10. Hukuk Dairesi 2024/6385 E. , 2024/8330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2454 E., 2024/380 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/415 E., 2018/552 K. Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi
**10. Hukuk Dairesi 2024/6385 E. , 2024/8330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2454 E., 2024/380 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/415 E., 2018/552 K. Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında 2015/028284 sayılı ödeme emrine konu olan 2.639,65 TL idari para cezasının düzenlendiği, idari para cezasının kesinleşerek ödeme emrine dönüştüğünü, ödeme emrine dönüşen idari para cezasına 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde sınırlı şekilde sayılan hallerde itiraz edileceğinden ve bu hallerin hiçbirinin ileri sürülmediğinden davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarih ve 2016/13365-2018/1705 E. K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, oysaki dava konusu aynı olan Mahkemenin 27.03.2018 tarih ve 2017/516-2018/212 E.K. sayılı ilamı ve yine Mahkemenin 27.03.2018 tarih ve 2017/560-2018/211 E. K. sayılı ilamlarına ilişkin dava dosyalarının aynı konulara ilişkin olduğunu, bu davalar neticesinde idari para cezasına ilişkin idari işlem henüz kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmiş bulunduğundan davanın kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği, bu davalarda Kurumca davacı hakkında kesilen B.13.2.SGK.4.34.10.09/VII.07.1149219.034/863.309 sayılı 20.734,00 TL tutarlı idari para cezası hakkında idari yargıda açılan dava neticesinde İlk Derece Mahkemesinin verdiği ret kararına itiraz üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dairesinin 08.03.2017 tarih ve 2016/423 - 2017/338 E.K. sayılı ilamıyla ret kararının bozulduğu ve yargılamanın İstanbul Anadolu 9. İdare Mahkemesinin 2018/456 E. sayılı dosyasında devam olunduğu, yine davacı hakkında Kurumca kesilen B.13.2.SGK.4.34.10.09/VII.07.1149219.034/863.182 sayılı 11.534,00 TL tutarlı idari para cezası hakkında idari yargıda açılan dava neticesinde karar düzeltme aşamasında İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dairesinin 11.10.2017 tarih ve 2017/1518 - 2017/1807 E. K. sayılı ilamıyla idari para cezasının iptaline karar verildiği, netice olarak idari para cezaları kesinleşmeden ödeme emirlerinin düzenlenmiş olduğu görülen 2017/516 E. ve 2017/560 E. sayılı dosyalarda henüz idari para cezaları kesinleşmeden ödeme emri düzenlendiği gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamına göre her ne kadar davacı Mahkemece verilen 2017/516 E. ve 2017/560 E. sayılı dosyalarına ve eldeki dava konusu idari para cezalarının kesinleşmemesine dayanmışsa da, eldeki dava konusu ödeme emri ve dayanağı idari para cezalarının Mahkemenin diğer 2017/516 E. ve 2017/560 E. sayılı dosyalarındaki ödeme emirleri ve dayanağı idari para cezalarından farklı olduğu, idari para cezalarının farklı gerekçelerde kesildiği, bunun yanında 11.534,00 TL tutarlı ve 20.734,00 TL tutarlı idari para cezalarının konusu ile eldeki davaya konu idari para cezalarının yine birbirinden farklı gerekçelerle kesilmiş olduğu, dolayısıyla davaların tarafları aynı olsa da, dava konusu incelenmesi gereken ödeme emri ve idari para cezalarının farklı olduğu, birbirleri yönünden kesin hüküm teşkil edemeyecekleri, her bir dava konusu idari para cezası yönünden kesinleşme durumunun ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, kaldı ki eldeki dava konusu idari para cezasının kesinleşmeden ödeme emri düzenlendiği iddiasının ancak temyiz sebebi olarak ileri sürülebileceği, bu nedenle de davacının yargılamanın iadesine yönelik iddiasının 6100 sayılı HMK'nın 375 inci maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden hiçbirine girmediği anlaşıldığından, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine 11.534 TL tutarlı 16.01.2015 tarihli idari para cezası düzenlendiğini, bu idari para cezalarının kesinleşmeden ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, bunların iptali için dava açtıklarını ve İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2017/560-2018/211 E. K. ve 2017/516-2018/212 E. K. sayılı kararları ile idari para cezalarının kesinleşmeden ödeme emri düzenlenmeyeceğinden ödeme emirlerinin iptaline karar verildiğini, tarafları ve konusu aynı olan ödeme emirlerinin iptali konusunda farklı karar verilmiş olmasının kanuna aykırı olması nedeniyle yargılamanın iadesini talep ettiklerini, bu idari para cezaları kesinleşmeden ödeme emri düzenlendiğini, diğer Mahkemelerin iptaline karar verdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 28.11.2014 tarih ve MK 141 sayılı denetim raporu ile davacı adına kurulu hukuk bürosu işyerinde sigorta primlerinin eksik ödendiğinden bahisle dava dışı ... hakkında 2011-2013 yılları arasında fark sigorta primine esas kazanç bildirimleri ek aylık prim hizmet belgeleri için, işletme defter kayıtlarının geçersizliği ve ücret bordrolarının geçersizliği için 3 ayrı nedenden dolayı idari para cezası uygulanması gerektiğinin tespit edildiği, Kurumun 12.06.2020 tarihli cevabi yazısında 2011/6, 2012/1,2,3,4 ve 2012/7 dönemi için toplam 20.734,00 TL idari para cezasının denetmen raporuna istinaden sigortalı ...’in 2011/6. ay ve 2012/2-3-4. aylar ile 2012/7. dönemlerdeki SPEK tutarlarının eksik bildirilmesi nedeniyle, 11.534,00 TL idari para cezasının ise kayıt geçersizliğine dayalı olarak düzenlendiğinin, ayrıca 2015/26061-62 takip dosyalarında 2011/6 2012/1,2,3,4 2012/7 dönemi için idari para cezasına ilişkin ödeme emrinin iptali için davacı tarafından 2019/41 E. sayılı dosyanın açıldığının bildirildiği, dava konusu idari para cezasının 2017/516 E. ve 2017/560 E. sayılı dosyalardaki ödeme emirleri ve dayanağı idari para cezalarından farklı olduğu, 11.534,00 TL tutarlı ve 20.734,00 TL tutarlı idari para cezaları ile eldeki dava konusu idari para cezalarının birbirinden farklı gerekçelerle kesildiği, davaya konu idari para cezası yönünden devam eden İdare Mahkemesi yargılaması olmadığı, yargılamanın iadesi sebepleri bulunmadığı, bu itibarla Mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri, 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.