Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/839 E. , 2024/5101 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/839 Karar No : 2024/5101 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulma
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/839 E. , 2024/5101 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/839 Karar No : 2024/5101 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Teknoloji Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2012 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket hakkında bankalar nezdinde malvarlığı araştırmasının yapıldığı tarihten önce dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görüldüğünden, kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmeden asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip yollarının tüketildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 13/02/2018 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, bunun üzerine şirket adına 16/03/2018 tarihinde haciz varakası düzenlendiği, 28/03/2022 tarihinde banka hesaplarına kat'i hacizler konulduğu, şirketin TAKBİS sorgusuna göre malvarlığının bulunmadığı, adına kayıtlı araç olmadığı, dava konusu olan ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 20/05/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında, dava konusu ödeme emrinin düzenlenme tarihindeki mevcut duruma sonuç bağlanmışsa da davacıya tebliğ edilmeyen ödeme emri, davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmayacağından sözü edilen ödeme emrinin tebliği tarihindeki hukuki durum değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekmektedir. Davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğinden önce asıl borçlu şirket hakkında yapılan araştırmada herhangi bir taşınmaz kaydına rastlanmadığı, aracının bulunmadığı, banka hesaplarına yönelik yapılan araştırmada ise sistem üzerinden belirlenen çeşitli bankalardaki hesaplarına kati haciz konulduğu, ancak bu hesaplarda çok cüz'i tutarda mevcut bir bakiyenin olduğu göz önüne alındığında, kamu alacağının şirketten tahsil olanağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davacının 213 sayılı Kanun'un 10. madde hükmü uyarınca sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.