını ileri sürerek kolluk memurları hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) şikâyetçi olmuştur. Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında başvurucunun da aralarında bulunduğu şikâyetçilerin şikâyet ve delilleri tespit edilmiştir. Başvurucu; Savcılığa verdiği 16/2/2009 tarihli ifadesinde kolluk memurlarının toplantıya biber gazı ve copla müdahale ettiğini, kendisine de copla vurulduğunu ancak olay yerinin karışık ve kalabalık olması nedeniyle kendisine vuran polislerin yüzünü göremediğini, bu polisleri teşhis edemeyeceğini ve polislerden şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir. Başvurucu hakkında alınan 22/3/2008 tarihli genel adli muayene raporunda başvurucunun bilincinin açık olduğu ve hayati tehlikesi bulunmadığı belirtilmiş, buna karşın başvurucuda darp veya cebir izi olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmamıştır. Başvurucu hakkında Van Devlet Hastanesinden alınan 16/2/2009 tarihli kesin raporda, başvurucuda fiziki bulgu tespiti yapılmaksızın başvurucu üzerindeki etkisinin [Neyin etkisinden bahsedildiği anlaşılamamaktadır.] basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Başvurucu 7/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunarak devam eden soruşturmanın etkili olmaması nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu, olayla ilgili dört CD'den oluşan kamera görüntülerini ve resimleri delil olarak başvuru dosyasına sunmuştur. Başvurucunun bireysel başvurusundan sonra Savcılık tarafından 12/3/2018 tarihinde şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinde; kamera kayıtları, taraf ve tanık ifadeleri, raporlar ile tüm soruşturma evrakı kapsamından, 21-25/03/2008 tarihleri arasında nevruz kutlamaları adı altında İlimiz merkezinde izinsiz gösteri ve yürüyüş yapıldığı, yüzleri maskeli kişilerce, taş, sopa kullanılmak suretiyle kamu ve özel mallara zarar verildiği, yukarıda belirtilen mağdur beyanlarından da anlaşılacağı üzere vatandaş ve kamu personelinin yaralandığı, gösteri yapan şahısların pkk terör örgütüne ait bez ve pankartlarını açtıkları, terörist başının posterini taşıdıkları ve bu yönde slogan attıkları, kollukça yapılan ikaz ve uyarılara uymadıkları, bu nedenle kollukça olaylara müdahale edildiği, İddia edilen eylemin, kolluk güçlerinin zor kullanma yetkilerine ilişkin sınırlarını aştıklarına ilişkin olduğunun görüldüğü,Dosya kapsamından, çoğu mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olduğunun belirtildiği, bir çok mağdurun göstericiler tarafından yaralandıklarını beyan ettikleri, olayda kollukça izin verilen miktarda plastik mermi kullanıldığı, çoğunluk mağdurun olay nedeniyle şikayetlerinin bulunmadığı hususları da dikkate alınarak,2559 sayılı kanunun maddesinin 'Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir.' düzenlemesi karşısında, maske takmak suretiyle, taş, sopa ve bilumum silahlarla kolluk güçlerine direnen, kamu/özel malları tahrip eden, vatandaşa zarar veren kişilere karşı kollukça yapılan müdahalenin 2559 sayılı yasanın maddesi kapsamında gerçekleştiğinin değerlendirildiği, öte yandan atılı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun maddesinde düzenlendiği, aynı kanunun 66/1-e maddesi gereği atılı suçun 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, olay tarihi itibariyle 10 yıllık bir sürenin geçmiş olduğu, dolayısıyla bu aşamada soruşturma yürütülmesinin hukuki ve fiili olarak mümkün bulunmadığı anlaşılmakla,Olay nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına..." Soruşturma konusu suçun şikâyete tabi olmadığı belirtilerek başvurucu tarafından Savcılık kararına yapılan itiraz, Van Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla reddedilmiştir.