Başvuru, uyuşmazlığın sonucunu etkileyen esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, uyuşmazlığın sonucunu etkileyen esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular aleyhine açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tapuya kayıt ve tescili davasında Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi 7/3/2012 tarihli kararla davanın kabulüne karar vermiş, karar taraflarca temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay/Daire) 4/12/2012 tarihli kararla hükmü şu gerekçelerle bozmuştur:"...Dosya kapsamı ve Temelli Belediye Başkanlığı İmar ve Şehir Planlama Müdürlüğü'nün 9 Şubat 2007 tarihli yazısında, dava konusu taşınmazı da kapsayan parsellerin 35 metrelik kısmında (hat ekseninin sağı ve solunda 35'er metre kamulaştırma sınırı olduğundan 50-15=35 metre olarak kabul edileceğinden) yapı izni verilmesinin mümkün olmadığına ilişkin yazısı da dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın kamulaştırma sınırından itibaren sağı ve solundan 35'er metrenin yüzölçümü hesaplanıp, bu bölümün bedelinin tespiti gerektiğinden ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen ölçekli krokideki yüzölçümlerinin miktarı, mevcut duruma uygun düşmediğinden, fen elemanı eşliğinde yeniden keşif yapılarak, yukarıda sözü edilen bölümlerin yüzölçümleri ayrı ayrı belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,2-Kabule göre de;Bozma öncesi verilen kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden tespit edilen kamulaştırma bedeli davacı idare lehine kazanılmış hak oluşturacağından, bu davalar yönünden bozma öncesi belirlenen bedele göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Doğru görülmemiştir..." Daire 27/1/2014 tarihli kararla başvurucuların karar düzeltme talebini reddetmiştir. Mahkeme bozmaya uyarak verdiği 18/7/2014 tarihli kararla dava konusu taşınmazla ilgili toplam kamulaştırma bedelinin 756,80 TL olduğunun tespitine, fen bilirkişisinin 25/6/2014 tarihli raporu ve krokisi dikkate alınarak krokide ilave kamulaştırılacak alan olarak gösterilen, G ve H harfleriyle işaretlenen 878,019 m2 ve 155,769m2lik kısımların dava konusu Temelli 453 numaralı parselden ifraz edilerek davacı idare adına tapuya kaydına ve tesciline, aynı krokide I harfi ile gösterilen 432,56 m2lik kısmın dava konusu Temelli 453 numaralı parselden ifraz edilerek davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, bankaya depo ettirilen bedelden 900,40 TL yeni kamulaştırılan alan bedeli ile başvurucular yönünden işlemiş faizler ile birlikte (dava tarihinden itibaren dört ayın bitim tarihi olan 9/7/2005 tarihinden itibaren) toplam 443,74 TL'nin başvuruculara ödenmesine karar vermiştir. Mahkemenin anılan kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine karar, Dairenin 5/5/2015 tarihli kararı ile ve şu gerekçelerle bozulmuştur:" ...Yapılan inceleme sonucu mahallinde yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişisi raporu ve aynı amaçla yapılan kamulaştırmalar nedeniyle Dairemize intikal eden dava dosyaları dikkate alındığında, 50 metrelik güvenlik koridorunun hat ekseninden itibaren hesaplanması gerektiği, bu nedenle 50 metrelik güvenlik koridoru sınırı esas alınmak suretiyle ek kamulaştırma yapıldığı, bu durumda asıl ve ek kamulaştırma ile kamulaştırılan kısımların bedelinin tespiti ile yetinilmesi gerektiği düşünülmeden, fen bilirkişisi raporunda G ve H harfleri ile gösterilen kısmın da bedeline hükmedilmesi,Doğru görülmemiştir..." Daire 16/2/2016 tarihli kararla başvurucuların karar düzeltme talebini reddetmiştir. Yargıtayın bozma ilamı sonrası Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 26/5/2017 tarihli kararın hüküm fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:" ...1-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu Ankara ili Sincan ilçesi Temelli, Gazi Mahallesi 453 parsel iken yenileme ile 112 ada 10 parsel olan taşınmazda, kamulaştırma bedelinin 05/09/2016 tarihli rapor doğrultusunda 15,00 TL/m2 birim fiyat üzerinden 219,35 TL olduğunun TESPİTİNE, 2-Fen bilirkişisinin sunduğu 24/06/2016 tarihli raporu ve krokisinde B harfi ile gösterilen kırmızı boyalı 681,29 m2 yüz ölçümündeki bölümün dava konusu taşınmazdan ifrazı ile davacı idare adına tapuya kayıt ve TESCİLİNE, 3-Karardan bir örneğin kroki ile birlikte infaz için Sincan Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, 4-Kamulaştırma bedelinin daha önce davalılara ödenmesi nedeni ile, davalılara fazla ödendiği anlaşılan 803,27 m2'lik bölümün bedeli olan 049,05 TL'nin 05/09/2016 tarihli heyet raporu doğrultusunda tapu kaydındaki hisseleri oranında davalılardan alınıp davacı kuruma verilmesine, ..." Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Daire 12/4/2018 tarihli kararla hükmü şu gerekçelerle düzelterek onamıştır:"... Arsa niteliğindeki Temelli İlçesi Gazi Mahallesi (eski 453), yeni 112 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;Mahkemece dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun maddesine 6459 sayılı Yasanın maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dört ay içinde sonuçlandırılamadığından Anayasa Mahkemesinin 2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı kararı da gözetilerek tespit edilen bedele acele el koyma nedeniyle ödenen miktar düşüldükten sonra, ilk karar ile ödenmesine karar verilen fark miktara 2005 tarihinden ilk karar tarihine, son kararla ödenmesine karar verilen fark miktara 2005 tarihinden son karar tarihine kadar faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve fazla depo edilen miktarın idareye iadesine karar verilmemesi, Doğru değilse de; bu yanılgılarının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,a) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1nolu bendinin sonuna gelmek üzere (ilk karar ile tespit edilen 832,90-TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma nedeniyle ödenen 578,43 TL bedel düşüldükten sonra, 254,47-TL fark bedele 2005 tarihinden ilk karar tarihi 2006 tarihine kadar, ikinci karar ile ödenmesine karar verilen 460,00TL fark bedele de 2005 tarihinden ikinci karar tarihi olan 2009 tarihine kadar, son karar ile ödenmesine karar verilen 926,45TL fark bedele de 2005 tarihinden 2012 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine) cümlesinin yazılmasına,b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 4 nolu bendinin hükümden çıkartılması ile yerine (Davacı idarece fazladan yatırıldığı anlaşılan 959,02TL’nin davalıların hisseleri oranında davacı idareye iadesine,) cümlesinin yazılmasına,Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ..." Daire 8/5/2019 tarihli kararla davacının karar düzeltme talebinin bir kısmını kabul ederek hükmü şu gerekçelerle tekrar düzeltmiştir:"...a-)Dairemizin düzeltilerek onama ilamında, hükmedilen son karar ile bozma öncesi belirlenen kamulaştırma bedelinden daha az bir bedel tespit edilmesi sebebiyle fazla depo edilen bedelin iadesine ilişkin düzeltme yapılırken iade edilecek bedelin sehven hatalı yazıldığı,b-) Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalılardan Selim Eser’e ait payda yer alan ipotek şerhinin bu davalı yönünden hükmedilen bedele yansıtılmadığı,Bu defa yapılan değerlendirmede anlaşıldığından;Dairemizin 2018 tarih ve 2017/33305 esas, 2018/7115 karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince temyiz edilmiştir.Davacı idare ve bir kısım davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;1-) Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun maddesine 6459 sayılı Yasanın maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dört ay içinde sonuçlandırılamadığından Anayasa Mahkemesinin 2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı kararı da gözetilerek, tespit edilen bedelden acele el koyma nedeniyle ödenen miktar düşüldükten sonra, ilk karar ile ödenmesine karar verilen fark miktara 2005 tarihinden ilk karar tarihine, bozma sonrası artan kısma 2005 tarihinden ikinci karar tarihi olan 2009 tarihine kadar ve son karar ile ödenmesine karar verilen fark bedele ise 2005 tarihinden 2012 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,2-) Hükmedilen son karar ile bozma öncesi belirlenen kamulaştırma bedeli arasında 537,45 TL fark bulunmasına rağmen, davacı idareye iade edilecek bedelin kararda daha düşük gösterilmesi,3-) Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalılardan Selim Eser’e ait payda yer alan ipotek şerhinin bu davalı yönünden hükmedilen bedele yansıtılmaması,Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,a-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna gelmek üzere (ilk karar ile tespit edilen 832,90 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma nedeniyle ödenen 578,43 TL bedel düşüldükten sonra, 254,47 TL fark bedele 2005 tarihinden ilk karar tarihi olan 2006 tarihine kadar, bozma sonrası artan 460,00 TL fark bedele de 2005 tarihinden ikinci karar tarihi olan 2009 tarihine kadar, son karar ile ödenmesine karar verilen 926,45 TL fark bedele ise 2005 tarihinden 2012 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,) ibaresinin yazılmasına,b-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Davacı idare tarafından fazla yatırılan 537,45 TL bedelin, davalılara ödenmişse bankadan çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, bankadan çekilmemiş ise davacı idareye iadesine,) ibaresinin yazılmasına,c-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak, (Davalılardan Selim Eser'in payına düşen kamulaştırma bedeline tapu kaydındaki ipotek şerhinin yansıtılmasına,) cümlesinin eklenmesine,Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ..." Nihai karar 5/6/2019 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 21/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün tashihi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." 6100 sayılı Kanun'un "Onama kararları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. (2) (Değişik: 31/3/2011-6217/29 md.) Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) Tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. (4) Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır."