Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve davalının bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ilgili sözleşme çerçevesinde dava dışı borçlu şirkete krediler, kredi kartı ve çek koşanları tahsis edilerek kullandırıldığını, borçlulara kullandırılan üründen kaynaklanan borçlarını ödememesi sebebiyle ... 15. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine ... 20. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, çek taahhüt tutarından doğan borçlar ve yapılan kısmi tahsilatlar düşüldükten sonra davalı kefilin sorumlu olduğu tutarlar üzerinden huzurdaki davanın ikame edildiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddesinde yetkili Mahkeme ve İcra Dairelerinin İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olarak kararlaştırıldığını, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde temerrütün söz konusu olmadığını belirterek işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiğini, davalıya, müvekkili bankaya bildirdiği adrese usulüne uygun ihtarname gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, talep ettikleri tutarın yasayla belirlenen oranlara uygun olduğunu, sözleşme hükümlerinde uygulanacak faiz oranının açık bir şekilde belirlendiğini, davalının sözleşmenin ilgili hükümleri gereği edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle temerrüde düşmüş olduğundan, borçlulara ilişkin hükümlerin uygulandığını, zamanaşımına yönelik yapılan itirazların yersiz olduğunu, kefaletin eşin rızası olmadığına yönelik itirazların da davalının aynı zamanda şirketin sahibi olduğundan hukuka aykırı olduğunu, davalının tüm itirazlarının müvekkili bankanın alacağına kavuşmasını geciktirmeye yönelik olduğunu iddia ve beyan ederek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.