T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/879 - 2025/1074 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/879 KARAR NO : 2025/1074 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.07.2023 NUMARASI : 2021/83 Esas 2023/644 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ : 25.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.09…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/879 - 2025/1074 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/879 KARAR NO : 2025/1074 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.07.2023 NUMARASI : 2021/83 Esas 2023/644 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ : 25.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.09.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.08.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, sürücü ... idaresindeki, ... plakalı aracın, davacı idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 14.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davaya konu kazaya ilişkin olarak davacının kaza sonucu malul kaldığını, daimi maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 14.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 14.683,29 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 125.495,94 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule ilişkin yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarını bildirdiklerini, yeni düzenlemeye göre dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini, davalı şirketin sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle yükümlü olduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden veya Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre rapor alınmasını istediklerini, aktüer hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %2 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, 125.495,94 TL sürekli işgöremezlik tazminatının, 27.05.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 14.683,29 TL geçici işgöremezlik tazminatının 03.02.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının daimi maluliyetinin bulunmadığını, kusur raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının kaskının ve koruyucu kıyafetinin bulunmadığını, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatından davalı şirketin sorumlu olmadığını, SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı sigorta şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacı idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralanmasına neden olduğunu geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. 1- Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2- Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı; raporda, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...’nın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gündüz vakti iki yönlü yolda seyri sırasında geldiği olay yerinde kavşak olmayan mahalde sola Kalabak Su Deposu istikametine dönüşe geçmeden önce karşı yönden gelmekte olan motosiklete ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, karşı yönden yaklaşmakta olan motosiklete rağmen hatalı tehlikeli kurallara aykırı biçimde sola dönüşe geçtiğinde seyir yoluna girip önünü kapattığı motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle tam kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun, kaza tespit tutanağı ve kazanını oluşumu ile uyumlu olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3-Davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının ve tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, raporun, hüküm kurmaya elverişli olduğu görüldüğünden davalı vekilinin rapora yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 4-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5- Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.575,63 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.395,00 TL harcın mahsubu ile kalan 7.180,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere getKararTarihi tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.