Başvuru, mahkeme kararının icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahkeme kararının icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1971 doğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir. Başvurucu Giresun'un Doğankent Belediyesinde (Belediye) sözleşmeli veteriner hekim olarak görev yapmakta iken 31/12/2010 tarihinde sözleşme süresinin dolması üzerine başvurucunun sözleşmesi yenilenmemiştir. Başvurucu, Belediye meclisinin sözleşmeli veteriner hekim çalıştırılmamasına ilişkin 11/2/2011 tarihli işlem ile 2011 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait ücretin ödenmesi isteminin reddine ilişkin 1/3/2011 tarihli işlemin iptali istemiyle Ordu İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. İdare Mahkemesi, Belediyenin mezbahanın açılmamış olması sebebiyle veteriner ihtiyacı bulunmadığına dair açıklamalarını yeterli bularak 9/3/2012 tarihli kararla davayı reddetmiştir. Kararın temyizi üzerine Danıştay Onikinci Dairesi (Danıştay) 27/5/2013 tarihinde İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Ancak Danıştay karar düzeltme aşamasında verdiği 16/5/2017 tarihli kararla onama kararını kaldırarak İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma kararında, başvurucunun mezbahayı kurmak için görevlendirildiğine ve mezbahanın kuruluşunun da başvurucunun sözleşmesinin bitiminden dört gün önce -27/12/2010 tarihinde- tamamlandığına işaret edilmiş, belediyelerin veteriner hekim çalışmasının zorunlu olduğuna da vurgu yapılarak davalı idarenin açıklamalarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Kararda, Belediyenin sözleşmenin yenilenmemesi konusunda takdir yetkisi bulunsa da başvurucunun hizmetine ihtiyaç bulunmadığı ve hizmetinde başarılı olmadığı yolunda bir tespitin mevcut olmadığına, ayrıca kadro sorunun da bulunmadığına dikkat çekilerek idari işlemin hukuka aykırı olduğu tespiti yapılmıştır. Bozma kararına uyan İdare Mahkemesi 4/1/2018 tarihinde idari işlemlerin iptaline, başvurucunun idari işlemler sebebiyle yoksun kaldığı maaş farklarının -başka bir yerde çalışmışsa aradaki maaş farkı tutarı da gözönünde bulundurularak- başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. İdare Mahkemesinin kararı 30/1/2018 tarihinde Belediyeye tebliğ edilmiştir. Karara karşı kanun yollarına başvurulmaması üzerine karar 2/3/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Belediye İdare Mahkemesi kararını uygulamak amacıyla herhangi bir işlem tesis etmemiştir. Başvurucu, 11/7/2018 tarihinde Belediyeye müracaat ederek mahkeme kararının icra edilmesini istemiştir. Belediye 4/2/2019 tarihli yazıyla başvurucunun alacağının miktarının hesaplanmasının detaylı inceleme ve araştırma gerektirdiği, konuyla ilgili çalışmaların devam ettiği bildirilmiştir. Başvurucu 16/4/2019 tarihinde bir kez daha Belediyeye müracaat ederek 11/7/2018 tarihindeki talebinin yerine getirilmesini istemiştir. Başvurucunun bu talebi Belediye Meclisinin 11/6/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, Belediyenin faaliyete geçmiş bir mezbahanın bulunmadığı belirtilmiş; başvurucunun nitelikleri dikkate alındığında başka bir hizmette çalıştırılmasının da mümkün olmadığı, bu koşullarda başvurucunun kamu hizmetinde çalıştırılmasının kamu zararına yol açacağı ifade edilmiştir. Kararda; işe iade talebinin bu nedenle parasal haklarının ödenmesi talebinin ise maddi kayıplara ilişkin olarak hesaba elverişli bilgi verilmemesi ve maddi kayıpların miktarının açıkça belirtilmemesi sebebiyle reddedildiği vurgulanmıştır. Belediye Meclisi kararı 20/6/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez ... (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerekti-ren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem te-sis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkeme-de maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Nebi Seyhan, [GK], B. No: 2018/27882, 27/10/2021, §§ 30-