17. Hukuk Dairesi 2015/14628 E. , 2015/11567 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/07/2015 NUMARASI : 2015/238-2015/677 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, 12.05.2008 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücü S.…
**17. Hukuk Dairesi 2015/14628 E. , 2015/11567 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/07/2015 NUMARASI : 2015/238-2015/677 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, 12.05.2008 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücü S. İ.’in idaresinde iken meydana gelen tek taraflı kazada araç içinde yolcu olan müvekkilinin geçici ve sürekli işgöremeyecek şekilde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000,00-TL tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, süresinde verdiği cevap dilekçesinde davanın KTK’nin 109. maddesindeki iki yıllık süre geçtikten sonra açıldığı belirterek zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; KTK’nin 109. maddesindeki iki yıllık süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava Borçlar Kanunu'nun 46. (6098 sayılı TBK 54.) maddesi gereğince çalışma gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nin 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).