Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ Bankanın müşterilerinden tahsil amacıyla ciro edilerek Bankaya teslim edilmiş olması dolayısıyla bankanın meşru hamili bulunduğu, borçlusu ... , lehtarı ... ..., keşide tarihi 06/08/2021, vade tarihi 30/01/2022 olan 8.000,00 TL tutarlı bono, bankanın uhdesinde ve zilyetliğinde iken transferi sırasında kargo mahiyetinde iken bono aslının zayi olduğu, bu suretle davacı bankanın rızası hilafına elinden çıktığı ve kargo aracında zayi olduğu, söz konu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı taraftan alacağını tahsil etmek amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası üzerinden 10/11/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibini borçlu taraf e-devlet üzerinden öğrendiğini belirttiğini, takibe 12/11/2020 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, anlaşamadıklarını, davalı taraf itirazında, müvekkiline borcu olmadığını iddia ettiğini, ticari kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile de anlaşılacağı üzere, borcun mevcut olduğu ve borçlunun borcunun bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davalı, itirazında asıl alacak ile birlikte fer'ilerine de itiraz etmediğini, icra takibinin açıldığı tarihte tüm fer’iler doğmakla birlikte İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesine göre harçlar ve yine İcra ve İflas Kanunu’nun 59. maddesine göre takip masrafları da borçluya ait olduğunu, hukuki gerekçelerden yoksun olarak yapılmış olan itirazın iptaline, 18.385,37 TL ana alacak ile fer'ileri yönünden takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz eden davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.