T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/73 Esas KARAR NO : 2025/1183 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Ekli vekaletname uyarınca davacı vekili olarak bulunmaktayım. Müv…
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/73 Esas KARAR NO : 2025/1183 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Ekli vekaletname uyarınca davacı vekili olarak bulunmaktayım. Müvekkil aleyhine .... 9. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasında açılan icra takip dosyasında gönderilen ödeme emrine müvekkil süresinde itiraz edememiştir. Takibe konu senette bulunan imza müvekkile ait değildir. Müvekkilin eski eşi ..., müvekkil adına sahte imza atarak müvekkili borçlandırmıstır. Daha önce yapılan tüm imza incelemelerinde senetlerdeki imzanın müvekkile ait olmadığı bilirkişi raporları ile tespit edilmiş, bu kapsamda açılan menfi tespit davaları kabul edilmiştir. Müvekkilin imzası ile senette bulunan imzalar arasında benzerlik bulunmamaktadır. Müvekkilin imza örnekleri alınarak imzalar karşılaştırıldığında aralarında hiçbir benzerlik olmadıgı açıkça görülecektir. Bu kapsamda tensip zaptı ile imza örneklerinin alınması için talimat yazılmasını talep ederiz. Hak kaybı oluşmaması adına İİK md. 72/3 gereğince icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz. Taraflar arasında her ne kadar arabuluculuğa başvurulmuşsa da olumlu netice alınamamıştır. Anlaşamama son tutanağını e imzalı dilekçe ekinde paylaşıyoruz. Ezcümle imza itirazımızın incelenerek takibe konu senette bulunan imzanın müvekkile ait olmadığının tespitine kararı verilmesini ve ... 9. Icra Dairesinin ...E. sayılı icra dosyasında borçlu olmadığımızın tespitini isteme zorunlulugu doğmuştur. Haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, 4- Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Taraflar arasında düzenlenen söz konusu senet kambiyo senedi olarak müvekkilin şahsı adına düzenlenmiş olup davacı tarafından ödenmeyen borç sebebiyle tarafımızca davacı aleyhine işbu senede dayanılarak icra takibi başlatılmıştır. bu bağlamda sayın mahkemenizce davacının müvekkile borçlu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmektedir.davaya konu senet kambiyo niteliğine haiz olup illetten mücerrettir. bu nedenle söz konusu senedin herhangi borç alacak ilişkisine dayanmasına gerek bulunmamaktadır. bu nedenle sayın mahkemenizce işbu senet kapsamında davacının müvekkile borçlu olduğunun tespitine ve davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. sayın mahkemenizce yapılacak imza incelenmesinde davacının işbu davaya konu senetleri imzaladığı açıkça anlaşılacaktır. sayın mahkemenizce öncelikle takdir edilecek kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılarak davacının işbu senedi imzaladığı dönemlere ilişkin imzalı belgelerinin toplanılmasını ve imza incelemesi yapılmasını talep ederiz. davacı tarafından işbu sahte imza ile düzenlendiği iddia edilen senede ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunmamış olup davacı tarafından tamamen kötü niyetle ikame edilmiş işbu davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. huzurda görülmekte olan dosyada senede ilişkin borçlu olmadığını ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. nitekim söz konusu senet kambiyo niteliğine haiz olup davacı tarafından söz konusu senede ilişkin borçlu olunmadığının aynı şekilde senet niteliğine haiz yazılı ve kesin deliller ile ispatlanması gerekmektedir. bu bağlamda davacı tarafından borçlu olunmadığına dair hiçbir delil sunulmamış olup sayın mahkemenizce davanın reddine karar verilmesini ..."talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 9. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu senet aslını imza incelemesi esas olmak üzere mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... 2.ATM'nin ... Esas sayılı, ... K. sayılı dosyasını davacının ıslak imzaya konu evrakları ilgili dosyada bulunulması nedeniyle kül halinde istenilmesine karar verilmiştir. Davacıya imza incelemesine esas olmak üzere ıslak imza-yazı örneklerini vermesi için istivcap davetiyesi çıkartılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 02/02/2024 tarihli verilen ara kararı ile; Takdiren takip miktarı toplamı olan 86.795,62TL'nin %15'i tutarında teminat (nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu) teminat yatırıldığında İİK'nun 72/3. Maddesinin 3. Fıkrasının son cümlesi gereğince ... 9.İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyasına davacı borçlu tarafından yatırılacak paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, teminat yatırıldığında kararın ...9.İcra Dairesi'nin...E.sayılı dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili 10/05/2023 tarihli dilekçe ile; taraflarınca dosyaya yatırılan 13.019,34TL tutarındaki teminatın Anayasa Mahkemesi Hk. 36 maddesini iptal etmesi sebebiyle...E. ve ...K. Sayılı Harçlar Kanunu M.36'yı iptal etmesi sebebiyle nemalandırılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 18/04/2024 tarihli verilen ara kararı ile; Davacı vekilinin dosyaya yatırılan 13.019,34TL'lik teminat bedelinin 3'er aylık vadeli hesaplarda nemalandırılması için bankaya müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalı vekilinin mahkememizin 02/02/2024 tarihli verilen ara kararına itiraz dilekçesi göndermesi üzerine dosyanın İstinafa gönderildiği görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 21/05/2024 tarihli... Esas,... Karar sayılı kararı ile; HMK'nun 394.maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine, talebi halinde peşin harcın davalıya iadesine, davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. ... 2.ATM'nin ...E.sayılı dosyasının kasasının istenilmesine karar verilmiştir. Çekin keşide tarihine yakın davacının ıslak imzalarının bulunduğu kurum ve kuruluşların mahkememize bildirmek ve ilgili kurumlardan evrak asıllarını getirilmesi yönünde talepte bulunulması için taraf vekillerine iki hafta kesin süre verilmesine, kurumların bildirilmemesi halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının mevcut delillere göre karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Mahkememizce verilen tedbir kararının aynen devamına karar verilmiştir. Davalı vekiline cevap dilekçesinde bildirdiği fakat mahkememize sunmadığı delilleri iki hafta kesin süre içinde bildirmesine, aksi halde tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir. ... Tapu Sicil Müdr., ...'a bulunan noterlere ve il ve ilçe nüfus müdürlüklerine müzekkere yazılarak ıslak imzalarının varsa mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/54 Talimat sayılı dosyasının 05/06/2024 tarihli celsesinde davalı ...'ın huzurda sol el ayakta ve oturarak, sağ el ayakta ve oturarak imza örnekleri alınmış olmakla, talimata eklendiği görülmüştür. Takibe konu senet üzerindeki atılı imzalar ile dosyadaki davacıya ait tüm imza ve yazı örnekleri karşılaştıralarak; takibe konu bonodoki imza ile diğer imzaların davacıya ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına, bilirkişi olarak Grafolog uzmanının doğrudan atanmasına, bilirkişi ücreti tamamlandığında günsüz olarak tevdiine karar verilmiştir. Geçen celse mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin aynen devamına ilişkin kararın gerekçe yazılmadığı anlaşılmakla celse arasında gerekçe yazılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 23/12/2024 tarihli verilen ara kararı ile; İtirazın reddi ile Mahkememizin 02/02/2024 tarihli verilen ihtiyati tedbir talebinin aynen devamına karar verilmiştir. Bilirkişiye raporunu sunmak üzere 10 günlük KESİN SÜRE verilmesine, bilirkişiye HMK m. 274/2 hükmü uyarınca belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınıp, yerine bir başka kimsenin, bilirkişi olarak görevlendirilebileceği, ayrıca bilirkişiye ücret ve masraf adı altında hiçbir ödeme yapılmamasına karar verilebileceği ve gerekli yaptırımların uygulanmasının Bilirkişilik Bölge Kurulundan talep edilebileceği yönünde muhtıra çıkarılarak ihtarat yapılmasına karar verilmiştir. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyalarının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Bilirkişiden alınan 24/04/2025 tarihli ön raporunda; "İmza incelemelerinin inceleme konusu belge aslı üzerinden yapılması hususu adli belge incelemesi alanının temel kurallarından bir tanesi olup, söz konusu senet aslının ilgili avukattan temin edilerek tarafıma iletilmesi durumunda konuyla ilgili sağlıklı ve bilimsel bir rapor hazırlanma imkanı söz konusu olacağını..." talep etmiştir. Mahkememizin 25/04/2025 tarihli verilen ara kararı ile; Davalı vekiline 06/02/2014 tanzim, 30/04/2014 ödeme tarihli, alacaklısı ... olan, 80.000,00 TL bedelli senet aslını mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacının imza itirazının kabul edilmiş sayılacağının ihtarına, 1 nolu ara karar ikmal edildikten sonra dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Davalı vekilinin 28/04/2025 tarihli dilekçesi ile mahkememizin 23/12/2024 tarihli ara kararına itiraz dilekçesi göndermiş olduğu görülmüştür. İstanbul Bölge Adiye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2025 tarihli ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bilirkişiye raporunu sunmak üzere 20 günlük KESİN SÜRE verilmesine, bilirkişiye HMK m. 274/2 hükmü uyarınca belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınıp, yerine bir başka kimsenin, bilirkişi olarak görevlendirilebileceği, ayrıca bilirkişiye ücret ve masraf adı altında hiçbir ödeme yapılmamasına karar verilebileceği ve gerekli yaptırımların uygulanmasının Bilirkişilik Bölge Kurulundan talep edilebileceği yönünde muhtıra çıkarılarak ihtarat yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 27/09/2025 tarihli kök raporunda özetle; "İnceleme konusu senet aslı ön yüzde ödeyecek ... ve kefil ... adına atfen atılı ikişer adet toplam 4 (dört) adet imza içerisinde, ... eli ürünü imza bulunup bulunmadığının tespit edilmesi maksadı ile tüm dosya içeriği ve tüm belgeler dikkatlice incelendi. Gerek inceleme konusu senet aslı üzerinde ve gerekse de yukarıda listesi verilen mukayese belgeleri üzerinde sorulan hususun cevaplanabilmesi amacı ile gerekli tüm grafolojik, grafometrik ve kaligrafik değerlendirmeler yapıldı. Söz konusu değerlendirmelerin yapılabilmesinde imza incelemelerinde kullanılan imza başlangıç yapılandırılması, imzaların genel grama mantığı, imzalar içerisindeki geri dönüşlü gel-git hareketleri, imzaların resim ve şekil özellikleri, tersim tarzı, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, baskı derecesi, ebat, yönelim, konfigürasyonun teşkili, konumlanış ve alışkanlıklar gibi temel ölçütler ışığında sorulan husus konusunda şu sonuca varılmıştır; İnceleme konusu senet aslı ön yüzde ödeyecek ... ve kefil ... adına atfen atılı ikişer adet toplam 4 (dört) adet imza içerisinde, ... eli ürünü imza bulunmadığı..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe konu 06/02/2014 düzenleme tarihli 30/04/2014 ödeme tarihli 80.000,00TL bedelli lehtarı ... olan kambiyo senedindeki keşideci imzasının kendisine ait olmadığından bahisle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “İmzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin... esas, ... karar sayılı, 24/03/2022 tarihli ilamında ifade edildiği üzere "Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir... Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ... E....K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır... Sonuç olarak senet üzerindeki imzanın sahteliğinin mutlak defi olması, dava konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı tespiti, bu sebeple davacının davalıya dava konu bonodan dolayı borçlu kabul edilemeyeceği, davalı tarafça istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlarının mutlak defi karşısında sonuca bir etkisinin bulunmadığı, somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceğinden davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.". İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Davacı şirketin takibe konu 28/02/2019 keşide tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çekin lehtarı göründüğü, davacının çekteki lehtar-birinci ciranta imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan grafoloji raporu ile "Çekteki davacı şirket adına atılı ciranta imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı" sabit olmuştur. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, benzer imzalı çeklerin aynı ticari ilişki kapsamında verildiği ve ödendiği yönünde bir iddia bulunmadığından bu konuda haricen araştırma yapılmasına gerek olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir...". İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "...Davacının takibe çek arka yüzünde " ... Şirketi" kaşesi üzerinde atılı bulunan 3. ciranta imzasının, davacı şirket yetkilileri ...'in veya ...'nün eli ürünü olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu mahkemenin aldırdığı denetime elverişli bulunan grafoloji raporu ile ''çekteki 3. Ciranta imzanın davacı şirket yetkililerin eli mahsulü olmadığı'' sabit olmuştur. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilinecek olması nedeniyle davalının iyi niyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı diğer davalı tarafından davalı ... faktoring Anonim Şirketi'ne yapılan ödeme olduğu ödemenin davacı tarafça yapılmaması nedeni ile mahkeme kararı isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir...". İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çekin istirdadı talebine ilişkindir. Davacı taraf, çalışanının teslim etmesi gereken çeki müvekkiline teslim etmediğini, bu çekin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı, ayrıca dava konusu çekin bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece, menfi tespite hükmedilmesi isabetlidir. Yine çekin istirdadı talebi konusunda koşulları oluşmadığından red kararı verilmesi de yerindedir. Zira davacı taraf, dava konusu çekin istirdadı için hamili bulunduğu çekin rıza dışı elinden çıktığı ve davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu hususlarını usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Bu yönler itibariyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; istirdat talebi reddedilmiş olup bu talep yönünden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...". İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile vurgulandığı üzere "... Takibe konu çekin çalındığı ve keşideci tarafından düzenlenmediği , sahte çek olduğu , sahtelik iddiasının mutlak defi olduğu, iyiniyetli olsa bile tüm ilgililere karşı ileri sürülebileceği, sahte olarak düzenlendiği ispatlanan çek nedeniyle davacının sorumlu tutulamayacağı, buna karşın çek bedelinin 3.kişi tarafından ödendiği, davada taraf olmayan cirantaların kendisinden önceki cirantalara karşı başvuru hakkını ortadan kaldıracak şekilde çek istirdadı talebinin yerinde olmadığı, öte yandan, imza davacıya ait olmasa dahi bunu bilebilecek durumda olmadığı, aralarında yüz yüzelik bulunmadığı, çekin arkasındaki şerhin tek başına davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği kanaatiyle kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır...". Somut olayda; davaya konu 06/02/2014 düzenleme tarihli, 30/04/2014 ödeme tarihli, 80.000,00 TL bedelli senette yer alan keşideci olan ...'a atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığının iddia edildiği; mahkememizce davacının imza incelemesine esas belge asıllarının celp edildiği; akabinde dosyanın takibe konu senet üzerindeki atılı imzalar ile dosyadaki davacıya ait tüm imza ve yazı örnekleri karşılaştıralarak; takibe konu bonodoki imza ile diğer imzaların davacıya ait olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanması için grafolog uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği; bilirkişinin 27/09/2025 tarihli raporunda inceleme konusu senet aslı ön yüzde ödeyecek ... ve kefil ...adına atfen atılı ikişer adet toplam 4 (dört) adet imza içerisinde, ... eli ürünü imza bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Sahte olarak üretilen senetten dolayı davacının sorumlu olamayacağı HMK 209. maddesinde de açıkça düzenlendiğine göre, sahte olarak düzenlenen senedin hukuki işlemlerde de esas alınamayacağı, ayrıca sahtecilik eyleminin senet metninden anlaşılabilecek olması ve bu bağlamda senet metnine ilişkin sahtecilik eylemlerinin iyi niyetli yada kötü niyetli ayrımı olmaksızın 3. şahıslara karşı da ileri sürülebileceği, ispat yükünün senetteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, davalı tarafça, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun kanıtlanamadığı; davaya konu icra takibinin kambiyo senedine dayalı olduğu, davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, bu sebeplerle; takip konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının kötü niyet tazminatı istemi yönünden ise; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 5. fıkrasında: “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir. Düzenleme uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun istemde bulunması, borçluya karşı icra takibi yapılmış olunması ve takibin haksız ve kötüniyetli olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarihli, ... Esas, ...Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı(borçlu)’nun üzerindedir. Somut olayda, kötü niyetin varlığını ispat etmekle yükümlü olan davacının bu yönde bir delil sunmaması, dosya kapsamı itibari ile kötü niyetle icra takibi yapıldığı kanıtlanamadığından ve kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KABULÜ ile; ... 9. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra takibine dayanak 06/02/2014 düzenleme tarihli, 30/04/2014 ödeme tarihli, 80.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,80TL harçtan peşin alınan 1.366,20TL mahsup edilerek bakiye 4.098,6TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 1.366,20TL Peşin/nisbi Harcı, 7.606,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.399,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 13.019,34TL teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı tarafından yapılan; 505,00TLTebligat, Posta ve diğer masrafın davalı üzerine bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 80.000,00TL üzerinden hesaplanan 45.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 23/12/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır