6. Hukuk Dairesi 2025/3530 E. , 2025/3976 K. "" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/863 E., 2025/1551 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/485 E., 2025/88 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor …
6. Hukuk Dairesi 2025/3530 E. , 2025/3976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/863 E., 2025/1551 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/485 E., 2025/88 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... şirketin müvekkili kayıtlarında borçlu göründüğünü, ... şirket iflas idaresince alacak kaydı başvurusu talebinin reddedildiğini, müvekkilinin müflisten faize ilişkin hakları saklı kalmak üzere 693.300,23 TL alacağı olduğunun cari hesap hareketleri ve alacak tablosu ile sabit olduğunu ileri sürerek, 693.300,23 TL alacağın kayıt kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirket iflas dairesi cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükünün davacı şirkette olduğu, davacı şirketin bizzat kendi ticari defterlerine göre ve iflas tarihi itibariyle davalı ... şirketten alacaklı değil borçlu olduğu, ticari defterlerin ilgili tarafın hem lehine hem de aleyhine delil teşkil edeceği, davacının, davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının iflas tarihi itibari ile davalıdan alacaklı değil davalıya borçlu olduğu, davacının kendi ticari defterlerinde iflas tarihinden sonra bir kısım faturalar düzenlemek suretiyle ticari defterlerine göre müflisten son işlem tarihi olan 31.12. 2022 tarihi itibariyle 404.069,90 TL alacaklı hale gelmesinde davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği faturalara istinaden müflisten alacaklı hale gelmesine ilişkin kayıtlara itibar edilemeyeceği, buna göre ... şirketin iflas tarihi itibariyle davacıya borcunun olmadığı hatta alacaklı olduğunun birbirini bu yönden teyit eden hem davacı hem ... şirket defterleri ile tespit edildiği gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, yalnızca iflas tarihindeki ticari defter durumuna bakılarak hüküm kurulduğunu, alacağın doğum tarihinin araştırılması gerektiğini, b. ... şirket defterlerin usulüne uygun tutulmadığı tespitine rağmen müvekkil defterleriyle bazı hususlarda uyuşması esas alınarak dar değerlendirme yapıldığını, cari hesap ekstresine, dosyada mevcut ticari ilişkiyi ortaya koyan her türlü bilgi-belge, müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları ve beyanlarının incelenmediğini, c. Konya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/396 E., 2023/594 K. sayılı ilamı ile müflisin mühlet içinde yaptığı hizmetlerden dolayı alacağının iflas masasına gönderilmesi talebinin reddedildiğini, müflisin alacaklı olmadığının kesinleştiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt ve kabul istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.