T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1067 KARAR NO : 2025/1170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.04.2023 NUMARASI : 2021/742 Esas 2023/226 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.10.2025 İ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1067 KARAR NO : 2025/1170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.04.2023 NUMARASI : 2021/742 Esas 2023/226 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.10.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.10.2013 tarihinde, davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı motosikletin karıştıkları kaza sonucunda, motosiklette yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş gücü kaybına uğradığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 200,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 218.457,95 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine kendisine 14.10.2014 tarihinde 31.542,05-TL ödeme yapıldığını ve davacının mağduriyetinin giderildiğini, kaza tarihinden avans faizi isteminin yasal dayanağının olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/1038 Esas 2021/1633 Karar sayılı kararı ile, davacının maluliyeti yönünden alınan raporlar arasında çelişki olduğu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %0 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici işgöremezlik zararının aktüer bilirkişi tarafından 16.228,61 TL olarak hesaplandığı, dava açılmadan önce davalı ... tarafından davacıya 31.542,05 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında davacının zararının karşılandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet yönünden alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı motosikletin karıştıkları kaza sonucunda, motosiklette yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını belirterek işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. 1-Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda; davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kurul tarafından muayenesinin yapıldığının belirtildiği, davacı tarafın beyanında, motosikletle giderken araç çarptığını, Söke Devlet Hastanesine götürüldüğünü, beyin kanaması geçirdiğini, omurgasında kırık olduğunu, ameliyat olmadığını, sırtta ağrı, çabuk yorulma, unutkanlık, ağır kaldıramama şikayetleri mevcut olduğunu ifade ettiğinin belirtildiği, dosyada mevcut CD’lerin kurul tarafından radyolojik incelemesinin yapıldığı, olay tarihli görüntü olmadığının, 26.05.2021 tarihli kranial MR da sol frontobazal subkortikal ve derin ak maddede ensefalomalezik gliotik alanlar izlendiği, sağ frontobazal gliotik ensefalomalezik alanlar izlendiği, 13.02.2022 tarihli BT de nazal kemikte kırık sekeli ile uyumlu görünüm izlendiği belirtildikten sonra sonuç olarak yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yapılan değerlendirmede davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyeti oranının %0 olduğu belirtilmiş ise de davacının bir gayrimenkul şirketinde danışman olarak çalıştığı, maaş bordrolarının dosyaya sunulduğu görülmüş olup Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre daimi maluliyetin belirlenmesinde meslek grubunun önem arzettiği, raporda bu hususta bir değerlendirmenin yapılmadığı, kaldı ki, dosyada daha önce alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklan daimi maluliyet oranının %46 olduğunun belirtildiği, yine Engelli Sağlık Kurulu raporunda engel oranının %8 olduğunun belirtilmiş olmasına göre raporlar arasında çelişki olduğu da gözetilerek Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Üst Kurulundan, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden ve davacının meslek grubuna göre değerlendirme yapılması hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Kabule göre de; mahkemece, hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin bulunmadığı, bu nedenle sürekli işgöremezlik zararının oluşmadığı, belirlenen 9 aylık tıbbi iyileşme süresi yönünden aktüer bilirkişi tarafından 16.228,61 TL geçici işgöremezlik zararının hesaplandığı, davalı ... tarafında dava açılmadan önce davacıya 31.542,05 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme ile davacının zararının fazlasıyla karşılandığı kabul edilerek davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş ise de; davalı ... tarafından davacıya yapılan ödemenin hangi zarar kalemi için yapıldığının araştırılmadığı anlaşılmış olup yapılan ödemenin geçici işgöremezlik zararı kalemi yönünden yapılmış olduğunun tespit edilmesi halinde ancak yapılan ödemenin hesaplanan geçici işgöremezlik zararından tenzil edileceğinin gözden kaçırılması da doğru değildir. Yine kabul şekline göre ; davacının maddi tazminat davasının reddine karar verildiğine göre davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. Maddesi gereğince " Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi gereğince hükmedilmesi gerekirken davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... . Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.