Ceza Genel Kurulu 2019/277 E. , 2021/600 K. "" İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanık ...'un beraatine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.11.2015 tarihli ve 240-193 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Askeri Yargıtay 2. Dairesince 09.03.2016 tarih ve 149-186 sayı ile; "...Askerî Mahkemece soruşturma aşamasında tespit edilen Adli Tıp Kurumu 3’üncü Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna itibar …
**Ceza Genel Kurulu 2019/277 E. , 2021/600 K.** **"İçtihat Metni"** İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanık ...'un beraatine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.11.2015 tarihli ve 240-193 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Askeri Yargıtay 2. Dairesince 09.03.2016 tarih ve 149-186 sayı ile; "...Askerî Mahkemece soruşturma aşamasında tespit edilen Adli Tıp Kurumu 3’üncü Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna itibar edilmeyerek, kovuşturma aşamasında dinlenilen bilirkişilerin görüşleri doğrultusunda sanığın beraatine karar verildiği görülmekte ise de; Soruşturma aşamasında dava dosyası gönderilmek suretiyle görüşüne başvurulan Adli Tıp 3'üncü İhtisas Kurulunun 30.12.2013 tarihli raporunda; 19.10.2010 tarihinde gastrointestinal sistem endoskopisi uygulandığı, aort kapak replasman operasyon ve coumadin isimli ilacı kullanan katılandan endoskopi işlemi sırasında biyopsi alınmış olduğunun anlaşıldığı, coumadin kullanan hastalarda invaziv işlem yapılmadan önce bu tedaviye ara verilerek kısa etkili düşük molekül ağırlıklı heparin tedavisine geçilmesi ve bu tedavinin de işlemin hemen öncesinde sonlandırılması gerektiği, katılana coumadin kullanımı kesilmeden biyopsi yapılması işleminin tıp kurallarına uygun olmadığının belirtildiği; Ancak; katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olan mide kanamasının sanık tarafından gerçekleştirilen biyopsi işleminden kaynaklandığını belirtir herhangi bir tespit yapılmadığı, keza bu işlemden kaynaklı ise endoskopi ve özellikle biyopsi işlemi öncesinde INR değerinin ölçülmesi hususunun zorunlu olup olmadığı hususunda da görüş belirtilmediği; Kovuşturma aşamasında görüşlerine başvurulan her iki bilirkişinin de özetle; dosyadan anlaşılan verilere göre INR değeri terapötik aralıkta olan bir hastaya düşük risk grubunda yer alan bir endoskopik işlemin yapılmasının söz konusu olduğu, bu işlemin coumadin kesilmeden yapılmış olmasının güncel tıbbi verilere uygun olduğu, sonradan gelişen kanamanın herhangi bir vakada gerçekleşebilecek istenmeyen sonuç olduğu ve hastada ortaya çıkan istenmeyen sonucun sanığın ihmal ve kusurundan kaynaklanmadığı yönünde mütalaada bulundukları; Görülmektedir. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun görevlerinin belirtildiği 15’inci maddesinin a) fıkrasında 'Adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri,' f) fıkrasında; 'Adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.' şeklinde hükümler bulunmaktadır.