(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2020/1255 E. , 2020/5068 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, İsmail'in, 10/07/2011 tarihinde kardeşleri ile evde oyun oynarken ayağını burktuğunu, d…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2020/1255 E. , 2020/5068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, İsmail'in, 10/07/2011 tarihinde kardeşleri ile evde oyun oynarken ayağını burktuğunu, davalı hastanede kırık-çıkık olmadığı tespit edilerek kendisine kalçadan ağrı kesici iğne yapılmak suretiyle evine gönderildiğini, ağrılarının artması üzerine tekrar hastaneye başvurulduğunu, ... iline sevk edildiğini... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi ve Ortopedi polikliğinde EMG incelemesi yaptırıldığını, ağrıların ayak burkulmasından sonra ağrının kesilmesi amacıyla davalı hastane hemşiresi tarafından yapılan iğnenin, sinire denk gelmesinin yarattığı damar ezilmesi ve sinir tahribatı sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiğini, İsmail'in yürüme zorluğu çektiğini, sürekli tedavi gerekliliği nedeniyle öğreniminde aksama meydana geldiğini, İsmail'in çektiği acılar nedeniyle halen psikolojik tedavi gördüğünü, İsmail'in eğitimini sağlayabilmek ve özel bakımı için ayrıca harcamalar yapmak zorunda kalındığını ileri sürerek, maddi tazminat yönünden, İsmail için 1.000,00 TL, Eyyüp için 1.000,00 TL, Gülten 1.000,00 TL, manevi tazminat yönünden İsmail için 500.000,00 TL, Eyyüp için 100.000,00 TL, Gülten için 100.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 178.055,00 TL iş gücü kayıp tazminatı ile 885,24 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 494,38 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden ,280.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 60.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 60.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarça temyiz edilmiştir. 1- Davacılar, yanlış iğne yapılması nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın tahsili istemi ile eldeki davayı açmış olup, davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davadaki ileri sürülüşe ve kabule göre, davanın temelini vekalet sözleşmesi oluşturmaktadır. Eş deyişle dava, davalının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. (BK.386, 390 md) Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK.390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek, tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı, en emin yolu tercih etmelidir. Müvekkil durumundaki hasta, doktor olan vekilden, titiz, dikkatli ve özenli davranılmasını beklemekte haklıdır. Özen göstermeyen bir vekil, BK. 394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.Vekilin kusursuz olması halinde sorumluluğundan bahsedilemeyecektir. Somut olayda, davacılardan İsmali Balkı’nın ayağını burkması nedeniyle davalı hastane çalışanı tarafından yapılan enjeksiyon sonrasında enjeksiyona bağlı sinir zedelenmesi tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının ayağındaki sinir hasarının enjeksiyondan kaynaklandığı, davacılara izafe edilen bir kusurun bulunmamaması davalının üzerine düşen ispat yükü olan personelin tüm özeni gösterdiğini, kusurunun bulunmadığını ispat edememesi tam tersine davacının sakat kalmasına neden olabilecek derecede riskli olan enjeksiyonu stajyer ... görevlisine yaptırmakla hastahanenin kusurlu olduğu ayrıca, hastanenin çalıştırdığı kişilerin eylemlerinden sorumlu olması dikkate alınarak davacının maluliyetinde hastanenin %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacının %27 oranındaki maluliyet oranı dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporundaki maddi tazminat hesabının dosya içeriğine uygun olduğu değerlendirilirek karar verilmiş ise de; davacı ... ‘in maluliyet oranına ilişkin... Devlet Hastanesinden 17.08.2011 tarihinde alınan rapor yeterli kabul edilerek başka bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesi hatalı olup, mahkemece, bu konuda küçüğün var ise maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmak suretiyle , buradan çıkacak bir maluliyet sonucuna göre oluşacak zarar bu konuda rapor düzenlemeye ehil bir bilirkişi eliyle hesaplatılarak ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre davacıların ve davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacıların ve davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacıya, 9.896,00 TL harcın davaalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.