Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3325 E. , 2024/2453 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3325 Karar No : 2024/2453 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 05…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3325 E. , 2024/2453 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3325 Karar No : 2024/2453 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 05/06/2013 tarihinde gezi parkı olayları olarak bilinen toplumsal olaylarda Hatay ilinde polis tarafından atılan gaz bombasının yüzüne isabet etmesi nedeniyle yaralandığından bahisle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 396.687,17 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının yaralanması nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararın, iddia edildiği gibi güvenlik güçlerince atılan gaz kapsülü etkisiyle meydana geldiğinin açıkça ortaya konulamadığı, davacının da göstericiler arasında bulunduğu, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağı kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayda davacının başından yaralanması ile sonuçlanan olayın emniyet güçlerinin göstericilere biber gazı ile müdahale ettiği esnada meydana gelmiş olması, dosya münderecatındaki tıbbi evrakta yaralanmanın ateşli silah yaralanması şeklinde gerçekleştiğinin belirtilmiş olması ve olay esnasında göstericiler tarafından bu şekilde bir yaralanmaya sebebiyet verecek mahiyette silah kullanıldığına dair hiçbir bilgi ve belge bulunmaması karşısında davalı idarenin olayda hizmet kusuru bulunduğu ancak yasa dışı gösterilere katılan ve polislere taş attığını beyan eden davacının da olayda %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, davacının maddi zararının tespiti için alınan bilirkişi raporunda 396.687,17 TL hesaplandığı, davacı tarafından talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın makul olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 396.687,17 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine, hükmedilen maddi tazminatın 296.687,17 TL'si için 03/10/2019 tarihli miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının nasıl yaralandığı ve sorumlularının belirlenmediği, maluliyet oranının yeniden belirlenmesi gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacının 05/06/2013 tarihinde gezi parkı olayları olarak bilinen toplumsal olaylar kapsamında Hatay ilinde gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, yüzüne gaz bombası isabet etmesi nedeniyle 05/06/2013 tarihinde saat 01.00 sıralarında ... Hastanesine yaralı olarak götürüldüğü, kafa travması sebebiyle tedavi gördüğü, yaralanma neticesinde %74 oranında vücut fonksiyon kaybı meydana geldiği belirtilerek zararlarının karşılanması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddi üzerine uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 396.687,17 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 05/06/2013 tarihinde emniyet güçlerince yapılan müdahale esnasında atılan biber gazı kapsülü nedeniyle yaralandığı ileri sürülmüş ise de; Hatay İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, dava konusu olay sebebiyle görevli polisler hakkında adli soruşturma ve kovuşturma yapıldığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma Numaralı dosyası ile davacının da aralarında bulunduğu altı kişi hakkında "mala zarar verme, kamu malına zarar verme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma, görevi yaptırmamak için direnme" suçlarından soruştuma başlatıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcışığınca davacı yönünden delil yetersizliğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, olay sonrasında alınan ifadesinde davacının; iş yerinden arkadaşlarının gösterilere katılacaklarını söylemeleri üzerine kendisinin de gösteri alanına gittiğini, göstericilerin yola barikat kurduğunu gördüğünü, kendisinin de göstericilere katıldığını, göstericilerin polise taş atmaya başlamaları üzerine kendisinin de grupla birlikte hareket ederek taş attığını, bir süre sonra kafasına sert bir cismin isabet ettiğini, kafasına gelen cismin nereden geldiğini, kim tarafından atıldığını bilmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını belirttiği, dosya kapsamında olayın nasıl meydana geldiğine ve oluş şekline ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının uğradığı zararı doğuran eylemin idareden kaynaklandığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı; bir başka anlatımla, iddia olunan zararın idarenin eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının olmadığı dikkate alındığında, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) - KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, hukuka uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından kararın bozulması yönündeki Daire kararına katılmıyoruz.