8. Ceza Dairesi 2024/14491 E. , 2025/1978 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMELERİ : Aydın Çocuk Mahkemesi Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 02.11.2016, 07.12.2016 SAYILARI : 2016/219 E., 2016/490 K. 2016/1016 E., 2016/1733 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 14.12.2015, 03.06.2016 İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Baş
**8. Ceza Dairesi 2024/14491 E. , 2025/1978 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMELERİ : Aydın Çocuk Mahkemesi Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 02.11.2016, 07.12.2016 SAYILARI : 2016/219 E., 2016/490 K. 2016/1016 E., 2016/1733 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 14.12.2015, 03.06.2016 İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Sanık hakkında Aydın Çocuk Mahkemesinin 02.11.2016 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında ceza verilmesine yer olmadığına; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2016 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararların sırasıyla 03.12.2016 ve 15.12.2016 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/6009 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1) Aydın Çocuk Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli ve 2016/219 esas, 2016/490 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır ", 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde yer alan “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18/02/2019 tarihli ve 2019/667 esas, 2019/963 karar sayılı ilamında "..."kovuşturma şartının" gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyanın infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “kamu davası açılmasının ertelenmesine dair kararın infazının devamına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan,..." şeklindeki açıklamalar ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının Sulh Ceza Hakimliğine 15 gün itiraz süresine tabi olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, sanık hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/01/2016 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu kararda itiraz süresine ilişkin bir bilginin yer almadığı, ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa itiraz yasa yolunun süresinin bildirilmediği, sanık hakkında denetime başlanmasının ise sonucu değiştirmeyeceği, kaldı ki, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 02/02/2016 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine rağmen, tebliğden önce itiraz süresinin dolması beklenilmeden 08/01/2016 tarihinde erteleme ve tedbir kararının infazı için Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, dolayısıyla şüpheliye usulüne uygun olarak itiraz hakkı tanınmadığından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği hususları nazara alındığında, Somut olayda, mahkemesince sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlalden bahsedilemeyeceği kabul edilerek “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı vermiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda, Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde, 2) Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarihli ve 2016/1016 esas, 2016/1733 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında evvelce 12/12/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2016 tarihli ve 2015/19908 soruşturma, 2016/9 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş olduğundan bahisle yapılan bildirim üzerine hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Aydın Çocuk Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli ve 2016/219 esas, 2016/490 sayılı kararı ile sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar kesinleşmeden infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle ihlalden bahsedilemeyeceği ve suça sürüklenen çocuk hakkında cezalandırma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeksizin 03/12/2016 tarihinde kesinleştiği, Adı geçen sanığın bu kez inceleme konusu 07/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2016 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarihli ve 2016/1016 esas, 2016/1733 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 15/12/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, Somut olayda, önceki 12/12/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olup sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş olduğundan bahisle yapılan bildirim üzerine hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Aydın Çocuk Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli kararı ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde ise kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında, önceden açılan kamu davası sonunda sanık hakkında durma kararına hükmedilmiş olması sebebiyle, sanığın incelemeye konu 07/12/2016 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlali mahiyetinde de olmadığı, bu halde sanığın gerçekleştirmiş olduğu 12/12/2015 ve 07/12/2016 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Hükümlü hakkında, 12.12.2015 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile 11.05.2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden dosyanın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiğinden ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılmış herhangi bir soruşturma olmadığı halde, hırsızlık şüphesi ile yakalanan hükümlünün, uyuşturucu madde karşılığı hırsızlık malı sattığını beyan etmesi üzerine yapılan tahlilde idrarında esrar tespit edildiği olayda; uyuşturucu madde kullandığını belirterek, bu suçtan soruşturma yapılmasını sağlaması ve resmi makamların bilgisinin bulunmadığı aşamada kendi beyanı ile suçunu ortaya çıkarması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/4. maddesi gereğince soruşturma aşamasında hükümlü hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek soruşturmanın sonlandırılması gerektiği halde hükümlü hakkında yargılamaya devamla yerinde olmayan gerekçe ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ancak kanun yararına bozma istemine bu hususun konu edilmediği anlaşılmakla 08.01.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuka aykırılığı hakkında kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.