Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4011 E. , 2024/775 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4011 Karar No : 2024/775 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davac…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4011 E. , 2024/775 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4011 Karar No : 2024/775 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil İsa Çetin'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik" suçlarından açılan ceza davasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:.... sayılı dosyasında derdest olduğu, bu durumda, hakkında terör örgütü üyeliğinden açılmış derdest ceza davası bulunan şahsın baro levhasına avukat olarak yazılması talebiyle ilgili olarak, kovuşturmaya konu suçun niteliği de nazara alındığında, 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi ile davalı idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında, ceza davasının sonuçlanmasına kadar bekletme kararı verilmesi gerekirken, aksi yönde ve baro levhasına avukat olarak yazılma sonucunu doğuracak nitelikte tesis olunan dava konusu ısrar kararında; söz konusu Kanun ile davalı idareye tanınan takdir yetkisinin; AİHM, AYM ve Yargıtay'ın muhtelif tarihli çeşitli kararlarında da kamu görevi niteliğinde olduğu kabul edilen avukatlık mesleğinin toplum ve devlet nezdindeki önemi ve bu mesleği yapan kimselerin yürüteceği işlerin mahiyeti göz önünde bulundurulmayarak ve kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmaksızın alınmış olduğu kanaatine varıldığından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayısında kayıtlı davada verilen mahkumiyet, beraat ve mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine, davanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayısında derdest olduğunun saptanması nedeniyle ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin bozma gerekçesinin belirlenmesi için ... tarih ve E:... sayılı ara karar ile bu hususun ... Ağır Ceza Mahkemesinden sorulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği yanıttan ve gönderilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin kararından müdahil hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçu hakkında uygulama maddesi yönünden "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan ise eksik ceza verildiği yönünden bozulduğu ve davanın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dava dosyasında derdest olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, nitekim Anayasa Mahkemesinin B.S. (Başvuru No:2020/8344) kararının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının alındığı tarihte hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmaksızın avukatlık yapmak hakkının süresiz olarak engellenmesinin masumiyet karinesini ihlal ettiği, iftira niteliğindeki iddialar nedeniyle hakkında sürüdürülen ceza kovuşturmasının yıllardır devam ettiği, belirtilen süre boyunca mesleğini yapmasının engellenmesinin hiçbir hukuki ilke ile bağdaşmadığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S. Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu, öte yandan halihazırda avukatlık yapmakta olanlar bakımından aynı nitelikteki suç nedeniyle yapılan yargılamaların mesleğin icrasına engel olarak görülmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından müdahil tarafından yapılan yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, müdahilin adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.