11. Ceza Dairesi 2023/3896 E. , 2024/6840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/65 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve 2020/4052 Soruşturma, 2022/124 Karar sayılı kovuştur
**11. Ceza Dairesi 2023/3896 E. , 2024/6840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/65 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve 2020/4052 Soruşturma, 2022/124 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Aydın 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/65 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.01.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.06.2023 tarihli ve 2023/11128 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/77495 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/77495 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüpheli ile aralarında el atmanın önlenmesine ilişkin Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/215 esas ve tapu iptali ve tescil istemli Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/45 esas ile Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 esas sayılı dava dosyalarının derdest olduklarını, şüphelinin, aralarında inanç sözleşmesi akdettiklerini ve bu sözleşmenin müşteki tarafından imzalandığını iddia ederek bahsi geçen inanç sözleşmesini anılan dava dosyalarına ibraz ettiğini, tarafınca düzenlenen herhangi bir inanç sözleşmesi bulunmadığını ve sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, şüphelinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte belge düzenlendiğini ve bu sahte belgeyi başkalarını aldatacak şekilde kullandığını iddia ve beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin iddiasının kriminal rapor ve tanık beyanları ile doğrulanmadığı, bu kapsamda şüphelinin ilgili evraka sahte imza attığına dair somut, kesin delil elde edilemediği, söz konusu imzanın müşteki haricinde bir başkası tarafından atıldığına dair de soruşturma safahatında tespit yapılamadığı, şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kamu davası açmak için yeterli şüpheye ulaşılamadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Dosyada mevcut İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/12/2021 tarihli uzmanlık raporu ile söz konusu inanç sözleşmesinde şüpheli adına atfen atılı imzanın şüpheli elinden çıktığı, müşteki adına atılı imzanın ise müştekinin eli mahsulü olmayıp orijinal imzaları model alınmak suretiyle takliden atılı sahte imza olduğu, model imzalarda kişi aidiyetine özgü grafolojik tanı hususiyetlerinin bir çoğunu gözlemlemek mümkün olmadığından şüphelinin elinden çıkıp çıkmadığı hususunda sağlıklı bir kanaat beyanında bulunmanın mümkün olmadığının bildirildiği ve soruşturma dosyası kapsamında, imzanın müştekiye ait olup müşteki tarafından imzalandığını bizzat gördüklerine dair beyanda bulunan ve sözleşmede şahit olarak imzaları bulunan bilgi sahipleri ... ve ...'ın, müşteki vekili tarafından 07/01/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile dosyaya sunulmuş olan Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/215 esas ve Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 esas sayılı dava dosyalarında mahkeme huzurunda alınan tanık beyanları uyarınca taraflar arasında yazılı bir sözleşme imzalanmadığını, sözlü olarak anlaşıldığını bildirmiş bulunmaları karşısında, şüphelinin müştekinin imzası taklit edilerek düzenlenmiş olan sahte özel belgeyi, sahte olduğunu bilerek Nazilli ve Aydın Asliye Hukuk Mahkemelerinde derdest dava dosyalarına sunmak şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/2. maddesinde tanımlanan "bir sahte belgeyi bu özelliğini bilerek kullanmak" seçimlik hareketini oluşturduğu cihetle, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdiri ile değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda ihbarname konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, kanun yararına bozma konusu Aydın 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/65 Değişik İş sayılı kararının karar başlığında itiraz eden olarak şikâyetçi ... vekili yerine, hatalı olarak Aydın Gümrük Müdürlüğü yazıldığı belirlenmekle yapılan incelemede; şüphelinin, şikâyetçi ile aralarında devam eden Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/184 Esas ve Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 Esas sırasına kayıtlı inançlı işlem sözleşmesine dayanan tapu iptal tescil davalarına delil olmak üzere sunduğu "Anlaşma" başlıklı 04.08.2014 tarihli belgedeki şikâyetçi adına atılı imzanın sahte olduğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 12.02.2021 tarihli ve Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temin edilen İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 10.12.2021 tarihli uzmanlık raporlarına göre, suça konu belgedeki şikâyetçi adına atılan imzanın şikâyetçinin eli ürünü olmadığının belirlendiği, her ne kadar belgede şahit sıfatıyla imzaları bulunan ve şüphelinin aile fertleri olan ..., ..., ... ve ... beyanlarında imzanın şikâyetçi tarafından atıldığını bildirmişler ise de, şikâyetçi vekilinin 07.01.2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği keşif tutanaklarına göre, ... ve ...'ın Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/215 Esas sayılı dosyası kapsamında 30.03.2021 tarihinde yapılan keşif sırasında ve Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 Esas sayılı dosyası kapsamında 15.05.2021 tarihinde yapılan keşif sırasında alınan beyanlarında, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını bildirmeleri karşısında; şikâyetçi adına atılan imzanın şüpheli tarafından atıldığı yönünde herhangi bir tespit bulunmamakla birlikte, belgenin şüpheli tarafından kullanılması nedeniyle elde edilecek menfaatin de şüpheliye ait olacağı dikkate alınarak, özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiği anlaşılmakla, "...müşteki her ne kadar şüpheli tarafından Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen anlaşma başlıklı sözleşmede kendisi adına atılan imzanın şüpheli tarafından taklit edilerek atıldığını bu suretle sahtecilik yapıldığını iddia etmiş ise de, iddianın kriminal rapor ve tanık beyanları ile doğrulanamadığı, bu kapsamda şüphelinin ilgili evraka sahte imza attığına dair somut, kesin delil elde edilemediği, söz konusu imzanın müşteki haricinde bir başkası tarafından atıldığına dair de soruşturma safahatında tespit yapılamadığı, tüm soruşturma evrakına göre şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kamu davası açmak için yeterli şüpheye ulaşılamadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aydın 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.01.2022 tarihli ve 2022/65 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.