Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya ailesi tarafından gönderilen bir kitabın teslim edilmemesi üzerine başvurucunun şikâyetinin derece mahkemelerince ilgili ve yeterli gerekçe olmaksızın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya ailesi tarafından gönderilen bir kitabın teslim edilmemesi üzerine başvurucunun şikâyetinin derece mahkemelerince ilgili ve yeterli gerekçe olmaksızın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, başvuru konusu olayların meydana geldiği tarihte terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu olarak Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) bulunmaktadır. Kurum İdare ve Gözlem Kurulu 13/1/2017 tarihli ve 2017/133 sayılı kararında; sayısal olarak fazla olan kurum mevcudunun kendilerine verilen kitaplarla yangın çıkarma ya da kendilerine veya diğer mahpuslara zarar verme ihtimalini engellemek, ayrıca ciltler ya da karton kapak arasına yazı, not, pusula saklayarak kurum içinde veya dışında örgüt haberleşmesini önlemek ve böylece Kurum güvenliğini sağlamak amacıyla mahpusların ziyaretçileri, yakınları veya yasal temsilcileri tarafından Kuruma getirilen yalnızca mealli veya mealsiz bir Kur'an-ı Kerim, üç okuma kitabı ve bir sözlüğün Kuruma kabul edilebileceğini belirtmiştir. Başvurucuya ailesi tarafından cevşen dua kitabı getirilmiş ancak Kurum tarafından başvurucuya teslim edilmemiştir. Başvurucu, kurumun bu uygulamasını İnfaz Hâkimliğine şikâyet etmiştir. Başvurucu şikâyet dilekçesinde; cevşenin Kuruma alınmamasıyla ilgili Kurum müdürüyle konuştuğunu, müdürün kendisine Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) onaylı olmadığından söz konusu kitabı alamayacaklarını ifade ettiğini belirtmiştir. Başvurucu; kendisinin bahsi geçen dua kitabını Kur'an-ı Kerim dışındaki üç kitap hakkı kapsamında talep ettiğini, bu nedenle söz konusu kitabın DİB onaylı olması şartının aranmaması gerektiğini, piyasada DİB onaylı cevşen bulunmadığını, dolayısıyla ailesi tarafından getirilen bandrollü cevşen kitabının kendisine verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ankara Batı İnfaz Hâkimliği başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği kararında Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 13/01/2017 tarihli ve 2017/133 sayılı 29 maddelik kararının tamamına yer verilmiş, daha sonra herhangi bir somutlaştırma yapılmadan Kurum uygulamasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir. Derece mahkemesinin kararlarında başvurucunun iddia ettiğinin aksine cevşenin DİB onaylı olmaması nedeniyle başvurucuya verilmediği şeklinde bir gerekçe yer almamaktadır. Başvurucunun bu karara karşı itirazı Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu, nihai ret hükmünü 26/5/2017 tarihinde öğrendikten sonra 5/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından adli yardım talebinin kabulüne, başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.