3. Ceza Dairesi 2023/12640 E. , 2025/7365 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2224 Değişik iş - 2021/1391 Değişik iş MÜŞTEKİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı Şüpheli hakkında Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan başlatılan soruşturmada Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verilmiş, verilen karara müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine merci tarafından, soruşturma izni alınmadan yapılan soruşturmada verilen KYOK'un hukuken g…
**3. Ceza Dairesi 2023/12640 E. , 2025/7365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2224 Değişik iş - 2021/1391 Değişik iş MÜŞTEKİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı Şüpheli hakkında Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan başlatılan soruşturmada Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) verilmiş, verilen karara müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine merci tarafından, soruşturma izni alınmadan yapılan soruşturmada verilen KYOK'un hukuken geçerli bir karar olmaması nedeniyle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, söz konusu karara ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine, önceki verilen karar kesin olduğundan itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Verilen bu karar aleyhine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-06-9164-2021-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58011 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.02.2021 tarihli ve 2021/742 soruşturma, 2021/2655 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında, şüpheli hakkında Adalet Bakanlığından izin alınmadan yapılan soruşturmanın, usulüne uygun olarak yapılmış hukuken geçerli bir soruşturma olmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/03/2021 tarihli ve 2021/1391 değişik iş sayılı kararını müteakip, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz hakkında yeniden değerlendirme yapılması talebinin reddine dair Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/2224 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama" başlıklı 301. maddesinde yer alan, "(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır." şeklindeki ve, Genel Müdürlüğümüzün 18/1 nolu Genelgesinde yer alan ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 301’inci maddesi gereğince “soruşturma” yapılması Adalet Bakanının iznine bağlı “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlarında; ... 4- Soruşturma evresinde izin alınmadan önce yapılan inceleme sonunda toplanan delillerin, soruşturma izni talep edilmesini gerektirecek şekilde suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması hâlinde düzenlenecek evrakın; şüpheliye isnat edilen suçun ne şekilde ve hangi sözlerin sarf edilmesi suretiyle işlendiği ile Cumhuriyet savcısının soruşturma izni verilmesi konusundaki gerekçeli düşüncesini de içeren fezleke ekinde ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi, aksi durumda inceleme evrakı gönderilmeden kanunî gereğinin mahallinde takdir ve ifa olunması, '' şeklinde yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmaya konu suç hakkında soruşturma izni talep edilmesini gerektirecek şekilde suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşması halinde soruşturma izni talep edilmesi gerektiği, yeterli şüphenin oluşmaması halinde izin alınmasının gerekmediğinin anlaşılması karşısında, yapılan soruşturmanın usulüne uygun olduğu gözetilerek, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, Sulh Ceza Hakimliğince soruşturmanın genişletilmesine, itirazın reddine ya da itirazın kabulüne karar verilebileceği cihetle, itiraz üzerine esas hakkında bir inceleme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1- Şüpheli ...'in 05.01.2000 Gaziantep doğumlu olduğu, suç tarihinde Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Kışla Gazino Müdürlüğünde er olarak zorunlu askerlik görevini yerine getirdiği anlaşılmıştır. 2- Şüpheli hakkında 10.10.2020 tarihinde, askeri birlik içerisinde "TSK'nın da a.. koyarım, askerliğinde a... koyarım, s.kerim, ben bu askerliği yapmıyorum vb" söylemlerde bulunduğunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının 16/11/2020 tarihli yazısı ile bildirilmesi üzerine 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesi kapsamında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2021 tarih ve 2021/742 soruşturma 2021/2655 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla aleniyet unsurunun gerçekleşmediğinden bahisle takipsizlik kararı verilmiştir. 3- Müşteki vekili tarafından söz konusu KYOK'a itiraz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.03.2021 tarih ve 2021/1391 değişik iş sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesinde düzenlenen devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan soruşturma yapılmasının Adalet Bakanı'nın iznine tabi olduğu, somu tolayda bu izin alınmadan verilen KYOK'un hukuken geçerli bir karar olmadığı gerekçesiyle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 4- Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2021 tarihli yazısı ile söz konusu merci kararına itiraz edilmesi üzerine merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.03.2021 tarih ve 2021/2224 değişik iş sayılı kararı ile önceki verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle itiraz edilemeyeceği belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 5- Söz konusu karara karşı Adalet Bakanlığı'nın 12.07.2021 tarihli yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2021 tarih ve 2021/93514 sayılı tebliğnamesi ile kanun yararına bozma başvurusu yapılmış, Dairemizin 17.012022 tarih ve 201/18256 Esas - 2022/316 sayılı Kararı ile başvuruda eksik kalan yönlerin tamamlanması için ihbar ve tevdi kararı verilmiştir. 6- Dairemizin ilamında belirtilen eksik husus ikmal edilerek ve merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.03.2021 tarih ve 2021/1391 değişik iş sayılı kararı da kanun yararına bozma yasa yolu kapsamında alınarak yeniden başvuru yapılmış, Adalet Bakanlığının, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-06-9164-2021-KYB sayılı yazısı ile merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.03.2021 tarih ve 2021/2224 değişik iş sayılı ve 08.03.2021 tarih ve 2021/1391 değişik iş sayılı kararlarının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile yasal düzenlemeler 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 160, 172 ve 173. maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmalığın kapsamı, 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesinde düzenlenen devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan, Adalet Bakanından izin alınmadan yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip verilemeyeceği ile bu karara vaki itirazın reddine ilişkin mercii kararlarında hukuki isabet bulunup bulunmadığına ilişkindir. 5271 sayılı CMK'nın 160. maddesine göre Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Aynı Kanun'un 161/1. maddesine göre Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir. Aynı Kanun'un 172/1. maddesine göre; soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Aynı Kanun'un 173. Maddesinde ise KYOK'a itiraz usulü düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesi ise " (1)Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin 21.02.2017 tarih ve 2016/18866 Esas - 2017/1856 Karar sayılı; Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarih ve 2017/1173 Esas - 2017/1494 Karar sayılı; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.11.2011 tarih ve 2011/1635 Esas - 2011/22906 sayılı Kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucunun Türk Ceza Kanunu ve bazı özel ceza kanunlarında düzenlenen bir kısım suçlarda soruşturmaya başlanabilmesi için Kanunda gösterilen yetkili merci tarafından izin verilmesi koşulunu zorunlu soruşturma şartı olarak kabul ettiği, yani soruşturmanın başlamasının yetkili merci tarafından izin verilmesi koşuluna bağlı olduğu, yetkili merci izin vermedikçe soruşturma aşamasına geçilemeyeceği, yetkili merci izin vermedikçe soruşturma aşamasına geçilemeyeceğinden şüpheli kişi veya kişiler hakkında Cumhuriyet savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin de olanaklı olmayacağı, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ancak yetkili merci tarafından soruşturma şartı niteliğindeki izin verildikten sonra yapılacak soruşturma sonunda verilebileceği içtihat edilmiştir. Doktrinde de, şikayete bağlı suçlarda şikayet edilmeden, talep, izin ve müracaat gibi muhakeme şartlarının söz konusu olduğu suçlarda ise bu şartlar gerçekleşmeden soruşturmaya başlanamayacağı, başlanmış ise belli bir aşamadan sonra devam edilemeyeceği yönünde görüş belirtilmiştir. (Centel/Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, 19. Baskı, sayfa 123) Benzer şekilde iddia edilen eyleme ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilemeyeceği ifade edilmiştir. (Mustafa Artuç, Pratik Ceza Muhakemesi Kanunu, Ankara, 2017, Adalet Yayınevi, s.545) Bu açıklamalar ışığında ışığında, doktrinde ileri sürülen görüşler ve yukarıda belirtilen emsal Yargıtay içtihatları çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; 5237 sayılı TCK'nın 301/2. maddesinde düzenlenen devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan soruşturma yapılabilmesi için Adalet Bakanı'ndan izin alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğu, bu izin koşulu sağlanmadan soruşturmaya başlanılamayacağı, başlamamış bir soruşturma da ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilemeyeceği, zira 5271 sayılı CMK'nın 172/1. maddesinde; soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebileceğinin hüküm altına alındığı, bu cümleden anlaşılacağı üzere kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilmesi için soruşturma evresinin usulüne uygun şekilde başlaması, yürütülmesi ve soruşturma işlemlerinin sonuna gelinerek bir değerlendirme yapılması gerektiği; her ne kadar Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2021 tarihli merci kararına itiraz yazısında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 18/1 numaralı genelgesine atıfla yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüş ise de 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesinde gösterilen izin şartına ilişkin emredici hükmün açık olduğu, normlar hiyerarşisinde kanunlardan altta yer alan ve yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı olarak tanımlanan genelgeler ile kanun hükümleri arasında çelişki bulunması halinde kanun hükmüne öncelik verilmesi gerektiğinin tartışmasız olduğu, somut olayda Adalet Bakanı'ndan soruşturma izni talep edilmeden, aleniyet unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle doğrudan KYOK verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından merci Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.03.2021 tarih ve 2021/2224 değişik iş sayılı karar verilmesine yer olmadığı kararı ile ve bu karar karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 08.03.2021 tarih ve 2021/1391 değişik iş sayılı kararlarında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kabul edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmiştir. II.KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, merciine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.