Başvuru, mazeret bildirerek duruşmaya katılmayan vekile yeni duruşma tarihinin tebliğ edilmemesi nedeniyle sonraki duruşmaya da katılamadığından dosyanın işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkı ile bu hak kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mazeret bildirerek duruşmaya katılmayan vekile yeni duruşma tarihinin tebliğ edilmemesi nedeniyle sonraki duruşmaya da katılamadığından dosyanın işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkı ile bu hak kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/6/2014 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 23/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; bir şirketten kiraladığı otelin kira sözleşmesine aykırı teslim edildiği ve kiralayanın sözleşmeye aykırı davranışları nedenleriyle zarara uğradığı iddiasıyla 20/5/1994 ve 14/10/1994 tarihlerinde, kiralayan aleyhine kira sözleşmesine dayalı alacak davaları açmıştır. Bağlantı nedeniyle söz konusu davalar Mahkemenin E.1994/409 sayılı dosyasında birleştirilmiştir. Mahkemece 20/11/1997 tarihli ve E.1994/409, K.1997/1187 sayılı karar ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; anılan karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 31/5/2001 tarihli ve E.2001/3389, K.2001/4884 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada Mahkeme 13/4/2004 tarihli ve E.2001/974, K.2004/187 sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermiş; bu ikinci karar da Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/10/2005 tarihli ve E.2004/11928, K.2005/9465 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 14/3/2006 tarihli ve E.2006/1638, K.2006/2618 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. İkinci bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkeme 11/9/2008 tarihli ve E.2006/251, K.2008/269 sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermiş; bu üçüncü karar da Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/12/2010 tarihli ve E.2009/1359, K.2010/12386 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bu arada 30/9/1997 ve 25/9/2007 tarihli duruşmalarda davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle dosyanın iki kez işlemden kaldırıldığı, başvurucunun yenileme talebi üzerine yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Üçüncü bozma sonrası yapılan yargılamada başvurucu vekili, 9/2/2012 tarihli duruşmaya mazeret bildirerek katılmamış; Mahkemeye sunduğu mazeret dilekçesinde, belirlenecek yeni duruşma gününü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden öğreneceğini bildirmiştir. Mahkeme, başvurucu vekilinin mazeretinin kabulüne, mazeret dilekçesi ekinde pul eklenmediğinden duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar vererek duruşmayı 15/5/2012 tarihine ertelemiştir. Başvurucu vekilinin takip eden 15/5/2012 tarihli duruşmaya da katılmaması ve davalının davayı takip etmeyeceğini bildirmesi nedeniyle dosya üçüncü kez işlemden kaldırılmıştır. Başvurucu, dosyanın yenilenmesi talebinde bulunmuş ise de Mahkemece 13/11/2012 tarihli ve E.2011/96, K.2012/298 sayılı karar ile üç kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:“Davacı vekili 2012 tarihli duruşmaya verdiği mazeret dilekçesinde duruşma gününü uyap üzerinden öğrenmeyi talep ederek masraf yatırmamış olup, bu nedenle tebligat çıkartılmadığı, uyap üzerinden duruşma gününü her zaman öğrenebileceği ve talebi de bu olduğundan 2012 tarihli duruşmaya katılmaması kendi talebine uymamaktan kaynaklanmıştır.Yapılan incelemede; davacı vekilinin 1997, 2007 ve 2012 tarihlerinde dosyayı takip etmemiş ve dosyanın işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır.6100 Sayılı yasanın HMK 150/6 mad ve 1086 sayılı HUMK 409/6 maddesinde belirtildiği üzere 2 den fazla işlemden kaldırılıp 2012 tarihli işlemden kaldırma ve yenileme kez olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerek[miştir].” Söz konusu karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/10/2013 tarihli ve E.2013/2567, K.2013/14099 sayılı ilamı ile onanmıştır. Yargıtay onama ilamının ilgili kısmı şöyledir:“Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve ... temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 23/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Başvurucu, onama ilamını 12/12/2013 tarihinde tebliğ aldığını bildirerek 20/12/2013 tarihli dilekçeyle karar düzeltme isteminde bulunmuş; Yargıtay Hukuk Dairesinin 13/2/2014 tarihli ve E.2014/1157, K.2014/1571 sayılı ilamı ile davanın açılmamış sayılmasına dair hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Anılan Yargıtay ilamının ilgili kısmı şöyledir:“6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici madde hükmü gözetilerek HUMK.nın maddesinin fıkrasının 3 nolu bendi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay’ca verilen kararlar için karar düzeltme istenemez. Bu bakımdan düzeltme istemine ait dilekçenin reddi gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, red esasa ilişkin olmadığından para cezasının tayinine yer olmadığına ... karar verildi.” Söz konusu Yargıtay ilamı, başvurucuya 30/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 27/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 6100 sayılı Kanun’un geçici maddesi gereğince temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin (III) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “Yargıtayın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez....3 - Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları,...”