11. Ceza Dairesi 2021/10479 E. , 2024/6600 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/54 E., 2016/462 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind
**11. Ceza Dairesi 2021/10479 E. , 2024/6600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/54 E., 2016/462 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/54 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, dosyanın yeniden incelenmesi istemi ile hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın olay günü cezaevi firarisi olduğu ve hakkındaki yakalama emirlerinden dolayı kendiliğinden Emniyet Müdürlüğü'ne gelerek teslim olması ve suça konu nüfus cüzdanını ibraz etmesi üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur. 2.Sanık savunmasında; emniyete yakalaması olduğu dönemde müracaat ederek suça konu kimliği ibraz ettiğini, kimliği başka şahıslara yaptırdığını beyan etmiştir. 3.Kriminal raporda, suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir. 4.15.04.2016 tarihli celsede, suça konu belge üzerinde yapılan gözlemde; kimliğin ... adına tanzim edilmiş olan kimlik olduğu, üzerinde mahkemece ifadesi alınan sanığa ait fotoğrafın bulunduğu, kimliğin üzerinin PVC ile kaplı olduğu, şahsın fotoğrafının sol alt kısmına gelecek şekilde soğuk damganın vurulduğu, kimliğin arka tarafının incelenmesinde nüfus müdürünün imzası ve kırmızı bir mühür olduğu, nüfus cüzdanındaki renklerin geçerli olan nüfus cüzdanlarındaki renklerle aynı olduğu ve ilk bakışta gerçek bir belgeye benzediği tespit edilmiştir. 5.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 3.Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Sanığın tekerrüre esas alınan Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1127 Esas, 2013/367 Karar sayılı ilamının yapılan UYAP sorgusunda, Mahkemenin 21.11.2017 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, bu itibarla söz konusu ilama ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan Tekirdağ 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihinde kesinleşen 05.04.2013 tarihli ve 2009/27 Esas, 2013/186 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/54 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan suça konu belgenin müsaderesine karar verildiği paragrafta bulunan; “müsaderesi” ibaresinin çıkartılması, hüküm fıkrasından TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve tekerrür hükümlerine ilişkin paragrafta "Bakırköy 17 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/05/2013 tarih ve 2012/1127 esas, 2013/367 karar sayılı kararı ile verilmiş ve 10/06/2013" şeklindeki kısmın çıkartılarak yerine "Tekirdağ 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2013 tarihli ve 2009/27 Esas, 2013/186 Karar sayılı ile verilmiş ve 18.11.2014" şeklindeki ibare eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesini, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.