Başvuru, kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, istinaf itirazının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, istinaf itirazının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca yapılan inceleme neticesinde, bireysel başvuru formunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nde öngörülen usul ve esaslara uygun biçimde doldurulmadığı belirtilerek yeniden tanzim edilecek başvuru formunun sunulması için 24/12/2018 tarihinde bir eksikliğin giderilmesi bildirimi hazırlanmıştır. Söz konusu bildirim, başvurucular vekiline 31/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular vekili 15/1/2019 tarihinde söz konusu bildirime istinaden tamamıyla yeni bir başvuru formu düzenleyerek Anayasa Mahkemesine göndermiştir. Başvurucular vekili, yeni sunduğu başvuru formunda ilk başvuru formunda göstermediği iki başvurucuya (Osman Gürcan ve Özkan Gürcan) daha yer vermiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların da aralarında bulunduğu davacılar 20/9/2012 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı (Belediye) aleyhine kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde, murislere ait İzmir'in Güzelbahçe ilçesi 1438 parselde kayıtlı tarla vasıflı 425 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın tamamına kamulaştırma yapılmadan yol ve kaldırım geçirmek suretiyle davalı idare tarafından el atıldığı ileri sürülmüş ve 000 TL tazminat talep edilmiştir. Başvurucu Zişan Sıcakyüz 21/11/2016 tarihinde açılan davadan vazgeçtiğine dair dilekçe sunmuştur. Başvurucular vekili 24/5/2017 tarihinde bilirkişi raporunda tespit edilen değer doğrultusunda dava konusu miktarı ıslah ederek 270 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 8/9/2017 tarihinde başvurucular Fatma Alabey, Hatice Öncü ve Zişan Sıcakyüz'ün içinde bulunduğu bir kısım davacılar yönünden davayı reddetmiş; diğer davacılar yönünden ise davayı kabul ederek toplam 270 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme gerekçeli kararında; imar planında yol ve otopark alanı olarak ayrılan taşınmazın tamamına yol ve kaldırım yapılarak el atılmış olduğunu ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda da tazminat miktarının belirlendiğini açıklamıştır. Mahkeme, davaları reddedilen bir kısım davacılar içerisinde bulunan başvurucu Zişan Sıcakyüz'ün davasından vazgeçtiğini, başvurucular Fatma Alabey ve Hatice Öncü'nün ise taşınmaz maliklerinin mirasçısı olmadıklarını belirtmiştir. Mahkeme, davalı idare lehine 806 TL vekâlet ücretinin davaları reddedilen bir kısım davacıdan tahsiline karar vermiştir. Davalı Belediye 16/10/2017 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. Belediye istinaf dilekçesinde; aleyhe maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, fiilî el atma tarihinin araştırılmadığını ve taşınmazın değerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. Başvurucular vekili de 16/10/2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde; hakkında ret kararı verilen başvurucular yönünden nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Başvurucular vekilinden istinaf karar harcı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve gider avansı tahsil edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi) 31/5/2018 tarihinde davalı idarenin istinaf başvurusunu esastan kesin olmak üzere reddetmiştir. İstinaf Mahkemesi gerekçeli kararında; davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğunu belirterek taşınmazın değerinin belirlenmesinde kanuna aykırılık bulunmadığını açıklamıştır. İstinaf Mahkemesi kararında başvurucular vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Mahkemece hükmedilen tazminat bedeli için İzmir İcra Dairesinde başlatılan takip sonucunda idare 18/6/2018 tarihinde davaları kabul edilen içinde davalı kabul edilen bir kısım başvurucuların da bulunduğu davacılara toplam 305 TL ödeme yapılmıştır. İstinaf Mahkemesi kararı 25/6/2018 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucular vekili 24/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Karar aşağıdaki hususları içerir:...c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti....d) İleri sürülen istinaf sebepleri.e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.... (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/38 md.) Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073, 6/7/2017, §§ 23-33; Bob Ross İncorporated, B. No: 2015/14347, 3/7/2019, §§ 16-