T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/413 Esas KARAR NO : 2025/1441 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2020/90 Esas, 2023/257 Karar DAVANIN KONUSU: Markanın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/413 Esas KARAR NO : 2025/1441 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2020/90 Esas, 2023/257 Karar DAVANIN KONUSU: Markanın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Lihtenştayn'da yerleşik davacı ... ..., "..." markası altında inşaat malzemeleri endüstrisinde inovatif ürünler, servisler ve yazılımlar tasarlayıp imal etmekte ve dünya çapında satışa sunduğunu, davacının ürün gruplan özetle ‘şarjlı makineler, elektrikli aletler , direk tespit sistemleri, ölçüm aletleri ve tarayıcılar, tespit elemanları, toz yönetimi ve elektrik süpürgeleri, makine uçları, yangın durdurucular ve yangına karşı koruma, modüler kanal sistemleri, cephe montaj sistemleri, inşaat kimyasalları, yazılım ve varlık yönetimi' şeklinde olduğunu, davacı firmasının 1941'de Martin ... ve kardeşi ... ... tarafından kurulduğunu ve 1948 yılında Martin ... bağlantı teknolojileri ile ilgili ilk patentini aldığını, 1970'li yılların başında dünyanın birçok yerinde üretim tesisleri açarak yayılmaya başladığını, ... markası altında üretilen her bir ürün grubunun; ürün yönetimi, ..., lojistik, kontrol, satın alma ve üretim fonksiyonlarını kendi içinde barındırdığını, davacı şirket ve markasının tarihçesi ile ilgili tüm bu bilgilere davacının Türkçe internet sayfası https://www.....com.tr'dan alınan görsellerden ulaşılabileceğini, davacının dünyada 1941 yılından, Türkiye'de ise 1997 yılından beri gerçekleştirmekte olduğu aralıksız ve yoğun kullanım sonucunda elde etmiş olduğu ayırt ediciliği ve bilinirliğinin elde ettiğini, WIPO nezdinde de kayıtlı 159 adet markası olduğunu, ... markasının Türkiye dahil tüm dünyada kullanılan en güncel logosu aşağıdaki gibi olduğunu, davacı ... ...’ın Türkiye distribütörlüğünü ... İnşaat Malzemeleri Tic. A.Ş. unvanlı şirketin üstlendiğini, davacı uyuşmazlık konusu “...” markasını 1941 yılından beri tüm dünyada 1997 yılından beri Türkiye'de inşaat malzemeleri sektöründe ciddi ve aralıksız bir biçimde kullandığını, davalı ... ve bu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ...’nun, davacıya ait tanınmış "...” markası ile SMK’nun 6/1.md uyarınca aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikte "..." sözcüklü 3 adet kelime markasını 03, 05, 30, 32 ve 35. Sınıflarda davacının ... markası ile karşılaştırma ihtimali yaratacak şekilde tescil ettirdiğini, davalıların 2014 yılından beri devam eden ... markasına yönelik tescil girişimlerine konu "..." markalarını görsel ve işitsel olarak ... kelimesini oluşturan yazı tipi ve kaligrafi bakımından birbirlerinin aynısı olduğunu, bu ayniyetin de davalılar arasındaki bağı tevsik ettiğini, davalının kötü niyetli olarak davacının markasını "geciktirici kremlerde" "...", "... ... ...”, ''... ..." isimleriyle http://hiltimagaza.net/ uzantılı e-ticaret sitesinde kullandığını, İstanbul 2. FSHHM’nin 2019/283 D. İş sayılı dosyasında davacıya ait tanınmış ... markasının aynısının -markada yer alan unsurların birebir kullanıldığını da tespit etmek suretiyle- haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davacının itibarını zedeleyecek şekilde kullanılmasının durdurulması için www.....net alan adlı e-ticaret sitesine erişimin engellenmesine ve davalı tarafından internet üzerinden satışa sunulan ... markalı geciktirici kremlere el konularak toplatılmasına karar verdiğini, bunu takiben de davacı tarafından davalı ... aleyhine İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nın 2020/27 E. sayılı dosyasında markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve durdurulması için dava açılmış olup, bu dava halen devam ettiğini belirterek davalı ... adına 2014 85114 sayı ile tescilli "...” ve 2018 61349 sayı ile tescilli "..." sözcük markaları ile davalı Şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan diğer davalı ... adına 2015/54445 sayı ile tescilli “..." sözcük markasının karıştırılma ihtimali, kötü niyetli tescil ile gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık hukuki sebeplerine davalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-ç, 6/1, 3, 4, 5 ve 9 ile 7/2. maddelerinin delaletiyle aynı Yasa'nın 25/1. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı (... Gıda İlaç Kozmetik Medikal San. Ltd. Şti) unvanından da anlaşılacağı üzere; Gıda takviyeleri, ilaç ve kozmetik alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ...'nun, ... şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalının kullandığı ve tescil ettirdiği markalardan da anlaşıldığı üzere faaliyet alanı; gıda, gıda takviyeleri, vitaminler, tıbbi ve kozmetik amaçlı bitkisel yağlar, bitkisel içecekler, tohum yağları, esanslar, kozmetik ürünler, ilaçlar olduğunu, davalı tarafından kullanılan “...” markasının TPMK nezdinde 03/05/35. Sınıflarda, davalı ... adına tescilli olduğunu, ayrıca “...” markası TPMK nezdinde 03/30/32. Sınıflarda davalı ... adına tescilli olduğunu, davalıların 03/05/30/32/35. Sınıfta tescili 2014 yılına dayanmakta olup davacının ilgili sınıflarda ... ibareli tescilleri olmadığını, tarafların fiili kullanım ve tescilleri arasında iltibas bulunmadığını, her iki tarafın fiili kullanımı ve tescil kapsamlarının farklı olduğunu, 2 FSHHM 2019/283 D.İş Tespit Dosyasından alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; taraf ürünlerinin ve fiili kullanımlarının farklı olduğu, tarafların marka tescilleri arasında iltibas bulunmadığı, tarafların ürünleri arasında da tüketiciler açısından karıştırılma ve iltibas oluşturma ihtimalinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacının tanınmışlık iddiası doğru olmadığını, ... ibaresinin dahi birçok farklı sınıfta farklı firmalar adına tescilli olduğunu, söz konu tescillerin bir kısmının davacının marka tescillerinden önce bir kısmının sonra olduğunu, davalının kullanmama def'i itirazının bulunduğunu, davacının 06 ve 07. sınıf haricinde marka kullanımının olmadığını belirttiğini, kullanımı ispatlanamayan tescil kapsamının dikkate alınmamasını, davalı kullanımlarının tescilli markalarına dayanması, ürünler arasında iltibas bulunmaması, ürünlerin hitap ettikleri tüketici kitlesinin farklı olması, ürünlerin tüketicilere arz edildikleri pazarların farklı olması vb nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacının TPMK nezdinde 98/005892 ... 2000/21608 numaralı ..., 2008/38539 numaralı ...+şekil, 2016/19710 numaralı ... markalarının tescilli sahibi olduğu, davacı markasının özellikle 06 ve 07. Sınıfta tescilli delme makinaları, kaynak makinaları gibi emtialara ilişkin olduğu, zaten davacı şirketin de bu alanda yurt dışında kurulmuş ve yaklaşık 1941 yılından beri faaliyette bulunduğu, özellikle hükme esas alınan 30/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketin ... markası ile inşaat sektörü bakımından çok sayıda ödül sahibi olup yurt dışında da çok sayıda tescilli markanın sahibi olduğu, tescilli olduğu 06 ve 07. Sınıflardaki emtialar bakımından sektöründe tanınmış marka olduğu yönündeki hem 30/03/2023 tarihli bilirkişi raporu 18/09/2022 tarihli bilirkişi raporu hemde dosyaya delil olarak sunulan başka bilirkişi raporlarındaki davacı ... markasının tanınmış marka olduğu yönündeki tespitlerin mahkememizce de uygun bulunduğu, zira ... ibaresinin türkçe bir ibare olmayıp ayırt ediciliği çok yüksek bir kelime olduğu, davacı şirketin bu markayı yaklaşık 80 yıldır kullandığı da gözetildiğinde ayırt ediciliği bu kadar yüksek bir markanın davalılarca marka olarak tescil ettirilmesinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği, davaya konu davalılar adına tescilli markalar incelendiğinde, 2014/85114 numaralı davalı şirket adına tescilli markanın 32. Sınıfta tescilli olduğu, 2018/61349 numaralı ... ibareli markanın 30. Sınıfta tescilli olduğu, 2015/44445 numaralı ... ibareli markanın ise 03,05 ve 35. Sınıflarda tescil edildiği, davalı markalarının kullanıldığı emtialar incelendiğinde özellikle markaların cinsel istek uyarıcı içecek ve ürünlerde kullanıldığı, özellikle davalı markasının kullanıldığı ürünlerde dikkate alındığında bu durumun davacı markasının itibarına zarar vereceği, davalı ürünleri ile davacı ürünlerini gören ortalama tüketicinin kafasında olumsuz bir izlenim bırakabileceği, her ne kadar markaların tescil sınıfları farklı ise de davacı markasının davalı tarafından bu şekilde olumsuz yönde sulandırıldığı, davacının markasının tanınmış marka olduğu yönündeki tespitte dikkate alındığında SMK 6/5 maddesi uyarınca davaya konu davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş yine davacının ... markasının çok uzun yıllardır özellikle inşaat alanında 06 ve 07. Sınıflarda kullanılıyor olması bu alanlarda tanınmış marka olması markanın yabancı bir kelime olup türkçeye çevrildiğinde herhangi bir anlamı olmadığı, bu sebeple ayırt ediciliği çok yüksek bir marka olduğu davalı tarafından davacının ... markalarının ... şeklinde tescil ettirilip özellikle tescil ettirildiği sınıflardan ziyade cinsel uyarıcı ürünlerde kullanıldığı hususu da gözetildiğinde davalıların bu markayı tescil ettirmesinin tesadüfen olmadığı gibi markanın tescil edildiği sınıflardaki bilinirliğine de vurgu yapılarak haksız yararlanmaya yönelik kötüniyetli tescil olduğu kanaatine ulaşıldığından SMK 6/9 maddesi uyarınca da markaların hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş davaya konu markalarda 2015/54445 numaralı markanın davalı ... adına diğer markaların ise davalı şirket adına kayıtlı olduğu fakat davalı ...'nun davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi de olduğu tespit edildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilerek;Davanın KABULÜ ile, davaya konu 2014/85114, 2018/61349 ve 2015/54445 numaralı markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf isteminde özetle;Davacının, iddiasına dayanak yaptığı markaların tescil tarihinin üzerinden 5 yıl geçtiğini ya da müvekkili markalarından sonra olduğunu, kullanmama definin dikkate alınmadığını, raporda tanınmış markada kullanmama definin söz konusu olmayacağına ilişkin görüşün hatalı olduğunu, tarafların fiili kullanım ve tescilleri arasında iltibas bulunmadığını, Davalıların kullanımları incelendiğinde; kozmetik ürünler, kremler, esanslar, tohum yağları ve tıbbi amaçlı kozmetik ürünler, kremler, ilaçlar… 03 ve 05. Sınıfta olduğu, bunun haricinde bitkisel çaylar, polenler, içecekler vs 30 ve 32. Sınıf kapsamında kaldığını, dosya kapsamındaki ihtilafta; davacının genel olarak 06/07/09. Sınıflardaki Tescil ve kullanımları olduğunu, davalının ise genel olarak 03/05/30.sınıflarda tescil ve kullanımlara sahip olduğunu, tarafların fiili kullanımı ve tescil sınıfının farklı olduğunu, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, raporlarda da bu hususun tespit edildiğini, iltibas olmadığının tespit edildiğini,Kötüniyet değerlendirmesinin hatalı olduğunu, AB Marka Tüzüğü’nde açıkça belirtildiği ve ... tarafından da açıklandığı üzere, tescilin kötüniyetli olup olmadığı, bu şekilde tescil ettirildiği iddia edilen markanın tescil başvurusunun yapıldığı tarih itibarıyla incelenmesi gerektiğini, davacının farklı mal ve hizmetlerde kullanımın olması nedeniyle tüketici nezdinde tanınmış marka ile sonraki marka arasında bir bağlantının kurulması gerekmektedir ve bu kullanım şekli nedeniyle tescilli ticari marka sahibinin menfaatlerinin zarar görme olasılığı bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, Davacının ve Mahkemenin Kötüniyet Hususunda Tek İddiası "..." markasının "prezervatif" alanında kullanıldığına ilişkin olduğunu, Dava dosyasında "..." ibaresinin "geciktirici krem" alanında ne zaman ve hangi davalı tarafından marka kullanımı yapıldığına dair net ve denetime elverişli bir tespit, inceleme ve rapor olmadığını, davalıların, söz konu iddiayı kabul etmediklerini, Kabulü halinde dahi geciktirici kremlerin 03/05. Sınıf kapsamında olup bu sınıfta davalılar adına tescilli olduğunu, Geciktirici krem alanında marka kullanımının Davacının farklı alanda tescilli markasının itibarına nasıl ve neden zarar vereceği ve/veya olumsuz marka imajı yansıtacağı gerek Bilirkişi Raporlarında gerekse Gerekçeli Kararda açıklanamadığını, tüm sınıflarda hükümsüzlük kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin tescil sınıflarının dışına çıkması halinde ise; bunun yaptırımının marka ihlali ve haksız rekabet olacağını, Davacının Davalının ... markasını, kendi markasına yaklaştırarak kullandığı iddiasının da doğru olmadığını, bir an için doğru olsa dahi bu durumun farklı sınıflardaki markanın hükümsüzlüğünü gerektirmeyeceğini, D.iş ve esas dosyadan alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, raporun hükme esas alınamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan ilk iki bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için 3.bilirkişi raporu alınarak deliller değerlendirilmiş olmakla davalının raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Mahkemece alınan son iki bilirkişi heyetinin raporuna göre davacının ... markasının tanınmış marka olduğunun tespit edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; mevcut delil durumu, davalının 2019 45755 numaralı ... ibareli 03 nolu emtia sınıfındaki marka başvurusuna yapılan itirazın TPMK tarafından tanınmışlık ve kötüniyet yönünden kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiği, son bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alındığında; mahkemece ... ibaresinin Türkçe bir ibare olmayıp ayırt ediciliği çok yüksek bir kelime olduğu, davacı şirketin bu markayı yaklaşık 80 yıldır kullandığı, ayırt ediciliği bu kadar yüksek bir markanın davalılarca marka olarak tescil ettirilmesinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği, her ne kadar markaların tescil sınıfları farklı ise de davacının tanımış markasının davalı tarafından olumsuz yönde sulandırıldığı, haksız yararlanma amacı taşıdığı hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönündeki gerekçesi yerinde görülmüş, hükümsüzlük gerekçesi SMK m.6/5 ve 6/9 maddelerine dayandığından SMK 25/7 maddesi gereğince kullanmama definin incelenmediğine ilişkin itirazlar yerinde görülemeyerek davalılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40'er TL harcın, peşin alınan 855,20TL (427,60 + 427,60TL) harçtan mahsubu ile bakiye 187,80'er TL harcın ayrı ayrı davalılardan tahsiline,3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/11/2025