9. Ceza Dairesi 2021/2465 E. , 2023/5237 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/251 E., 2014/251 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz…
**9. Ceza Dairesi 2021/2465 E. , 2023/5237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/251 E., 2014/251 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2014 tarihli ve 2013/251 Esas, 2014/251 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 5'er yıl 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiğine, mağdura ait alınan raporda fiili livata bulgusunun bulunmadığının tespit edildiğine, bu durumda mağdurun SSÇ’lere suç isnadında bulunduğunu, Çukurova üniversitesinden alınan raporun mağdurun ruh sağlığına ilişkin olduğunu, bu durumda beraat kararı verilmesi gerektiğine, SSÇ’lerin hazırlıkta, el yazıları ile alınan beyanlarının öğretmenlerinin baskısı ile alındığını söyleyerek kabul etmediklerine, bu halde bu beyanlara dayanarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, soruşturmanın dayanağı olan tanık ...’nin beyanının okul idaresinin iddiaları ile örtüşmediğine, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurun akli melekelerinin gelişmediğine, bu nedenle ruh halinin bu olay nedeni ile bozulduğuna dair raporun sağlıklı olmadığına, alınan raporda ruh halinin geçici mi, sürekli mi bozulduğunun belirtilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince SSÇ’lerin cezalandırılmasına yeterli delilin dosyada bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince "Dosyanın incelenmesinde, mağdur ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'nın ... İlköğretim okulunda öğrenci oldukları, ...'nın okulda bulundukları bir esnada mağdur ...'a cinsel istismarda bulunduğu yönündeki iddialar üzerine soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda beyanı alınan ... ifadesinde SSÇ ..., ... ve ... isimli çocukların kendisini tehdit ederek ve zorlayarak kendisi ile cinsel ilişkide bulunduklarını ve bu tehdit ve baskılar altında kendisinin bu duruma boyun eğmek zorunda kaldığını ve adı geçen üç SSÇ'nin kendisine anüs bölgesinden cinsel organ sokmak suretiyle ilişkide bulunduklarını beyan ettiği ve bu durumun kendisi 6. Sınıfta iken başladığını ve 8. Sınıfa geldiği halde devam ettiğini belirttiği; İlçe öğrenci davranışları değerlendirme kurulunun olayla ilgili inceleme başlatması üzerine adı geçen üç SSÇ'nin kendi el yazıları ile vermiş oldukları yazılı beyanlarında farklı zamanlarda birden çok kez mağdur ...'a cinsel organlarını anüs bölgesine sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduklarını kabul ve beyan ettikleri; Mağdur ... hakkında Hatay Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce düzenlenen 19.09.2013 tarihli rapor ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesince tanzim edilen 31.03.2014 tarihli raporda ...'ın ruh sağlığının bozulmuş olduğunun belirtildiği görülmüştür; Ayrıca iddianame başlığında her ne kadar mağdur olarak ... ...'ın adı yazılmış ise de bu şahsa yönelik iddialar yönünden soruşturma aşamasında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği ve bu nedenle bu mağdura yönelik eylemlerden dolayı mahkememize bir dava açılmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamı, mağdur ve SSÇ beyanları, adli tıp raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; SSÇ'ler ..., ... ve ...'in mağdur ...'a yönelik olarak farklı zamanlarda birden çok kez vücuda cinsel organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulundukları, ...'ın 15 yaşından küçük olduğu, aynı şekilde SSÇ'lerin de 12-15 yaş grubunda olduğu, mağdurun maruz kaldığı eylemler nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu sonuç ve kanaatine varılarak, 6545 sayılı yasayla yapılan değişikliklerde SSÇ'ler lehine bir değişiklik bulunmadığı anlaşılmakla" şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 inci maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olması karşısında, suç tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm tesisi, 2. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalınca hazırlanan 03.03.2014 günlü rapora göre mağdurun olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğundan bahisle mahkemece suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanunu'nun 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uygulanmış ise de söz konusu raporda mağdurun ruh sağlığının hangi suça sürüklenen çocuğun eylemi dolayısı ile bozulduğu tespit edildikten sonra ilgili maddenin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 3. Dosya içerisinde bulunan Hatay Adli Tıp Şube Müdürlüğünce hazırlanan 10.12.2012 günlü rapora göre mağdurun muayenesinde fiili livatanın tıbbi delillerinin bulunmadığının bildirildiği ve bu durumun mağdurun beyanı ile çeliştiği nazara alındığında mahkemece kabul edilen suça sürüklenen çocukların cinsel organlarını mağdurun anüsüne sokma eylemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun şüphede kaldığı, bu şüphe giderilmeden de suça sürüklenen çocukların mahkumiyetlerine karar verilmesi, 4. Suça sürüklenen çocukların yaşları nedeni ile kapalı yapılmasına karar verilen duruşmaların bir kısmının, on sekiz yaşının doldurmamalarına rağmen açık olarak yapılmış olması, 5. 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası nazara alınmadan hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin ne şekilde tahsil edileceğinin açıklanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2014 tarihli ve 2013/251 Esas, 2014/251 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.