8. Hukuk Dairesi 2014/21043 E. , 2016/2569 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı asıl taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş oldukları davalı adına kayıtlı beş…
**8. Hukuk Dairesi 2014/21043 E. , 2016/2569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı asıl taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş oldukları davalı adına kayıtlı beş adet taşınmaz ile ilgili olarak alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davaya konu 4 nolu ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 37.636,19 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren faiziyle tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen taşınmazlar yönünden davacı vekili, kabul edilen bölüm yönünden davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı asılın tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi anı karar tarihidir. -//- Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m). Değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Somut olaya gelince; taraflar, 07.05.2000 tarihinde evlenmiş, 24.06.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 24.12.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olacaktır. (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu edilen taşınmazlardan sırasıyla ... parseldeki (5/160), ... parseldeki (5/160) ve ... parseldeki (5/9) oranındaki paylar eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 06.01.2006 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tapuya tescil edilmiştir. Davalı eş; boşanma davasından yaklaşık iki ay önce, ... parseldeki hissesini 03.04.2009; ... parseldeki hissesini ise 02.04.2009 tarihinde üçüncü kişiye satarak tapuda devir ve temlik etmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m). Mahkemece; ..., ... ve ... parsellerdeki davacıya ait payların davalıya miras yolu ile intikal ettiği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de; TMK.222/3. maddesi uyarınca, taşınmazlardaki payların edinme tarihi itibariyle "edinilmiş mal karinesi"nin aksini, diğer bir anlatımla bu payların miras yoluyla intikal eden kişisel malı olduğunu ispat yükü davalıda olup; davalı tüm dosya kapsamı, taşınmaza ilişkin tapu kayıtları ve alınan tanık beyanları ile bu karinenin aksini kanıtlayamamıştır. O halde, yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde aksi ispat edilemediğinden bu üç taşınmazdaki paylar davalının edinilmiş malı niteliğindedir. Her ne kadar ... ve ... parsel sayılı taşinmazlardaki davalıya ait paylar mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle mevcut değil ise de; boşanma dava tarihinden yaklaşık iki ay önce davalının bu payları devrettiği tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Payların zorunlu bir ihtiyaçtan dolayı devredildiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda, TMK 229/2 gereği bu taşınmazlar yönünden diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan bir devir olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle, payların TMK 235/2.maddesi uyarınca devir tarihindeki sürüm değerleri üzerinden ve ... parsel sayılı taşınmaz boşanma dava tarihi itibariyle mevcut olmakla tasfiye tarihi olan karar tarihine yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca hesaplama yapıldığı görülen 02.01.2014 tarihli hesap bilirkişi raporunda bu taşınmazlar yönünden belirtilen alacak miktarıda eklenerek ve talep miktarı da gözetilmek suretiyle alacağa karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde eksik alacağa hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı asılın temyiz itirazlarının yukarıda (1).bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 643,00 TL peşin harcın davalıya iadesine 17.02.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) -//- KARŞI OY YAZISI Davacının alacak talebine konu ettiği taşınmazlardaki davalıya ait paylar, mal rejiminin tasfiye tarihi olan boşanma dava tarihinden yaklaşık iki ay önce üçüncü kişilere satılıp devredilmiştir. Çoğunluğun da benimsediği gibi; davalıya ait bu payların edinilmiş mal niteliğinde olduğu, davalı tarafından TMK 229/2. maddesi uyarınca eşin katılma alacağını eksiltme kastıyla yapılmış olduğu sabittir. Payların devrinin karşılıksız kazandırma, diğer bir anlatımla TMK'nun 229/1 maddesinde açıklanan nitelikte bir devir olduğu da iddia ve ispat olunmamıştır. TMK'nun 235/2.maddesindeki "eklenecek değer" niteliğindeki tasarrufların devir tarihindeki sürüm değerlerinin esas alınacağına ilişkin hüküm; kanımca TMK'nun 229/1. maddesindeki karşılıksız kazandırmaları münhasırdır. TMK'nun 229/2. maddesindeki eşin katılma alacağını eksiltmek kastıyla yapılmış devirlerde; eklenecek sürüm değeri; devir tarihindeki değer olmayıp, karar tarihindeki değer olmalıdır. Aksi halde kasti davranışta bulunan eş ödüllendirilmiş olur. Bu nedenle, Sayın çoğunluğun davacının temyiz talebiyle ilgili bozma sonucuna katılmakla birlikte, bozma gerekçe ve kapsamına kısmen katılmıyor; hükmün açıkladığım yönde bozulması gerektiğini düşünüyorum.