14. Hukuk Dairesi 2016/17846 E. , 2018/1745 K. "" .... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.08.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.07.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Haz…
**14. Hukuk Dairesi 2016/17846 E. , 2018/1745 K.** **"İçtihat Metni"** .... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.08.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.07.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, dava konusu 4455 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 324 ada 70 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Kırşehir Belediyesi adına tespit edildiğini, ancak bu taşınmazın 1953 yılında tahsis edilen mera tahsis kararının sınırlarında kaldığını, 324 ada 70 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilerek değişik parsellere gittiğini ve imar uygulaması ile de dava konusu taşınmazların arsa vasfıyla 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesindeki şartların oluşmamasına rağmen önce Belediye adına ve Belediyenin satışı ile de davalı adına tescil edildiğini, bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile hazine adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, taşınmazlar davalı tarafından satın alındığında mera kaydının bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Dava ihbar olunanan ... vekili, dava konusu taşınmazın mera vasfını kaybettiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazların yoğun yerleşim alanında kalmadığı, üzerinde yapı ve ağaç bulunmadığı, 4342 sayılı .... Kanunun geçici 3. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel sicile kaydına karar verilmiştir.. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 4342 sayılı ..... Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile; “Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.