10. Hukuk Dairesi 2025/3507 E. , 2025/5013 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen
**10. Hukuk Dairesi 2025/3507 E. , 2025/5013 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03.06.2014 tarihli iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Islah dilekçesiyle maddi tazminat istemi 278.257,42 TL'ye, bozma sonrasında ise ıslah edilerek 4.291.657 TL olarak artırılırken, manevi tazminat istemi başvurma harcını da yatırmak suretiyle 100.000 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkiline atfedilebilecek kusurun bulunmadığını, olayın tek görgü tanığı ... beyanlarından da anlaşılacağı üzerine davacının acele ederek ariza ekibini beklemeden tamire başladığı ve kendi unutkanlığı sebebiyle açmayı unuttuğu ayrıcıyla dalgınlıktan temasta bulunması sebebiyle söz konusu kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkile izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, kazanın oluşumuna davacının kendi kusurlu davranışları sebebiyet verdiğini, müvekkil şirket tarafından tüm çalışanlarına iş sağılığı ve güvenliği ile ilgili eğitimler verilmekte olduğunu, davacıya da kaza meydana gelmeden önce gerekli eğitimin verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararında, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 278.257,42 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2014 tarihinden itibaren isleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.06.2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri başvurusunda bulunmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.11.2022 tarihli ilamı ile özetle, sair temyiz itirazları incelenmeksizin "...davalı işverenin, davacıyla, tanık ...'ı ...'dan gelecek ekiple beraber çalışması noktasında talimatlandırıp, talimatlandırmadığı, davacı ve ...'in bu ekibin gelmesini beklemeden çalışmaya başladıkları ancak bu hususta da ... Arıza İşletme Mühendisliği ve Afyonkarahisar Merkez Arıza birimine haber verdiklerini beyan etmiş olmalarına göre, bu durumun ilgili birimlerden sorularak araştırılması, aynı zamanda SGK tarafından açıldığı tespit edilen davaya konu olayla ilgili Rücu Dava dosyası örneği de dosya kapsamına dahil edilmeli, tespit edilecek bu delillerle beraber, davaya konu olay kapsamında iş kazasının gerçekleştiği anda yürürlükte bulunan ve işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı ve özellikle Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği kapsamında işçi, işveren ve duruma göre sorumlu olan üçüncü kişi kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi için, iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A sınıf İş Güvenliği Uzmanlarından oluşturulacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda,".... Arıza İşletme Mühendisliği'ne ve .... Merkez Arıza Birimi'ne müzekkere yazılarak dava konusu olayın meydana geldiği tarihte davalı işverenin davacı ile tanık ...'ı Dinardan gelecek ekiple beraber çalışması noktasında talimatlandırıp talimatlandırmadığı, davacı ile ...'ın bu ekibin gelmesini beklemeden çalışmaya başlayıp başlamadıkları hususlarında ilgili birimlere bilgi verilip verilmediği hususunda mahkememize bilgi verilmesi istenmiştir. Gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2017/528 Esas sayılı dosyanın bir suretinin UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenmiştir. Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi'nin 01.06.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen dosya sureti UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Dava konusu iş kazası esnasında davacının yanında bulunan tanık ...'ın beyanlarının alınması amacıyla istinabe suretiyle Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi'ne talimat yazılarak tanığın konuya ilişkin beyanlarının alınması istenmiştir. Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi'nin 2024/21 talimat sayılı dosyası kapsamında tanık beyanları alınmıştır... Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde mahkememizce; davalı şirket nezdinde elektrik teknikeri olarak çalışan davacının 03.06.2014 tarihinde davalı işverenin Afyon İli'nde bulunan işletmesinden, ... ilçesi ... Beldesi'nde yer alan ... Kesici Ölçü Kabinindeki (KÖK) Doğanlı çıkış kesicisini değiştirmek üzere dava dışı tanık ... ile beraber görevlendirildiği; vakit kaybetmemek ve vatandaşların elektriksiz kalmasını önlemek amacıyla ... Arıza İşletme Mühendisliği ve Afyonkarahisar Merkez Ariza birimine haber verdikten sonra işe başladıkları, çalışma alanında aydınlatma olmadığından, cep telefonu ışığından yararlandıkları, çalışmanın devamında davacının açmayı unuttuğu ayırıcıyı dalgınlıkla temasta bulunarak elektrik akımına kapıldığı ve olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Davacının kaza tarihi itibariyle EKAT Belgesine (Kuvvetli Akım Tesislerinde Yüksek Gerilim Altında Çalışma İzin Belgesine) sahip, eğitimli ve deneyimli bir çalışan olduğu, bu suretle olayın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin ise iş yerinde özellikle özgün çalışma mahallinde, öncesinde yapıldığı düşünülen risk değerlendirmesi sırasında yapılan tespitlerde meydana gelebilecek değişiklikler konusunda çalışma öncesi yeni bir risk değerlendirmesi yaparak tehlikeleri ortadan kaldırmaması, öncelikle aydınlatmayı temin ile, yalıtkan kişisel koruyucular kullanılmaması ve sürekli denetim gerekliliği ile ihmalinin getireceği muhtemel tehlikeler konusunda çalışanı etkili şekilde bilgilendirmemesi, çalışanlara işe uygun ekipman temin edilmiş olsa da kullanılmasının sağlanmaması, iş güvenliği kurallarının ihmal / ihlal edilmesi ile organizasyon hataları nedeniyle olayın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Tespit edilen hususlar doğrultusunda usul ve yasaya uygun bulunan aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı hesaplanmıştır. Davacının 04.06.2014 - 16.04.2015 tarihleri arasında 315 gün geçici olarak iş göremez durumda olduğu dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatının mahsup neticesinde 6.104,00-TL olduğu, kalıcı iş göremezlik tazminatı ile birlikte maddi tazminat toplamının 4.291.657,00-TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili tarafından belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davada istinaf ilamı öncesinde talep arttırım dilekçesi sunulmuş ise de bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama kapsamında hesaplanan tazminat tutarının yükselmesi üzerine ikinci kez talep arttırım adı altında dilekçe sunulmuştur. Yargıtay içtihatları uyarınca belirsiz alacak davasında bir kez talep arttırım bir kez de ıslah yapılabileceği alınarak maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı dava konusu iş kazası nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. iş kazası nedeniyle davacıda meydana gelen meslekte kazanma gücü kaybı oranı, geçici ve kalıcı iş göremezlik süreleri, davacının yaralanma nedeniyle çektiği acı, kaza tarihindeki yaşı, tarafların kusur durumu, meydana gelen olayın davacıda yarattığı üzüntü ve psikolojik süreç, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi, takdir edilecek miktar belirlenirken sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması, somut olayın özellikleri, paranın alım gücünü ve ülkenin ekonomik koşulları gözetilerek 84.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir...." gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne, 1.4.291.657,00-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 03.06.2014 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 2.84.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 03.06.2014 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde,davacıya atfedilen kusurun kabul edilemeyeceği ile hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde,davacının kendi ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini,davacının %49 sürekli iş göremezlik oranının kabulünün mümkün olmadığını, Kurum tarafından yapılan gelir ödemesinin tamamının hesaplanan maddi tazminat tutarından düşülmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A)Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddine karar verilen manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemleri yönünden ; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz istemleri yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.